# Türkiye'deki kanser vakalarının dağılımın incelenerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3005)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3005
- **Tarih:** 22 Temmuz 2025
- **İlk imza:** Aliye Timisi Ersever (CHP, Ankara)
- **İmza sayısı:** 23
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/1a1f6050-ba06-4468-b9cd-0198507c9d8d
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3005-turkiye-deki-kanser-vakalarinin-dagilimin-incelenerek-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlen

> 10/3005 esas numaralı meclis araştırması önergesi 22 Temmuz 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Aliye Timisi Ersever (CHP); 23 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Kanser, günümüzün en yaygın ve ölümcül hastalıklarından biri olarak ülkemizde de ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kanser vakalarının sayısı her geçen yıl artmakta; bu artış, çevresel faktörlerden beslenme alışkanlıklarına, tarımda kullanılan kimyasal maddelerden hava kirliliğine kadar pek çok değişkenle doğrudan ilişkilidir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın (IARC) 2023 verilerine göre, Türkiye'de kanser görülme sıklığı OECD ortalamasının üzerinde seyretmektedir. Sağlık Bakanlığı istatistiklerine göre, 2020 yılında 233 bin 834 yeni kanser vakası kaydedilirken, 2022'de bu rakam 240 bin 13'e yükselmiştir. Aynı dönemde kanser kaynaklı ölüm sayısı 126 bin 335'ten 129 bin 672'ye çıkmıştır. Bu tablo, sadece iki yılda vaka sayısında %2,7, ölüm sayısında ise %2,6 oranında artış anlamına gelmektedir.

Çevresel faktörler, kanser vakalarının artışında en önemli unsurlardan biridir. Türkiye'de pestisit (tarım zehri) kullanımı 2021'de 52,97 milyon litre iken 2023 yılında 57,77 milyon litreye ulaşmıştır. Yani sadece iki yılda pestisit kullanımı yaklaşık %9 oranında artmıştır. Tarım ürünlerinde yapılan analizlerde ortalama %5-6,5 seviyesinde pestisit kalıntısı bulunması, halk sağlığını doğrudan tehdit etmektedir. Bu durum, uzun vadede özellikle çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler için ciddi bir risk oluşturmaktadır.

2024 yılında Türkiye, yaklaşık 450 bin ton plastik atık ithal etmiş ve Avrupa'nın en fazla plastik atık alan ülkelerinden biri olmuştur. Bu atıkların önemli bir kısmı kontrolsüz koşullarda işlenmekte, yakılmakta ya da doğaya bırakılmaktadır. Özellikle Adana gibi bölgelerde yapılan ölçümler, geri dönüşüm tesisleri çevresindeki toprakta kanserojen diksin düzeylerinin güvenli sınırın yüz binlerce katına ulaştığını göstermiştir. Bu durum, yalnızca çevreyi değil halk sağlığını da ciddi şekilde tehdit etmektedir.

Tüm bu veriler, kanserin sadece bir tedavi meselesi değil, aynı zamanda bir çevresel ve sosyal politika sorunu olduğunu göstermektedir. Ancak mevcut sağlık politikalarında, kaynakların büyük bölümü tedavi hizmetlerine ayrılmakta; erken teşhis, koruyucu sağlık hizmetleri ve halk sağlığını tehdit eden çevresel risklerin azaltılmasına yönelik önlemler yeterince güçlü bir şekilde planlanmamaktadır. Oysa kanserle etkin mücadele, çevresel faktörlerin kaynağında önlenmesi, gıda güvenliğinin sağlanması, pestisit kullanımının denetlenmesi, hava kirliliğinin azaltılması ve erken teşhis kapasitesinin artırılmasıyla mümkündür. kanser tarama programlarının erişilebilirliği, toplumun erken teşhise yönlendirilmesi, kırsal alanlarda sağlık hizmetlerine ulaşım gibi başlıklar da kapsamlı bir şekilde incelenmelidir. Kanser sadece bireysel bir hastalık değil, toplumun tüm katmanlarını etkileyen bir adalet ve sosyal politika meselesidir.

Bu gerekçelerle; Türkiye'de kanser vakalarının son beş yıldaki bölgesel ve demografik dağılımının detaylı şekilde incelenmesi, pestisit kullanımı, hava kirliliği ve diğer çevresel risk faktörlerinin kanser üzerindeki etkisinin araştırılması, gıda güvenliği denetimlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi, erken teşhis ve önleyici sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması için mevcut eksikliklerin tespit edilmesi, tedavi odaklı sağlık politikalarının yanı sıra koruyucu sağlık politikalarını güçlendirecek yasal ve idari düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılması arz ederiz.

• PART/SI

---

**Kaynak gösterme:** Aliye Timisi Ersever (CHP, Ankara). “Türkiye'deki kanser vakalarının dağılımın incelenerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3005, 22 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3005-turkiye-deki-kanser-vakalarinin-dagilimin-incelenerek-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlen (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/1a1f6050-ba06-4468-b9cd-0198507c9d8d

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
