# Akademisyenlerin yaşam ve çalışma koşullarının kapsamlı bir şekilde araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3003)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3003
- **Tarih:** 22 Temmuz 2025
- **İlk imza:** Aliye Timisi Ersever (CHP, Ankara)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/81b1ec8e-83f5-4727-a95c-0198507f2754
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3003-akademisyenlerin-yasam-ve-calisma-kosullarinin-kapsamli-bir-sekilde-arastirilarak-alinmasi

> 10/3003 esas numaralı meclis araştırması önergesi 22 Temmuz 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Aliye Timisi Ersever (CHP); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

CHP Tanda : 1 Termuz 10/3003 Sayı :1328

Üniversiteler ve akademisyenler, yalnızca bilgi üreten kurumlar ve kişiler değildir; aynı zamanda insanlığın düşünsel mirasını geleceğe taşıyan, çağları aşan dönüşümlerin taşıyıcılarıdır. Bilimsel gelişmişlik, teknolojik ilerleme ve sürdürülebilir kalkınma, ancak eleştirel düşüncenin, özgür araştırmanın ve etik sorumluluğun yeşerdiği akademik ortamlarla mümkün olur.

Akademik topluluklar, bilgiyi yalnızca birikim olarak değil, aynı zamanda toplumsal faydaya dönüştürülebilecek bir değer olarak üretir. Bu yönüyle üniversiteler; sanayi, tarım, sağlık, hizmet sektörü ve medya gibi hayatın tüm alanlarında nitelikli üretimin hem kaynağı hem de denetleyicisidir. Aynı zamanda demokrasinin gelişmesini, yurttaşlık bilincinin kökleşmesini ve kültürel çoğulluğun korunmasını sağlayan düşünsel alanlardır.

Ne var ki günümüzde yaşanan ekonomik istikrarsızlık, yüksek enflasyon ve belirsiz ücret politikaları; akademik emeği değersizleştirmekte, bilim insanlarının alım gücünü zayıflatmakta ve uzun vadeli bilimsel üretimi tehdit etmektedir. Akademisyenler, araştırma yapma motivasyonlarını kaybetmekte; genç bilim insanları yurtdışına yönelmekte ya da akademiden bütünüyle uzaklaşmaktadır.

Üniversite özerkliği, bilimsel özgürlük ve nitelikli akademik istihdam, sadece akademisyenlerin değil, bir ülkenin entelektüel bağımsızlığının da temelidir.

Bu kapsamda, ülkemizde akademisyenlerin gelir düzeyleri son yıllarda ciddi biçimde gerilemiştir. 2000'li yılların başında asgari ücretin yaklaşık 11 katı olan profesör maaşları, 2025 yılı itibarıyla 4 kata kadar düşmüş; bu durum akademik motivasyon ve yaşam kalitesi üzerinde olumsuz etkiler yaratmıştır. Vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenler ise kısa süreli sözleşmeler, belirsiz sözleşme yenileme süreçleri ve sendikal haklara erişimde yaşadıkları kısıtlamalar nedeniyle ciddi bir güvencesizlik ortamında çalışmaktadır.

Araştırma-geliştirme bütçeleri de ülkemizde bilimsel üretim kapasitesini sınırlayan önemli bir soruna işaret etmektedir. OECD ülkelerinde gayrisafi yurt içi hasılanın ortalama %2,5'i Ar-Ge faaliyetlerine ayrılırken, ülkemizde bu oran %1,2 düzeyinde kalmaktadır. Bu durum, bilimsel yayınların niteliği, patent başvuruları ve yenilikçi projelerin sayısı gibi alanlarda ülkemizi geriye düşürmektedir.

Buna ek olarak, akademik özgürlük alanında da ciddi gerilemeler yaşanmaktadır. 2024 yılı Akademik Özgürlük Endeksi'nde Türkiye, 180 ülke arasında 164. sırada yer almakta; özellikle sosyal bilimler alanında çalışan akademisyenler ifade özgürlüğü, idari baskılar ve otosansür nedeniyle bilimsel üretimlerini özgürce sürdürememektedir.

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve çeşitli araştırma kuruluşlarının verilerine göre, son dört yıl içinde yaklaşık 10 bin akademisyen ya yurtdışına göç etmiş ya da özel sektöre geçiş yapmıştır. Bu beyin göçü eğilimi, doğrudan akademik yaşam koşullarındaki gerilemeyle ve ifade özgürlüğü eksiklikleriyle ilişkilidir.

Öte yandan, bazı ülkeler bu süreci tersine çevirmek adına etkili politikalar uygulamaktadır. Arjantin, Çin ve İsrail gibi ülkeler "diaspora dönüş programları" ile yurtdışına giden bilim insanlarını yeniden sistemlerine dahil etmeye çalışmakta; OECD ülkelerinde ise evrensel taban maaş uygulamaları, akademik kariyer yollarının esnekleştirilmesi ve bilimsel özerklik gibi politikalar akademik üretkenliği artırmaktadır.

Tüm bu nedenlerle, ülkemizde akademik personelin yaşam ve çalışma koşullarını doğrudan etkileyen gelir düzeyleri, ücret güvenceleri, bilimsel, kurumsal özerklik, araştırma bütçeleri, sendikal haklar, beyin göçü ve denklik sorunlarının kapsamlı biçimde ele alınması; sorunların kaynaklarının tespit edilerek çözüm önerilerinin geliştirilmesi büyük önem Bu amaçla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzağü nün

GRUP BASKANLE

---

**Kaynak gösterme:** Aliye Timisi Ersever (CHP, Ankara). “Akademisyenlerin yaşam ve çalışma koşullarının kapsamlı bir şekilde araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3003, 22 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3003-akademisyenlerin-yasam-ve-calisma-kosullarinin-kapsamli-bir-sekilde-arastirilarak-alinmasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/81b1ec8e-83f5-4727-a95c-0198507f2754

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
