# Cezaevlerindeki sağlık hizmetlerine yönelik iddiaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3013)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3013
- **Tarih:** 22 Temmuz 2025
- **İlk imza:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/55cd4aea-6d4f-4feb-baca-019850a105c3
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3013-cezaevlerindeki-saglik-hizmetlerine-yonelik-iddialarin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onle

> 10/3013 esas numaralı meclis araştırması önergesi 22 Temmuz 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan mahpus Necmiye Boz, kelepçeli şekilde diş tedavisine zorlanmıştır. Yaşanan bu durum sistematik bir hak ihlalidir. Türkiye'de cezaevlerinde tutulan mahpuslara yönelik kelepçeli muayene ve tedavi uygulamalarının kapsamının, nedenlerinin, sonuçlarının ve bu uygulamanın insan hakları ile hukuk devleti ilkeleri karşısındaki durumunun bütün yönleriyle araştırılması; yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi ve insan onuruna yakışır sağlık hizmetinin mahpuslar için de güvence altına alınması amacıyla, Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

GEREKÇE

Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Nemiye Boz'un, diş tedavisi amacıyla Fırat Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'ne sevk edildiği ve burada görev yapan diş hekimi Fatma Akbaba tarafından kelepçelerinin çözülmesine izin verilmediği için tedavi edilmeden cezaevine geri gönderildiği iddiası, cezaevindeki mahpusların sağlık hakkına erişiminin ne ölçüde güvence altında olduğu sorusunu bir kez daha gündeme getirmiştir. Bu olay, Türkiye cezaevlerinde uzun süredir sistematik hale gelen, mahpusların hastanelerde muayene ve tedavi sırasında kelepçeli tutulması uygulamasının insan onurunu zedeleyen, aşağılayıcı ve ayrımcı bir uygulama olduğunu ortaya koymaktadır.

Mahpusların sağlık hizmetlerine erişimi, yalnızca bireysel değil, kamusal bir sorumluluktur. Anayasa'nın 17. maddesi kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağını, kimsenin insan onuruna aykırı muameleye maruz bırakılamayacağını açıkça hüküm altına alırken, 56. maddesi ise devletin herkesin sağlık hizmetlerinden faydalanmasını sağlamakla yükümlü olduğunu belirtmektedir. Bu hükümler uyarınca, bir mahpusun özgürlüğü kısıtlanmış olsa dahi, sağlık hakkı ortadan kalkmaz; aksine, bu hak devletin aktif koruma yükümlülüğü altına girer. Hasta Hakları Yönetmeliği'nin 11. maddesi, hastaların sağlık hizmetlerinden insan onuruna yaraşır biçimde yararlanma hakkını güvence altına alırken, Türk Tabipleri Birliği'nin Etik İlkeleri ve Dünya Tabipler Birliği'nin Cenevre Bildirgesi de hekimlerin mesleklerini hiçbir biçimde ayrımcılığa, baskıya veya insan onuruna zarar verecek uygulamalara alet etmemesi gerektiğini belirtmektedir.

Uluslararası düzeyde ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi, kimsenin işkence ve kötü muameleye maruz bırakılamayacağını hükme bağlamaktadır. Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT), hasta mahpusların sağlık hizmeti alırken kelepçeli tutulmasını "gereksiz ve aşağılayıcı" bir uygulama olarak değerlendirmekte, yalnızca çok özel güvenlik gerekçeleriyle ve istisnai olarak başvurulabileceğini vurgulamaktadır. Birleşmiş Milletler Mahpuslara Muameleye Dair Asgari Standart Kurallar (Nelson Mandela Kuralları) da sağlık hizmetine erişimde ayrımcılığı yasaklamakta ve mahpusların sivil hastalarla eşit muamele görmesi gerektiğini belirtmektedir.

Ancak uygulamada, Türkiye'de tutuklu ve hükümlülerin büyük çoğunluğu hastane sevkleri sırasında ve tedavi odasında bile kelepçeli tutulmakta, bazı durumlarda muayene ve tedaviyi reddetmek zorunda bırakılmaktadır. Bu durum sağlık hizmetinin niteliğini düşürmekte, hekim ile hasta arasında güven ilişkisini zedelemekte, psikolojik baskı yaratmakta ve hastaların tedaviden kaçınmasına yol açmaktadır. Bu uygulama, aynı zamanda ceza infaz sisteminin sağlık hakkı üzerindeki keyfi yetki kullanımına işaret etmekte ve hak temelli ceza infaz

Nemiye Boz'un yaşadığı olay bu bağlamda münferit değil, sistematik bir sorunun parçasıdır. Bu nedenle, Türkiye'de cezaevlerinde tutulan mahpuslara yönelik kelepçeli muayene ve tedavi uygulamalarının boyutlarının ve insan hakları ile hukuk devleti ilkeleri karşısındaki durumunun bütün yönleriyle araştırılması, insan onuruna yakışır sağlık hizmetinin mahpuslar için de sağlanması amacıyla bir Meclis araştırması açılması elzemdir.

---

**Kaynak gösterme:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Cezaevlerindeki sağlık hizmetlerine yönelik iddiaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3013, 22 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3013-cezaevlerindeki-saglik-hizmetlerine-yonelik-iddialarin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/55cd4aea-6d4f-4feb-baca-019850a105c3

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
