# Bireysel silahlanmanın kadınların yaşam hakkı ve can güvenliği üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3129)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3129
- **Tarih:** 16 Eylül 2025
- **İlk imza:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/5e94a90e-d9e7-4c3f-8dad-01997b7e6315
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3129-bireysel-silahlanmanin-kadinlarin-yasam-hakki-ve-can-guvenligi-uzerindeki-etkilerinin-aras

> 10/3129 esas numaralı meclis araştırması önergesi 16 Eylül 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye'de kadınların yaşam hakkı, bireysel silahlanmanın kontrolsüz biçimde yaygınlaşması nedeniyle her geçen gün daha fazla tehdit altındadır. Son dönemde Osmaniye'de bir babanın elinde tüfekle otogara girerek kızını öldürmesi ve Boğaziçi Üniversitesi'nde 15 yaşındaki bir kız çocuğunun kampüs içinde silahlı saldırıyla katledilmesi, bu tehlikenin artık en yoğun güvenlikli alanlarda dahi kendisini gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu olaylar, bireysel silahlanmanın yalnızca bireysel bir tercih değil, toplumun tümünü etkileyen yapısal bir güvenlik sorunu haline geldiğini ve kadınların yaşam hakkını doğrudan hedef aldığını göstermektedir. Bireysel silahlanmanın kadınların yaşam hakkı ve can güvenliği üzerindeki etkilerinin tüm yönleriyle incelenmesi amacıyla, Anayasa'nın 98. maddesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Kadınların yaşam hakkı, bireysel silahlanmanın yaygınlığı nedeniyle her gün daha fazla tehdit altındadır. Osmaniye'de bir babanın elinde tüfekle otogara girip kızını öldürmesi ve Boğaziçi Üniversitesi'nde 15 yaşındaki bir kız çocuğunun kampüs içerisinde silahla katledilmesi, bu tehdidin boyutunu tüm çıplaklığıyla göstermektedir. Bu olaylar, bireylerin ellerindeki silahlarla kamusal alanlara hiçbir engelle karşılaşmadan girebildiğini, kadınların ve çocukların en güvende olmaları gereken yerlerde dahi ölümle burun buruna bırakıldığını ortaya koymaktadır. Bireysel silahlanma yalnızca evin dört duvarında değil, sokakta, okulda, otogarda, kampüste; yani yaşamın her alanında kadınlar açısından ölümcül bir risk unsuruna dönüşmüştür. Türkiye'de ateşli silahların ruhsatlı ve ruhsatsız biçimde yaygın biçimde dolaşımda olması, kurusıkı tabancaların kolayca dönüştürülebilmesi, çevrimiçi yasa dışı silah satışlarının engellenememesi ve ruhsat denetimindeki zafiyetler, şiddetin boyutunu artırmaktadır. Umut Vakfı'nın raporlarına göre her yıl binlerce kişi ateşli silahlarla yaşamını yitirmekte ya da yaralanmaktadır. Bu tablo, bireysel silahlanmanın özellikle kadın cinayetlerinde belirleyici bir rol oynadığını, kadına yönelik şiddetin giderek daha ölümcül hale geldiğini göstermektedir. Kadınların şiddet başvurularında alınan koruma kararlarının çoğu kez silahların etkin biçimde uzaklaştırılmasıyla desteklenmemesi de, faillerin ellerindeki ölümcül araçlarla saldırılarını sürdürmesine yol açmaktadır.

Uluslararası insan hakları belgeleri de bu konuda devlete açık yükümlülükler getirmektedir. Türkiye'nin taraf olduğu CEDAW Sözleşmesi'nin 35 No'lu Genel Tavsiyesi, kadına yönelik şiddetin en ağır biçimlerinden birinin ateşli silahlarla gerçekleştirildiğini belirterek, taraf devletleri bireysel silahlanmayı sınırlamaya ve kadınların can güvenliğini sağlamak için yasal düzenlemeleri güçlendirmeye çağırmaktadır. Buna rağmen ülkede bireysel silahlanma her geçen gün artmakta, silah edinme süreçlerinde caydırıcı hiçbir mekanizma işletilmemektedir.

Kadınların evde, işte, sokakta, kampüste, otogarda yani yaşamın her alanında güven içinde var olabilmeleri, bireysel silahlanmayı engelleyecek, silahların erişimini zorlaştıracak ve koruma tedbirlerini etkinleştirecek yasal düzenlemelerle mümkündür. Osmaniye ve Boğaziçi'nde yaşanan olaylar birer münferit vaka değil; siyasal iktidarın yıllardır görmezden geldiği, denetimsiz bırakılan ve toplumsal yaşamda şiddeti tırmandıran bireysel silahlanma politikasının sonuçlarıdır. Kadınların yaşam hakkını savunmak ve kamusal güvenliği sağlamak için Meclis'in bu konuyu bütün yönleriyle araştırması, sorunları tespit etmesi ve çözüm için gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçirmesi zorunludur.

Bu gerekçelerle, kadınların yaşam hakkımı korumak ve bireysel silahlanmanın yarattığı ölümcül tehlikeyi ortadan kaldırmak amacıyla Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 18 gut

---

**Kaynak gösterme:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Bireysel silahlanmanın kadınların yaşam hakkı ve can güvenliği üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3129, 16 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3129-bireysel-silahlanmanin-kadinlarin-yasam-hakki-ve-can-guvenligi-uzerindeki-etkilerinin-aras (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/5e94a90e-d9e7-4c3f-8dad-01997b7e6315

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
