# Kamu hastanelerindeki ihale ve alım süreçlerinin denetiminde karşılaşılan sorunların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3010)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3010
- **Tarih:** 22 Temmuz 2025
- **İlk imza:** Hüseyin Olan (DEM Parti, Bitlis)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/8f27d685-0d81-4703-b487-019855c05d4a
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3010-kamu-hastanelerindeki-ihale-ve-alim-sureclerinin-denetiminde-karsilasilan-sorunlarin-arast

> 10/3010 esas numaralı meclis araştırması önergesi 22 Temmuz 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Hüseyin Olan (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye genelinde kamu hastanelerinde yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük, malzeme hırsızlığı ve bu süreçlere dair cezasızlık uygulamalarının boyutlarının ortaya çıkarılması, denetim mekanizmalarının işlevsizleşme nedenlerinin araştırılması ve kamu kaynaklarının şeffaf ve adil bir şekilde yönetilmesini sağlamak amacıyla Anayasanın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılması için gereğini ve bilgilerini arz ederim.

GEREKÇE

Türkiye'de kamu hizmetlerinin piyasalaştırılması ve ticarileştirilmesiyle birlikte; sağlık sisteminde derinleşen yapısal sorunlar, bugün artık sadece hizmetin niteliğini değil, aynı zamanda kamu kaynaklarının güvenliğini de tehdit eder boyuta ulaşmıştır. Son dönemde kamuoyuna yansıyan iki ciddi olay, bu yapısal sorunun artık sistematik hale geldiğini açık biçimde gözler önüne sermektedir.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde bulunan Devlet Hastanesi'nde, kamyonlar dolusu tıbbi malzeme ve yüksek maliyetli ilaçların kayıt dışı bir şekilde hastaneden çıkarıldığı görüntüler basına yansımıştır. Yazılı ve görsel medyada yer alan görüntülerde, organize biçimde ve üstü kapalı araçlarla malzemelerin taşındığı açıkça görülmektedir. Bu durum, sadece büyük bir kamu zararı yaratmakla kalmamış; aynı zamanda bölgede sağlık hizmetlerine erişimi doğrudan engellemiş, halk sağlığını tehdit eder bir niteliğe bürünmüştür. Sağlık Bakanlığı'nın sınırlı müfettiş görevlendirmesi ve kamuoyuna hiçbir açıklama yapmaması, sürecin üzerinin örtülmeye çalışıldığına dair ciddi kuşkular doğurmuştur.

Bitlis'te bulunan Bitlis - Tatvan Devlet Hastanesi'nde ise kamu kaynaklarının sistematik biçimde iç edildiği bir başka örnek açığa çıkmıştır. Müfettiş raporlarına göre, hiç temin edilmemiş malzemeler temin edilmiş gibi gösterilerek, yaklaşık 36 milyon TL'lik yolsuzluk yapıldığı iddia edilmektedir. Söz konusu skandal, "perde alımı" gibi gösterilen sahte kalemler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Olayla bağlantılı bazı yöneticilerin görevden alınmasıyla yetinilmiş, adli soruşturma yürütülmemiştir. Bu durum, "cezasızlık kültürünün" kurumsallaştığı bir idare yapısını teyit etmektedir.

Bu iki vaka, sadece yerel ölçekte kalmamış; Türkiye genelindeki sağlık kurumlarında yaşanan benzer vakaların varlığını düşündürecek niteliktedir. Demokratik denetim mekanizmalarının etkisizleştiği, Sayıştay raporlarının bile işlevsizleştirildiği, halkın vergileriyle oluşturulan kamu kaynaklarının belirli çıkar grupları tarafından yağmalandığı bir sistemle karşı karşıyayız. Bu yapısal krizleri sadece "idari sorunlar" olarak değil; otoriterleşen yönetim modelinin, toplumsal hizmetlerden kamu kaynaklarının yönetimine kadar tüm alanlarda halk iradesini dışlayan merkeziyetçi anlayışının bir sonucu olarak değerlendiriyoruz. Sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesi, denetimsiz özelleştirmeler ve liyakatsiz kadrolaşma, kamu hastanelerini halkın değil, rantın hizmetine sokmuştur.

Konu sadece bir yolsuzluk meselesi değil aynı zamanda kamusal hizmetlerin içeriğinin, denetim ve finansmanının kimlerden yana şekillendiği, halkın yaşamı için kritik olan sağlık alanında güvenin çökertilmesi ve en önemlisi cezasızlıkla korunan bir iktidar aygıtının halk iradesine karşı konumlanması sorunudur.

Bu bağlamda, söz konusu skandalların münferit değil sistematik olduğunu dikkate alarak; Türkiye genelindeki tüm kamu hastanelerinde benzer uygulamaların olup olmadığının, kamu kaynaklarına yönelik ihale ve alım süreçlerinde oluşan yolsuzluk zincirlerinin, bu süreçlerde siyasi veya bürokratik himayelerin rolünün, müfettiş raporlarının kamuoyundan gizlenmesinin nedenlerinin, idari işlemlerle yetinilen ve adli sürece taşınmayan vakaların kapsamının, denetim ve hesap verilebilirlik mekanizmalarının nasıl etkisizleştirildiğinin araştırılması amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması elzemdir.

13 BUs 18 Saf

---

**Kaynak gösterme:** Hüseyin Olan (DEM Parti, Bitlis). “Kamu hastanelerindeki ihale ve alım süreçlerinin denetiminde karşılaşılan sorunların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3010, 22 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3010-kamu-hastanelerindeki-ihale-ve-alim-sureclerinin-denetiminde-karsilasilan-sorunlarin-arast (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/8f27d685-0d81-4703-b487-019855c05d4a

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
