# Türkiye Varlık Fonu, Merkez Bankası, Bankalar Arası Kart Merkezi, Rekabet Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu ve kamu bankaları gibi kurumların faaliyet ve işlemlerinin tüm yönleriyle incelenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3286)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3286
- **Tarih:** 22 Ekim 2025
- **İlk imza:** Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul)
- **İmza sayısı:** 1
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/5a39fb09-fa8f-44ba-bb83-019a25defa63
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3286-turkiye-varlik-fonu-merkez-bankasi-bankalar-arasi-kart-merkezi-rekabet-kurumu-sermaye

> 10/3286 esas numaralı meclis araştırması önergesi 22 Ekim 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Son dönemde kamuoyuna yansıyan gelişmeler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına kadar sirayet etmiş ciddi bir yolsuzluk ve yönetim zafiyeti tablosunu ortaya koymuştur. Soruşturma kapsamında Merkez Bankası iştiraki olan Bankalararası Kart Merkezi bünyesinde gerçekleştirilen Çipli Kart Alımı ve TROY Yazılım Geliştirme ihalelerinde ciddi usulsüzlükler tespit edilmiş kamu zararı milyonlarca lirayı bulmuştur. İddialara göre; Merkez Bankası yöneticilerinden Boğaziçi Üniversitesindeki kayyum rektör atamalarına sendika başkanlarının yakınlarından çeşitli kamu görevlilerine kadar uzanan geniş bir rabıta ağı bulunmaktadır. Bu ilişkiler ağının derinlemesine incelenmesi kamu vicdanı ve devlet itibarının korunması' açısından zaruridir.

Öte yandan bu olay münferit bir usulsüzlüğün ötesinde Türkiye ekonomisinde kökleşmiş kayıt dışılık, kara para akışı ve illegal finans mekanizmaları sorununu da görünür kılmaktadır. Kayıt dışı ekonominin toplam ekonominin %30'unu aştığı, yaklaşık 400-500 milyar dolarlık bir hacme ulaştığı ifade edilmektedir.

Kamu gücünü kullanarak manipülasyon yapan her kim varsa hesap vermelidir. Bu kapsamda; başta Türkiye Varlık Fonu olmak üzere, Merkez Bankası, Bankalar Arası Kart Merkezi, Rekabet Kurumu, Kamu Bankaları, Sermaye Piyasası Kurulu gibi tüm aktörlerin iş ve işlemlerinin denetlenmesi ve tespit edilen yolsuzluklara son verilmesi için gerekli tüm çalışmaların yapılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü' nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini arz ederiz.

GEREKÇE : 12

Son dönemde kamuoyuna yansıyan gelişmeler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına kadar sirayet etmiş ciddi bir yolsuzluk ve yönetim zafiyeti tablosunu ortaya koymuştur. Cebimizdeki parada imzası bulunan bir üst düzey yöneticinin yolsuzluk iddialarıyla tutuklanması devletin en güvenilir kurumlarından biri olan Merkez Bankasının itibarı açısından derin bir sarsıntı yaratmıştır. Bu Merkez Bankası başkan yardımcısı Türkiye'yi milyarlarca dolar zarara uğratan kur korumalı mevduatın da mucitlerindendir.

Soruşturma kapsamında Merkez, Bankası iştiraki olan Bankalararası Kart Merkezi bünyesinde gerçekleştirilen Çipli Kart Alımı ve TROY Yazılım Geliştirme ihalelerinde ciddi usulsüzlükler tespit edilmiş kamu zararı milyonlarca lirayı bulmuştur.

Bu süreç yalnızca bir ihale usulsüzlüğü değil devlet kurumlarının en tepesine kadar ulaşan bir yönetim zafiyeti ve çıkar ilişkisi ağı olduğunu göstermektedir. İddialara göre; Merkez Bankası yöneticilerinden Boğaziçi Üniversitesindeki kayyum rektör atamalarına sendika başkanının oğlundan çeşitli üst düzey kamu görevlilerine kadar uzanan geniş bir rabıta ağı bulunmaktadır. Bu ilişkiler ağının derinlemesine incelenmesi kamu vicdanı ve devlet itibarının korunması açısından zaruridir.

