# Yunanistan'ın sığınmacılara karşı uyguladığı geri itme politikasının yarattığı hak ihlallerinin tüm yönleriyle araştırılarak sorumluların tespit edilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2822)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2822
- **Tarih:** 18 Haziran 2025
- **İlk imza:** İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/bcd616d8-b8b3-4eba-b1e0-0197871bc9cd
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2822-yunanistan-in-siginmacilara-karsi-uyguladigi-geri-itme-politikasinin-yarattigi-hak-ihlalle

> 10/2822 esas numaralı meclis araştırması önergesi 18 Haziran 2025 tarihinde verildi; ilk imza: İbrahim Akın (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Aşağıda gerekçesiyle sunulan bu önergenin, Türkiye'den Avrupa'ya geçmeye çalışan mültecilerin maruz kaldığı sistematik geri itme uygulamaları, işkence ve kötü muamele iddialarının tüm boyutlarıyla araştırılması, bu uygulamaların uluslararası hukuk ve insan hakları sözleşmeleri açısından değerlendirilmesi ve başta Barış Büyüksu olmak üzere benzer şekilde yaşamını yitiren kişilerin ölümünde ihmali veya kastı bulunan kurum, ülke ve yapılar hakkında gerekli siyasi, hukuki ve diplomatik sorumlulukların açığa çıkarılması amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.

GEREKÇE

Barış Büyüksu, 2022 yılında Türkiye'den Yunanistan'a geçen ve Yunan güvenlik güçlerinin sistematik şiddetine maruz kalan on binlerce mülteciden yalnızca biridir. Ancak Büyüksu'nun maruz kaldığı işkence ve geri itme süreci, yalnızca bir insanın hayatını yitirmesiyle sonuçlanan bir ihlal değil; Avrupa Birliği'nin sınır politikalarıyla doğrudan ilişkili, sistematik ve örgütlü bir devlet şiddetinin dışavurumudur.

Büyüksu'nun 21-22 Ekim 2022 tarihlerinde Kos Adası'nda Yunan güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındıktan sonra, kar maskeli görevliler tarafından ormanlık alana sürüklenip dövüldüğü, soyulduğu, kadın ve çocuklarla birlikte çırılçıplak bir odada saatlerce işkence gördüğü, ardından da baygın halde diğer mültecilerle birlikte şişme can kurtaran salına bindirilip Türk kara sularına doğru itilerek ölüme terk edildiği tanıklıklarla sabittir. Filistinli mültecilerin ifadeleri ve Yunan makamlarının çelişkili açıklamaları, cinayetin üzerinin örtülmek istendiğini açıkça göstermektedir.

Ne var ki bu olay tekil bir ihlal değil, Yunanistan'ın yıllardır süregelen "geri itme" (push-back) politikasının bir parçasıdır. Avrupa sınır koruma ajansı Frontex'in desteğiyle uygulanan bu politika hem uluslararası hukuk hem de insan hakları sözleşmelerine aykırıdır. 1951 Cenevre Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve BM İşkenceye Karşı Sözleşme açık şekilde; sığınma başvurusunda bulunmak isteyen bireylerin işkence, kötü muamele veya hayatı tehdit eden koşullara geri gönderilmesini yasaklamaktadır. Ancak Yunanistan bu yükümlülükleri sistemli olarak ihlal etmektedir.

Barış Büyüksu vakası bu sistematik şiddetin yalnızca en görünür örneklerinden biridir. Benzer örnekler farklı zamanlarda da yaşanmaya devam etmektedir. 2021 yılında, Suriyeli bir ailenin 9 aylık bebeği Muhammed Hasan, Yunanistan sahil güvenliği tarafından Türkiye'ye geri itilirken hayatını kaybetmiş, can yeleği bile verilmeyen bebek denizde boğulmuştur. 2022'de, Edirne sınırında geri itilen ve soyularak Türkiye'ye bırakılan 19 mülteci donarak yaşamını yitirmiştir. Aynı yıl içinde İstanbul'un Şile ilçesi Ağva kıyılarına çok sayıda mülteci cesedi vurmuş, bunların birçoğunun Ege Denizi'nde geri itilen teknelerden düştüğü tespit edilmiştir ve bunlar örneklerden sadece birkaçı ya da kamuoyuna yansıyanlardır.

Frontex'in geri itmeleri belgelemesine rağmen müdahale etmemesi, kurumun 2022 yılında direktörünün istifasıyla sonuçlanan büyük bir skandala dönüşmüştür. Ancak Avrupa Birliği, Yunanistan'a sağladığı fonları kesmemiş, bu ihlallere göz yummaya devam etmiştir.

Türkiye'nin batı sınırlarında mültecilere yönelik gerçekleştirilen bu uygulamalar, yalnızca Yunanistan'ın değil, Avrupa Birliği'nin sınır politikalarının bir sonucudur. Geri itmeler, uluslararası hukukun askıya alındığı "sınır dışı bölgeleri" yaratmakta; mülteciler ise hukukun dışına itilmekte, ölüme terk edilmektedir.

Barış Büyüksu'nun ailesinin adalet arayışı, sadece bireysel bir hak arama mücadelesi değil, bu sistematik işkence ve geri itme politikalarının tüm yönleriyle açığa çıkarılması ve hesap verilmesi talebidir. Yunanistan makamlarının olaya ilişkin verdiği çelişkili ifadeler, delillerin karartılması ve soruşturmanın ilerlememesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kendi yurttaşına sahip çıkma yükümlülüğünü daha da yakıcı hâle getirmektedir.

Bu nedenle, Barış Büyüksu cinayetinin tüm boyutlarıyla araştırılması, Yunanistan'ın geri itme politikalarının uluslararası hukuk çerçevesinde incelenmesi, Türkiye-Yunanistan-AB üçgenindeki sorumluluk zincirinin aydınlatılması ve benzer vakaların açığa çıkarılması amacıyla bir Meclis Araştırması açılması elzemdir. Söz konusu araştırma, yalnızca Büyüksu ailesinin değil, hayatını kaybeden ya da kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan tüm mültecilerin insan onuruna yakışır yaşam hakkını savunmak için gereklidir.

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “Yunanistan'ın sığınmacılara karşı uyguladığı geri itme politikasının yarattığı hak ihlallerinin tüm yönleriyle araştırılarak sorumluların tespit edilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2822, 18 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2822-yunanistan-in-siginmacilara-karsi-uyguladigi-geri-itme-politikasinin-yarattigi-hak-ihlalle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/bcd616d8-b8b3-4eba-b1e0-0197871bc9cd

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
