# Ankara ilindeki esnafların ve kent sakinlerinin yaşadığı yapısal sorunların araştırılarak bu sorunlara yönelik çözüm önerileri belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2961)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2961
- **Tarih:** 17 Temmuz 2025
- **İlk imza:** Adnan Beker (CHP, Ankara)
- **İmza sayısı:** 23
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/448bb90b-1a1c-4ba1-87bf-0198184eb11e
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2961-ankara-ilindeki-esnaflarin-ve-kent-sakinlerinin-yasadigi-yapisal-sorunlarin-arastirilarak

> 10/2961 esas numaralı meclis araştırması önergesi 17 Temmuz 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Adnan Beker (CHP); 23 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Ankara ili genelinde faaliyet gösteren esnafın, bilhassa toplu taşıma alanında hizmet sunan ulaştırma esnafının artan ekonomik yükler, yetersiz gelir desteği ve yapısal eşitsizlikler karşısında yaşadığı mağduriyetler ile birlikte; kent genelinde barınma hakkına erişim, genç nüfus arasında yaygınlaşan madde bağımlılığı, merkezi yönetim yatırımlarında yaşanan gecikmeler ve geçici koruma statüsündeki yabancı nüfusun sosyal yaşama etkileri gibi çok boyutlu sorunlar; başkentte hem ekonomik hem de toplumsal dengeleri tehdit eder bir mahiyet kazanmıştır. Bu kapsamda, Ankara'daki esnaf kesiminin ve kent sakinlerinin yaşadığı yapısal sorunların tüm yönleriyle araştırılarak ele alınması ve çözüm odaklı politikaların geliştirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM İç Tüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini arz ederiz. 16/07/2025

GEREKÇE ÖZETİ

Ankara, başkent olmasının yanı sıra sanayi, ulaştırma ve hizmet sektörlerinde üstlendiği merkezî roller dolayısıyla ülke genelindeki ekonomik ve sosyal dalgalanmalardan doğrudan etkilenmektedir. Ankara Büyükşehir Belediyesinin yerel olanaklar ölçüsünde sosyal destek politikaları geliştirmesine rağmen ulusal ölçekte uygulanan yanlış ekonomi politikaları neticesinde derinleşen ekonomik daralma, yüksek enflasyon ve gelir adaletsizliği; Ankara'daki küçük ve orta ölçekli işletmeleri ve özellikle ulaştırma hizmeti sunan esnaf kesimini ağır biçimde etkilemiştir.

Toplu taşımanın sosyal devletin temel hizmet alanlarından biri olması nedeniyle, ücretsiz ve indirimli taşımacılık uygulamaları yasal güvence altındadır. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın sunduğu aylık maktu gelir desteği, esnafın ücretsiz taşıma nedeniyle katlandığı maliyet karşısında yetersiz kalmaktadır. Bu ekonomik yük, yalnızca gelir kaybına değil; aynı zamanda mülkiyet hakkı ve hukuki statü gibi temel sorunların da derinleşmesine yol açmaktadır.

Benzer şekilde, yıllardır tamamlanamayan Ankara Uluslararası Fuar ‚ve Kongre Merkezi (Akyurt Fuar Alanı), kamu kaynaklarının atıl kalmasına ve yerel kalkınmanın gecikmesine neden olmaktadır. Öte yandan, geçici koruma statüsündeki yabancı nüfusun artışı, kayıt dışı istihdamı tetiklemekte; küçük işletmeler açısından adil rekabet ortamını zedelemektedir. Genç nüfusta artan madde bağımlılığı, barınma krizine dönüşen yurt ve konut yetersizliği, icra ve konkordato sayılarındaki artış gibi birbirine bağlı yapısal sorunlar, Ankara'daki sosyal dokuyu zayıflatmaktadır.