Öte yandan bu olay münferit bir usulsüzlüğün ötesinde kayıt dışılık, kara para akışı ve illegal finans mekanizmaları sorununu da görünür kılmaktadır. Kayıt dışı ekonominin toplam ekonominin %30'unu aştığı, yaklaşık 400-500 milyar dolarlık bir hacme ulaştığı ifade edilmektedir.

Vatandaş, birikimlerini koruyabilmek için kısıtlı imkânlarıyla mevduat hesabı açmakta; ancak faiz oranları üzerinden yapılan manipülasyonlar nedeniyle tasarrufunun değerini koruyamamaktadır. Döviz alımına yöneldiğinde, piyasada yine benzer biçimde oynaklıklar ve spekülatif hareketlerle karşılaşmaktadır. Konut piyasasında fiyatlar, spekülatif müdahaleler nedeniyle sürekli yükselmekte; altın alımında dahi yetkililer vatandaşın davranışını suçlayarak fiyat artışlarını ona yüklemektedir. Vatandaşlarımız altın alımına yöneldiğinde ise altın fiyatlarının arttığından şikayet edilmektedir. Bu tablo içerisinde, vatandaşın başvurabileceği sınırlı yatırım araçlarından biri de borsa olmuştur. Bugün Türkiye'de yaklaşık 6,5 milyon kişi hisse senedi yatırımcısıdır. Bu kişiler, çoğunlukla emekleriyle biriktirdikleri küçük tasarruflarını değerlendirmeye çalışan, vergisini ödeyen, üretime ve ülke şirketlerine güvenen orta gelir grubu yurttaşlardır. Ancak bu vatandaşlarımız, da manipülasyon ve spekülasyon sonucunda mağdur edilmektedir. Borsadaki şirketlerin yarısı kadarı zarar açıklamıştır. Borsamız ucuz denilen şey de budur. Cumhurbaşkanı tarafından bir buçuk ay önce "Borsada yükseliş hız kazanıyor açıklaması sonrasında da borsada büyük düşüşler yaşanmıştır.

Tüm bu gelişmeler ışığında tüm ekonomik ve finansal kurumların ihale süreçleri, denetim mekanizmaları, kaynak kullanımı, faiz politikaları, sermaye piyasasındaki manipülasyonlara karşı denetim yetkileri ve kamu zararı oluşumuna ilişkin uygulamaları tüm yönleriyle incelenmelidir.

Kamu gücünü kullanarak piyasada manipülasyon yapan, rant ilişkileri kuran, kamu zararına yol açan kişi ve yapılar ortaya çıkarılmalıdır. Denetimin her aşaması milletimizle paylaşılmalı; şeffaflık, hesap verilebilirlik ve kamu güveni yeniden tesis edilmelidir. Bir ülkenin kurumları yıpranırsa itibarı da yıpranır. Bu nedenle yolsuzluğu değil denetimi, korkuyu değil adaleti, kayırmacılığı değil liyakati büyütmek zorundayız.

Kamu gücünü kullanarak manipülasyon yapan her kim varsa hesap vermelidir. Ayrıca önergemizle kurulacak araştırma komisyonu ile başta Merkez Bankası olmak üzere sarsılan kamu kurumlarının itibarları yeniden tesis edilecektir. Bu kapsamda; başta Türkiye Varlık Fonu olmak üzere, Merkez Bankası, Bankalar Arası Kart Merkezi, Rekabet Kurumu, Kamu Bankaları, Sermaye Piyasası Kurulu gibi tüm aktörlerin iş ve işlemlerinin denetlenmesi ve tespit edilen yolsuzluklara son verilmesi için gerekli tüm çalışmaların yapılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü' nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini arz ederiz.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “Türkiye Varlık Fonu, Merkez Bankası, Bankalar Arası Kart Merkezi, Rekabet Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu ve kamu bankaları gibi kurumların faaliyet ve işlemlerinin tüm yönleriyle incelenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3286, 22 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3286-turkiye-varlik-fonu-merkez-bankasi-bankalar-arasi-kart-merkezi-rekabet-kurumu-sermaye (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/5a39fb09-fa8f-44ba-bb83-019a25defa63

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
