# Türkiye'de kenelerle ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığıyla mücadelede kullanılan yöntemlerin etkinliğinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2816)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2816
- **Tarih:** 18 Haziran 2025
- **İlk imza:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/0298200c-7380-4c07-a5bf-019787287885
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2816-turkiye-de-kenelerle-ve-kirim-kongo-kanamali-atesi-hastaligiyla-mucadelede-kullanilan-yont

> 10/2816 esas numaralı meclis araştırması önergesi 18 Haziran 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Serhat Eren (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye'de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının neden olduğu ölümlerin artmasının halk sağlığı, kırsal yaşam güvenliği, tarımsal üretim ve yerel yönetimlerin mücadele kapasitesi üzerindeki etkilerinin araştırılması; kenelerle mücadelede kullanılan yöntemlerin etkinliğinin değerlendirilmesi; riskli bölgelerde yaşayan yurttaşların sağlık ve yaşam hakkının korunmasına yönelik politika önerilerinin geliştirilmesi; halk sağlığı hizmetleri ile tarım-hayvancılık politikaları arasındaki eşgüdümün güçlendirilmesi ve KKKA ile mücadelede uzun vadeli, kapsayıcı ve bütüncül bir yaklaşım oluşturulması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Türkiye'de ilk kez 2002 yılında Tokat, Yozgat, Sivas ve Çorum gibi illerde ortaya çıkmış, o tarihten bu yana özellikle Iç Anadolu'nun kuzeyi, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu'nun geniş bir bölümünde hiperendemik hale gelmiştir. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan kırsal kesim yurttaşlarını doğrudan etkileyen bu hastalık, sadece bireysel sağlık değil, aynı zamanda toplumsal üretim ilişkileri, kırsal geçim kaynakları, belediyecilik kapasitesi ve kamu sağlığı sisteminin organizasyonel yeterliliğiyle de yakından bağlantılıdır.

2002-2024 yılları arasında Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde 15.148 KKKA vakası kaydedilmiş; 721 kişi hayatını kaybetmiştir. Yalnızca 2023 yılında 590 vaka ve 41 ölüm; 2024'ün ilk 6 ayında ise 469 vaka ve 26 ölüm gerçekleşmiştir. 2025 yılında ise sadece Sivas'ta şu ana kadar 8 can kaybı yaşanmış; vaka sayısı 39'a ulaşmıştır. Bu ölümlerin büyük çoğunluğu hayvancılıkla uğraşan kırsal yurttaşlar arasında yaşanmıştır.

KKKA hastalığı, genellikle Hyalomma cinsi kenelerin ısırmasıyla insanlara bulaşmakta, aynı zamanda virüs taşıyan hayvanların kan, doku ve salgılarıyla temas yoluyla da yayılabilmektedir. Enfekte kenelerin, tarımsal üretim sürecindeki ot, saman, çim balyalarıyla farklı illere taşınması ise hastalığın coğrafi yayılımını artırmaktadır. Hastalık, ani başlayan ateş, baş ve kas ağrısı gibi grip benzeri belirtilerle kendini göstermekte, ilerleyen vakalarda kanamalarla birlikte ölümle sonuçlanabilmektedir.

KKKA ile mücadelede, Sağlık Bakanlığı'nın sağlık hizmetleri ve teşhis-tedavi mekanizmaları dışında, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hayvan sağlığı ve çevresel ilaçlama çalışmaları; belediyelerin insektisit uygulamaları ve halkın bilgilendirilmesi de hayati önem taşımaktadır. Ancak bugüne kadar uygulanan önlemler, salgınların önlenmesinde yeterince etkili olamamış; birçok belediye, kırsal yerleşimlerde ilaçlama ve risk analizi gibi çalışmaları yeterli düzeyde sürdürememiştir.

Riskli bölgelerde yaşayan yurttaşların büyük çoğunluğu kırsal yoksulluk içinde olup, korunma yöntemlerine erişimleri kısıtlıdır. KKKA'ya karşı etkili olan koruyucu spreyler, kırsalda yaygın kullanılmamakta; koruyucu giysi, bilgilendirme materyali ve sağlık personeline erişim de sınırlıdır. Hayvan sahiplerine yönelik veterinerlik desteklerinin zayıf olması ve hayvanların hastalık taşıyıcısı olarak değerlendirilmemesi, salgın döngüsünün kırılmasını engellemektedir. Ayrıca, belediyeler arası koordinasyonsuzluk ve çevresel insektisitlerin etkisizliği, keneyle mücadelede ciddi bir boşluk doğurmaktadır.

Bütün bu nedenlerle, KKKA kaynaklı ölümlerin nedenlerinin çok boyutlu bir yaklaşımla ele alınması, yalnızca bireysel sağlık hizmetleri değil, aynı zamanda kırsal politika, halk sağlığı kapasitesi, veteriner hizmetleri, çevresel mücadele ve yerel yönetimlerin kurumsal yapısı üzerinden yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Mevcut uygulamaların ne ölçüde etkili olduğunun ortaya konulması, eksiklerin belirlenmesi ve yurttaşların yaşam hakkını esas alan kamusal politika önerilerinin oluşturulması bir zorunluluktur.

Bu amaçla Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurulması; KKKA hastalığının yayılma nedenleri, ölüm oranlarındaki artış, mevcut önleme stratejilerinin durumu, yerel yönetimlerin koordinasyon düzeyi ve kırsal yurttaşların korunmasına yönelik politikalara dair kapsamlı bir inceleme yapılması elzemdir.

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Türkiye'de kenelerle ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığıyla mücadelede kullanılan yöntemlerin etkinliğinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2816, 18 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2816-turkiye-de-kenelerle-ve-kirim-kongo-kanamali-atesi-hastaligiyla-mucadelede-kullanilan-yont (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/0298200c-7380-4c07-a5bf-019787287885

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