Bu nedenle söz konusu problemlerin bütün detaylarıyla araştırılması ve araştırma sonuçlarının kamuoyu ile şeffaf şekilde paylaşılması amacıyla Anayasanın 98. TBMM İç Tüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 16/07/2025

GEREKÇE

Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti olmasının yanı sıra; kamu yönetimi, sanayi, ulaştırma, eğitim ve sağlık gibi pek çok alanda merkezî roller üstlenen Ankara, son yıllarda hem ekonomik kırılganlıklar hem de sosyal dönüşümler nedeniyle çok katmanlı yapısal sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Küresel ve ulusal düzeyde yaşanan ekonomik daralmanın, yüksek enflasyonun ve gelir dağılımındaki bozulmanın yarattığı tahribat; başkent ölçeğinde en çok küçük ve orta ölçekli işletmelerde, özellikle de ulaştırma hizmeti sunan esnaf gruplarında somut şekilde hissedilmektedir.

Toplu ulaşım hizmetleri, modern şehir yaşamının ayrılmaz bir unsuru olup devlet; sosyal devlet anlayışının gereği olarak tüm vatandaşların güvenli, erişilebilir ve ekonomik bir biçimde ulaşım hakkından yararlanmasını temin etmekle yükümlüdür. Özellikle yaşlı, engelli ve öğrencilere yönelik ücretsiz veya indirimli taşımacılık uygulamaları, bu yükümlülüğün somut tezahürlerindendir. Bu kapsamda, 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kanun ile Ücretsiz Seyahat Kapsamında Yapılacak Gelir Desteği Ödemesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca, belediyeler tarafından yetkilendirilen özel şahıs ya da şirketlerce yürütülen şehir içi toplu taşıma hizmetleri için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca maktu gelir desteği ödemesi yapılmaktadır.

Ancak uygulamada bu destek tutarları; 22 kaleme yaklaşan ücretsiz taşıma yükümlülüğü altında hizmet veren özel halk otobüsü esnafı açısından sürdürülebilirliği imkânsız kılan bir mali tabloyu beraberinde getirmiştir. Hâlihazırda Ankara'da faaliyet gösteren özel halk otobüsü işletmecilerine, ücretsiz taşımadan kaynaklı olarak Bakanlık bütçesinden aylık yalnızca 6.210 TL ödeme yapılmakta; buna karşın, esnaf beyanlarına ve sektör temsilcilerinin hesaplamalarına göre ücretsiz taşımacılığın her araç için aylık ortalama 230.000 TL'ye kadar ulaşan bir maliyeti bulunduğu ifade edilmektedir. Günlük bazda yaklaşık 7.500 TL zararla hizmet vermeye çalışan ulaştırma esnafı aynı zamanda hukuki statü sorunlarıyla da karşı karşıyadır. Zira 20 yılı aşkın süredir aynı hatta hizmet veren birçok şoför, hâlâ mülkiyet hakkı elde edememekte; kamu hizmeti ifa ederken, özlük hakları bakımından belirsizlik içinde faaliyet göstermektedir. Yerel yönetimin çözüm üretme gayretine karşın gerekli yasal düzenlemelerin yapılmamış olması işbu belirsizliği artırmaktadır.

Devletin sosyal görevleri ile özel sektörün ekonomik sürdürülebilirliği arasındaki denge, bu alanda hızla aşınmıştır. Bununla birlikte, Ankara'nın sosyoekonomik görünümünde dikkat çeken diğer yapısal başlıklar da aynı bütünlük içinde değerlendirilmelidir. Benzer şekilde, 2015 yılında temeli atılan ancak bugüne dek hizmete açılmayan Ankara Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi (Akyurt Fuar Alanı), kamu kaynaklarının atıl bırakılması ve yerel kalkınmanın ertelenmesi açısından dikkat çeken bir başka yapısal soruna işaret etmektedir. Bölge esnafı, yatırımcılar ve istihdam bekleyen gençler; bu projenin tamamlanmaması nedeniyle mağduriyet yaşamaktadır. Kamuoyuna verilen sözlerin yerine getirilmemesi, merkezi idareye duyulan güveni de sarsmaktadır.

