# Hakkari-Van karayolunda son yıllarda yaşanan trafik kazalarının nedenlerinin araştırılarak altyapı eksikliklerinin giderilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3140)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3140
- **Tarih:** 22 Eylül 2025
- **İlk imza:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/2d096b1f-87c6-4713-9ad6-01997fe55832
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3140-hakkari-van-karayolunda-son-yillarda-yasanan-trafik-kazalarinin-nedenlerinin-arastirilarak

> 10/3140 esas numaralı meclis araştırması önergesi 22 Eylül 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Öznur Bartin (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Hakkâri-Van karayolunda son yıllarda yaşanan ölümlü ve yaralamalı trafik kazaları, yetersiz altyapı ve güvenlik önlemleri ile kaya düşmeleri gibi ihmaller nedeniyle çok sayıda yurttaşımız yaşamını yitirmiştir. 22 Nisan 2025'te 8 yurttaşımızın, 30 Ağustos 2025'te ise 5 yurttaşımızın hayatını kaybettiği kazalar, sorunun aciliyetini ortaya koymaktadır. Yol güvenliği standartlarının uygulanmaması, denetim eksiklikleri ve alınmayan önlemler, yurttaşlarımızı göz göre göre ölüme sürüklemektedir. Bu nedenle yaşanan can kayıplarının sebeplerinin ortaya çıkarılması, sorumluların tespiti, gerekli tedbirlerin belirlenmesi ve kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesi amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Hakkâri-Van karayolu, yalnızca Hakkâri ve çevresinde yaşayan yurttaşlarımız için değil, aynı zamanda ülkenin doğu sınır bölgeleriyle olan ticari, sosyal ve stratejik bağlantıları açısından hayati bir öneme sahiptir. Ancak bu yol, uzun yıllardır gerekli altyapı ve güvenlik standartlarına kavuşturulmadığından, bölge halkı için adeta bir "ölüm yolu" haline gelmiştir. 30 Ağustos 2025'te Hakkâri-Yüksekova-Van karayolu üzerinde Sarıtaş köyü yakınlarında meydana gelen trafik kazasında, Sultanoğlu ailesinden ikisi çocuk olmak üzere 5 yurttaşımız yaşamını yitirmiştir. Yine 22 Nisan 2025 tarihinde aynı güzergahta bir minibüs ile kamyonun çarpışması sonucu 8 yurttaşımız hayatını kaybetmiş, 11 yurttaşımız yaralanmıştır. Son on yıl içinde aynı yolda onlarca yurttaşımızı kaybetmiş olmamız, bu yolun güvenlikten ne denli uzak olduğunu ve gerekli önlemlerin alınmadığını göstermektedir.

Karayolunun özellikle Sere Solan ve Teksen mevkilerinde dik kayalıklardan sık sık taş ve kaya parçaları düşmekte, bu durum sürücüler için sürekli bir ölüm riski oluşturmaktadır. Geçmiş yıllarda Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından bazı bölgelerde çelik tel örgü ve perde duvar çalışmaları yapılmış olsa da bu tedbirlerin kısa sürede işlevsiz kaldığı, kimi noktalarda tamamen söküldüğü gözlemlenmiştir. Yaklaşık 7 kilometrelik bir bölümde tel örgü uygulaması yapılmasına rağmen pek çok kritik alanın hâlâ açıkta bırakıldığı, özellikle Hakkâri şehir girişindeki dik kayalıklardan kopan taşların doğrudan yola düştüğü bilinmektedir. Ülke genelinde iktidar, "duble yollar" ve altyapı yatırımlarıyla övünürken; Hakkâri halkı, dar, standart dışı ve güvensiz yollarda can vermeye devam etmektedir. Bu tablo, yalnızca münferit kazaların sonucu değil, devletin ilgili kurumlarının kurumsal ihmallerinin bir sonucudur. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yolun ulusal ve uluslararası güvenlik standartlarına uygun hale getirilmesini sağlamakla yükümlüyken; İçişleri Bakanlığı ise denetim ve güvenliği tesis etmek, gerekli adli/idari soruşturmaları yürütmek ve kamu görevlilerinin sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini denetlemekle yükümlüdür.

Her yıl meydana gelen ölümlü kazalar, bu yükümlülüklerin yerine getirilmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Üstelik bugüne kadar yaşanan ölümler sonrası sorumlular hakkında herhangi bir idari işlem yapılıp yapılmadığı, açılan soruşturmaların akıbeti, görevden alınan yetkililerin olup olmadığı, mağdur ailelere tazminat ödenip ödenmediği gibi kritik sorular kamuoyunun gündeminde hâlâ cevapsızdır.

Anayasanın ilgili maddeleri, devletin vatandaşların yaşam hakkını ve can güvenliğini koruma yükümlülüğünü açıkça düzenlemektedir. Aynı şekilde ulusal yol güvenliği strateji belgeleri ile uluslararası sözleşmeler de devletin, yurttaşlarının yaşamını tehdit eden altyapı risklerini ortadan kaldırma sorumluluğunu ortaya koymaktadır. Ancak Hakkâri-Van karayolunda yıllardır süregelen bu ihmal zinciri, devletin anayasal görevini yerine getirmediğini, yurttaşları göz göre göre ölüme terk ettiğini göstermektedir.

Hakkâri-Van karayolunda her yıl onlarca yurttaşımızın yaşamını yitirmesi ve yüzlercesinin yaralanması, söz konusu güzergâhın mevcut güvenlik düzeyinin sürdürülemez olduğunu göstermektedir. Mevcut altyapı ve güvenlik önlemlerinin yetersizliği, yolun yüksek riskli bir "ölüm yolu" niteliği kazanmasına yol açmakta ve bölge halkı, göz göre göre hayati tehlikelere maruz bırakılmaktadır. Bu çerçevede, kazaların ortaya çıkış nedenlerinin sistematik olarak incelenmesi, eksik veya yetersiz önlemlerin belirlenmesi ve ulusal ile uluslararası yol güvenliği standartlarına uygun kalıcı çözümlerin tasarlanıp uygulanması amacıyla bir Meclis Araştırması açılması elzemdir.

10 www. ovur

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari-Van karayolunda son yıllarda yaşanan trafik kazalarının nedenlerinin araştırılarak altyapı eksikliklerinin giderilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3140, 22 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3140-hakkari-van-karayolunda-son-yillarda-yasanan-trafik-kazalarinin-nedenlerinin-arastirilarak (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/2d096b1f-87c6-4713-9ad6-01997fe55832

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
