# Suça sürüklenen çocuklarla ilgili alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3262)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3262
- **Tarih:** 20 Ekim 2025
- **İlk imza:** Elvan Işık Gezmiş (CHP, Giresun)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/9d61bfd2-fe03-4c5f-a4a5-019a243b3a99
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3262-suca-suruklenen-cocuklarla-ilgili-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmesi-amaciyla-bir-me

> 10/3262 esas numaralı meclis araştırması önergesi 20 Ekim 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Elvan Işık Gezmiş (CHP); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Suça sürüklenen çocukların korunması için suçların toplumsal nedenlerinin saptanması ve alınması gereken önlemlerin ortaya konması amacıyla Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105'nci maddeleri kapsamında bir Meclis araştırması açılması konusunda gereğini arz ederiz.

GEREKÇE

Ülkemizde son yıllarda, suça sürüklenen çocuk sayısının arttığı gözlemlenmektedir. Çocukların korunması, gelişimi ve adalete çocuk hakları ekseninde erişimi devletin asli görevidir. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme 'ye taraf olan Türkiye, her çocuğun korunma, eğitim, gelişim ve adalet hakkını güvence altına almakla yükümlüdür.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun 1 Ağustos 2025 tarihinde yayımladığı bültene göre, güvenlik birimlerine gelen ya da getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2024'te bir önceki yıla göre yüzde 9,8 artmış ve 612.651'e yükselmiştir.

Bu artışın içinde suça sürüklenen çocuk sayısındaki yükseliş de dikkat çekmektedir: TÜİK verilerine göre suça sürüklenen çocuk sayısı 2024 yılında 202.785'e çıkmış, bu da 2023'e kıyasla yaklaşık yüzde 13'lük bir artışa işaret etmektedir. TÜİK verileri, çocukların en çok yaralama, hırsızlık ve uyuşturucu kullanımı veya satış! gibi suçlarla ilişkilendirildiğini göstermektedir. Yaralama vakaları toplamın yaklaşık yüzde 40'ını oluştururken, hırsızlık yüzde 16, uyuşturucu madde kullanımı veya satışı ise yüzde 8 civarındadır.

Söz konusu tablo, çocukların çoğunlukla yaralama, hırsızlık ve uyuşturucu kullanımı ya da satışı gibi suç tipleri nedeniyle adli süreçlere dahil olduğunu ortaya koymaktadır. TÜİK verilerine dayalı raporlamalarda çocukların en fazla yaralama suçuna karıştığı, hırsızlık ve uyuşturucu suçlarının da kayda değer oranlara ulaştığı belirtilmektedir. Bu tablo, çocukların hem bireysel hem de toplumsal düzeyde koruma mekanizmalarından yeterince yararlanamadığını, sosyal, ekonomik ve kültürel risk faktörlerinin çocuklar üzerindeki baskısının giderek arttığını göstermektedir. Yoksüflük; aile içi şiddet, eğitimden kopuş, bağımlılık, sosyal medyada şiddet içeriklerine maruz kalma çocukların suçla temasını artıran başlıca etkenlerdir.

Konu ve bu kavram sadece salt bir hukuki kavram olarak ceza hukukunun konusu olarak ele alınamayacak düzeyde geniş ve kapsamlı bir toplumsal sorunun sonucudur. Çocukların suça sürüklenmesi yalnızca bireysel bir adli mesele değil, aynı zamanda toplumsal bir sorundur. Suça karışan bir çocuk kavramının varlığı aslında sosyo ekonomik yapının yarattığı eşitsizliklerin, aile yapısının ve sosyal politikaların toplumun birçok kesimi açısından işlevsiz olduğunun da bir göstergesidir.

Devletin görevi, cezalandırmadan önce korumak; yargılamadan önce anlamak ve önlemek olmalıdır. Çocuğun yüksek yararı ilkesi doğrultusunda, çocukların suça itilmesini önleyen bütüncül politikaların oluşturulması bir zorunluluktur. Bu bağlamda; bütün bu veriler ve analizler göz önüne alındığında, geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızın birer tutuklu ya da hükümlü olarak cezaevlerinde olmaları ve sayılarının da gün geçtikçe artıyor olması konusunda önlemler alınması ner seydenu * önce yasama sürecini de içermesi gereken bir politika sürecini zorunlu kimakadei Hat K a yey Bu çerçevede suça sürüklenen çocuklar sorununun kökenlerini, yaygınlık düzeylerini, bölgesel farklılıklarını ve çözüm yollarını tespit etmek; eğitim sistemi, aile yapısı, sosyal medya kullanımı, yoksulluk ve toplumsal kutuplaşma gibi etkenlerin rolünü analiz etmek, bu sorunların nedenlerinin araştırılması ve alınması gereken önlemlerin ortaya konması TBMM tarafından araştırılması en önemli konulardan birisini oluşturmaktadır. Bu bağlamda suça sürüklenen çocukların korunması için suçların toplumsal nedenlerinin saptanması ve alınması gereken önlemlerin ortaya konması amacıyla Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105'nci maddeleri kapsamında bir Meclis araştırması açılması önerilmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Elvan Işık Gezmiş (CHP, Giresun). “Suça sürüklenen çocuklarla ilgili alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3262, 20 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3262-suca-suruklenen-cocuklarla-ilgili-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmesi-amaciyla-bir-me (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/9d61bfd2-fe03-4c5f-a4a5-019a243b3a99

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