Kentteki ekonomik baskılar yalnızca kayıtlı esnafı değil, aynı zamanda işgücü piyasasını da etkilemektedir. Geçici koruma statüsündeki yabancı nüfusun artışıyla birlikte kayıt dışı istihdam oranlarında ciddi bir artış yaşandığı, bu durumun da vergi kaybı, sosyal güvenlik eksikliği ve adil rekabetin bozulması gibi sonuçlar doğurduğu görülmektedir. Özellikle mahalle ölçeğindeki küçük işletmeler, kayıtsız iş gücüyle rekabet etmek zorunda kalmakta; bu durum işsizlik oranlarının artmasına ve yerel ekonominin kırılganlaşmasına yol açmaktadır. AN, PARTIS

Bununla birlikte, genç nüfus arasında yaygınlaşan madde bağımlılığı sorunu, kamu düzeni ve toplum sağlığı açısından kritik bir noktaya gelmiştir. Metruk yapılar başta olmak üzere, bazı bölgelerde toplumsal güvenliği tehdit eden alanların oluştuğu; bu alanların etkin şekilde denetlenemediği ve gençlerin ekonomik baskının yarattığı psikolojik tahribatın da etkisiyle adeta suça sürüklendiği yönündeki saha tespitleri dikkate değerdir.

Barınma hakkına erişim konusunda ise Ankara'da gerek KYK yurt kapasitesinin yetersizliği gerekse özel yurt ücretlerinin ve konut kiralarının yüksekliği, özellikle üniversite öğrencileri ve dar gelirli vatandaşlar açısından ciddi bir sorun haline gelmiştir. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin öğrenci barınmasına dönük destekleyici adımları sınırlı bütçesine rağmen dikkat çekici olsa da bu tür yapısal sorunların çözümü esasen merkezi planlama ve kaynak tahsisi gerektirmektedir. Ayrıca deprem bölgelerinden Ankara'ya gelen geçici ikamet talepleriyle artan nüfus baskısı, konut arzını daraltmakta; kira fiyatlarını spekülatif düzeyde artırmaktadır. Bu durum, Ankara gibi memur yoğunluklu bir şehirde, sabit gelirli kamu görevlilerinin dahi barınma sıkıntısı yaşamasına yol açmaktadır.

Öte yandan, Ankara merkezli çok sayıda işletmenin konkordato ilan ettiği; bireysel borçluluğun artmasıyla birlikte icra takip sayısında da ciddi bir yükseliş yaşandığı görülmektedir. Bu durum, hem ticari istikrarı hem de bireysel refahı tehdit eden bir toplumsal risktir. Tüm bu sorunlar, iç içe geçmiş yapısal ve sistematik meselelere işaret etmektedir. Ekonomik sorunlar, merkezi idarece sunulan hizmetlerde etkinliğin azalması ve yönetim zafiyetleri; Ankara'daki esnafın ve vatandaşların yaşam kalitesini doğrudan etkilemektedir. Bu kapsamda, Ankara'daki esnaf kesiminin ve kent sakinlerinin yaşadığı yapısal sorunların tüm yönleriyle araştırılarak kamu hizmetlerinin eşitlik ve sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde yeniden ele alınması ve çözüm odaklı politikaların geliştirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM İç Tüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini arz ederiz. 16/07/2025

---

**Kaynak gösterme:** Adnan Beker (CHP, Ankara). “Ankara ilindeki esnafların ve kent sakinlerinin yaşadığı yapısal sorunların araştırılarak bu sorunlara yönelik çözüm önerileri belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2961, 17 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2961-ankara-ilindeki-esnaflarin-ve-kent-sakinlerinin-yasadigi-yapisal-sorunlarin-arastirilarak (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/448bb90b-1a1c-4ba1-87bf-0198184eb11e

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
