# Kadına yönelik ev içi şiddet vakalarının tüm yönleriyle araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3012)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3012
- **Tarih:** 22 Temmuz 2025
- **İlk imza:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/d6035700-d7bb-43cb-86cc-019855385ba4
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3012-kadina-yonelik-ev-ici-siddet-vakalarinin-tum-yonleriyle-arastirilarak-alinmasi-gereken-onl

> 10/3012 esas numaralı meclis araştırması önergesi 22 Temmuz 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Kadına yönelik şiddetin ve ev içi şiddet vakalarının yaygınlığı, sürekliliği, faillerin kimliği, şiddet türlerinin dağılımı ve kadınların destek mekanizmalarına erişimindeki engeller, sosyal devletin yükümlülüklerini sorgulanabilir hale getirmektedir. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu'nun (TKDF) ev içi şiddet hattına gelen veriler, yalnızca bireysel trajediler değil, aynı zamanda kurumsal yetersizlikler ve toplumsal cinsiyet temelli bir adaletsizlik alanına işaret etmektedir. Kadına yönelik şiddetle etkin biçimde mücadele edebilmek için mevcut hukuki, idari ve sosyal politikaların etkilerinin incelenmesi, yeni önerilerin geliştirilmesi, yerel ve ulusal düzeyde bütüncül çözümler üretilmesi ve kadınların yaşam hakkını koruyan mekanizmaların güçlendirilmesi elzemdir. Bu kapsamda, kadına yönelik ev içi şiddet vakalarının tüm yönleriyle

• araştırılması, şiddetin nedenlerinin ve sonuçlarının ortaya konulması, mevcut politikaların değerlendirilmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması gerekmektedir.

GEREKÇE

Kadına yönelik şiddet, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden beslenen ve her geçen gün farklı biçimlerde yaygınlaşan yapısal bir sorundur. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu tarafından işletilen Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı'na 2025 yılının ilk altı ayında gelen 1736 çağrının önemli bir bölümü, kadınların eşleri ya da yakın erkek akrabaları tarafından maruz bırakıldıkları fiziksel, psikolojik, cinsel, sosyal ve ekonomik şiddet vakalarını içermektedir. Bu çağrıların 417'si yeni vaka kaydı olarak açılmış; bunlardan 271'i ev içi şiddet vakası, 177'si eş şiddeti olarak tespit edilmiştir. Yalnızca 4 vakaya acil müdahale yapılabilmiş, 98 kadın sığınma talebinde bulunmuş, 297 çağrıda hukuki destek arayışı bildirilmiştir.

Gelen çağrıların %94'ünden fazlasının kadınlar tarafından yapılmış olması, kadına yönelik şiddetin esas hedefinin hâlâ kadınlar olduğunu göstermektedir. Ayrıca %3,3'lük oranla kız çocuklarının da mağduriyet yaşadığı kayda geçmiştir. Şiddet faillerinin %45,1'inin resmi nikahlı eş olması, kadınların en güvende hissetmesi gereken ev ortamının ve en yakın ilişkilerin şiddetin başlıca mekanı haline geldiğini ortaya koymaktadır. Şiddet türleri arasında en yaygın olanlar psikolojik şiddet (%37,78) ve fiziksel şiddet (%36,20) olarak öne çıkarken, cinsel (%6,79), ekonomik (%9,05) ve sosyal şiddet (%10,18) gibi daha az görünür şiddet türleri de oldukça yaygındır. Kadınların bu şiddet türlerini tanımlayamamaları veya yardım istemek için yeterince "acil" saymamaları, bu tür şiddet biçimlerinin görünmezliğini artırmaktadır. Gelen 33 çağrının failler tarafından yapılması ve bu çağrılarda sığınma evlerinin adresinin sorulması, şiddet gören kadınların can güvenliğinin ciddi biçimde tehdit altında olduğunu ortaya koymaktadır. Sığınma talebinde bulunan kadınların başvurularına yeterli yanıt verilememesi, kadınların yeniden şiddet ortamına dönmesine neden olmaktadır. Ayrıca şiddete uğrayan kadınların %23'ü 41-60 yaş aralığındayken, %9,5'i 18 yaşın altındadır. Bu durumun çocuk yaşta evlilik, zorla evlilik ve çocuk istismarı gibi başka yapısal sorunlarla kesiştiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu veriler, mevcut kolluk, adli ve sosyal hizmet sistemlerinin şiddeti önleme ve müdahale süreçlerinde yetersiz kaldığını; kadına yönelik şiddetin sürekliliğini koruduğunu; kadınların başvuru mekanizmalarına olan güveninin sarsıldığını göstermektedir. Kadınların hayatlarının şiddet tehdidi altında geçmesi ve bu tehdidin önlenememesi, toplumda ciddi bir güvensizlik, eşitsizlik ve adaletsizlik duygusu yaratmaktadır. Ayrıca kadınların şiddet karşısında yalnız bırakılması, devletin toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesine dayalı sorumluluğunu yerine getiremediği anlamına gelmektedir. Bu bağlamda Meclis Araştırması elzemdir.

---

**Kaynak gösterme:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Kadına yönelik ev içi şiddet vakalarının tüm yönleriyle araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3012, 22 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3012-kadina-yonelik-ev-ici-siddet-vakalarinin-tum-yonleriyle-arastirilarak-alinmasi-gereken-onl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/d6035700-d7bb-43cb-86cc-019855385ba4

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
