# 13 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde yaşanan gözaltı olayının tüm yönleriyle araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2997)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2997
- **Tarih:** 17 Temmuz 2025
- **İlk imza:** Cengiz Çiçek (DEM Parti, İstanbul)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/cb82151f-75bf-49f2-b0bd-019818a6fbba
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2997-13-temmuz-2025-tarihinde-istanbul-un-bayrampasa-ilcesinde-yasanan-gozalti-olayinin-tum-yon

> 10/2997 esas numaralı meclis araştırması önergesi 17 Temmuz 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Cengiz Çiçek (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

İstanbul Bayrampaşa'da, araçlarında Kürtçe müzik dinledikleri gerekçesiyle aralarında çocuklar ve hamile bir kadının da bulunduğu yurttaşlar ağır polis şiddetine maruz kalmış ve işkenceyle gözaltına alınmıştır. Olayın tüm yönleriyle araştırılması, faillerin ve sorumluların açığa çıkarılması ve benzer ihlallerin önlenmesi amacıyla, Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.

GEREKÇE

13 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde, piknikten dönen bir aile, araçlarında Kürtçe müzik dinledikleri gerekçesiyle izinsiz şekilde videoya alınmış, bu duruma gösterilen tepkinin ardından olay yerine gelen kolluk güçleri aralarında çocukların ve yaklaşık 7 aylık hamile bir kadının da bulunduğu 10 aile ferdini işkenceyle gözaltına almıştır. Yaşananlara dair görüntülerin sosyal medyada yayılması kamuoyunda büyük bir infial yaratmıştır.

Görüntülerde yurttaşların yere yatırılarak tekmelendiği, yakın mesafeden yüzlerine biber gazı sıkıldığı ve ters kelepçe uygulandığı açıkça görülmektedir. 29 haftalık hamile bir kadının karnına birden fazla kez darbe aldığı ve "Ben hamileyim" diye bağırmasına rağmen müdahaleye devam edildiği yönündeki beyanlar kamuoyuna yansımıştır. Bu müdahale sonucu plasentanın ayrıldığı, kadının acilen sezaryene alındığı ve hem annenin hem de bebeğin yoğun bakımda tedavi altına alındığı belirtilmektedir. Akciğerleri henüz gelişmediği için entübe edilen bebek, kafasındaki darbe iziyle birlikte kuvözde tutulmakta olup, sağlık durumu ciddiyetini korumaktadır.

14 yaşındaki bir çocuğun çenesine darbe aldığı, bir kadının parmaklarımın kırıldığı, gözaltına alınanların doktor muayenesine erişiminin engellendiği, darp raporlarının düzenlenmesine kolluk güçlerince izin verilmediği ve adli işlemlerin baskı ortamında gerçekleştirildiği aktarılmıştır. Şiddete maruz kalan yurttaşlardan Z.K., yaşananları şu sözlerle ifade etmiştir: "Polis doğrudan ırkçı hakaretle saldırıyor. Zaten olay orada başlıyor. İlk onlar küfrediyor. Küfürleri de Kürtlük üzerinden ediyorlardı.i Bu beyan, olayın yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı olmadığını, aynı zamanda etnik kimliğe yönelik sistematik bir nefretin dışavurumu olduğunu göstermektedir.

Bu vahim tablo yalnızca bireysel bir polis şiddeti vakası değil; Kürt halkının diline, kimliğine ve kültürüne yönelmiş baskının güncel bir tezahürüdür. Kürtçe müzik dinlemek gibi en temel ifade biçimlerine dahi tahammül gösterilmemesi, çok dilli ve çok kimlikli bir toplumun barış içinde yaşama iradesine yönelik açık bir tehdit olarak değerlendirilmelidir.

İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada yalnızca polise mukavemet iddiasına yer verilmiş, olayın öznesi olan polis şiddetine, ağır darp görüntülerine, hamile kadının sağlık durumuna ya da zorunlu erken doğumla dünyaya gelen bebeğin yaşamsal tehlikesine ilişkin tek kelime dahi edilmemiştir. Bu suskunluk, yaşanan hak ihlallerinin üstünün örtülmeye çalışıldığına dair endişeleri pekiştirmekte ve kamuoyunda ciddi bir güvensizlik yaratmaktadır.

Bugün Kürt meselesine dair toplumsal beklentilerin ve kamusal tartışmaların yeniden görünürlük kazandığı, diyalog çağrılarının kamuoyunda yankı bulduğu bir süreçte, bu türden kimlik hedefli saldırılar yalnızca ayrımcılığa uğrayanları ve işkence mağdurlarını değil; barış umudunu ve birlikte yaşama zeminini de hedeflemektedir.

Bu bağlamda; İstanbul Bayrampaşa'da yaşanan polis şiddetinin tüm yönleriyle araştırılması, işkence ve kötü muamelede bulunan kolluk görevlilerine ilişkin sürecin denetlenmesi, ihmali bulunan kamu görevlilerinin idari ve hukuki sorumluluklarının tespit edilmesi ve benzer hak ihlallerinin önlenmesi amacıyla bir Meclis araştırma komisyonu kurulması elzemdir.

18 Sut

---

**Kaynak gösterme:** Cengiz Çiçek (DEM Parti, İstanbul). “13 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde yaşanan gözaltı olayının tüm yönleriyle araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2997, 17 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2997-13-temmuz-2025-tarihinde-istanbul-un-bayrampasa-ilcesinde-yasanan-gozalti-olayinin-tum-yon (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/cb82151f-75bf-49f2-b0bd-019818a6fbba

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
