# Gıda enflasyonunun nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3344)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3344
- **Tarih:** 5 Kasım 2025
- **İlk imza:** Cevdet Akay (CHP, Karabük)
- **İmza sayısı:** 23
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/5205f4fe-afc5-4188-872f-019a5e85eada
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3344-gida-enflasyonunun-nedenlerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmesi-ama

> 10/3344 esas numaralı meclis araştırması önergesi 5 Kasım 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Cevdet Akay (CHP); 23 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Gıda enflasyonunun yapısal nedenlerinin araştırılması, kalıcı çözüm yollarının geliştirilmesi ve dar gelirli vatandaşlarımızın gıda enflasyonuna karşı korunması amacıyla, Anayasanın 98. ve Iç Tüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince ekte sunulan gerekçe çerçevesinde Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Türkiye'de son yıllarda gıda fiyatlarındaki artış, vatandaşlarımızın en temel ihtiyaçlarını dahi karşılamasını güçleştirmektedir. TÜİK verilerine göre gıda enflasyonu, genel enflasyonun üzerinde seyretmekte; dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın alım gücü hızla azalmaktadır. Vatandaşlarımızın hane halkı bütçelerinde gıda harcamalarının payı %35'i aşmış, düşük gelirli ailelerde bu oran %50'lere kadar yükselmiştir. Bu tablo, gıda enflasyonunun toplumsal refah üzerindeki yıkıcı etkisini göstermektedir.

Türkiye'de gıda enflasyonu uzun süredir genel enflasyonun üzerinde seyretmektedir. 2024 yılı itibarıyla gıda fiyatlarındaki artış oranı %70'lere yaklaşmış, hane halkı bütçelerinde gıda harcamalarının payı %35'in üzerine çıkmıştır. Bu durum, vatandaşlarımızın dengeli ve sağlıklı beslenmesini engellemekte; yoksulluk ve gelir eşitsizliğini derinleştirmektedir. Ağustos 2025 itibarıyla TÜİK verilerine göre gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık enflasyon %33,28, aylık artış ise %3,02 olmuştur. Bu artış genel TÜFE'nin altında kalmasına rağmen hâlâ yüksek bir baskı oluşturmaktadır. Temmuz 2025'te ise gıda grubunda yıllık %27,95 artış kaydedilmiş; bu kalem enflasyonun genel enflasyona katkısı %6,94 puan olmuştur. Bu veriler gıda enflasyonunun genel enflasyon içinde öne çıkan bir kalem olduğunu ve hane halklarının alım gücüne ciddi bir yük bindirdiğini göstermektedir.

Üretim maliyetlerinin yüksekliği, çiftçilerin tarımdan çekilmesine neden olmakta; tarım arazileri âtıl kalmakta ve arz açığı büyümektedir. Aracılık zincirindeki aşırı kâr marjları, üreticinin düşük fiyata ürün satmasına rağmen tüketicinin yüksek fiyattan gıda tüketmesine yol açmaktadır.

Çiftçilerimiz mazot, gübre, yem, ilaç ve enerji gibi temel girdilerdeki fahiş artışlar nedeniyle üretimden çekilme noktasına gelmiştir. 2024 yılında mazot fiyatları bir önceki yıla göre %80 artarken, gübre fiyatları %60 yükselmiştir. Bu maliyet baskısı, tarımsal ürün fiyatlarına doğrudan yansımış, üretici satış fiyatı ile tüketici alış fiyatı arasındaki makas daha da açılmıştır.

İklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık ve aşırı hava olayları, tarımsal rekoltede büyük kayıplara sebep olmaktadır. Özellikle buğday, ayçiçeği ve bakliyat gibi stratejik ürünlerde yaşanan arz düşüşü, fiyatları yukarı çekmektedir. Tarım sigortalarının yetersizliği ve sulama yatırımlarındaki eksiklikler, çiftçiyi korumasız bırakmaktadır.

Tarladan sofraya ulaşan süreçteki çoklu aracılık sistemi, fiyat artışlarının en önemli nedenlerinden biridir. Çiftçi ürününü düşük fiyata satarken, tüketici aynı ürünü birkaç katına almak zorunda kalmaktadır. Hal yasasının etkin uygulanamaması, kayıt dışılık ve denetimsizlik, gıda fiyatlarındaki yapay artışları tetiklemektedir.

Türkiye'de soğuk zincir ve modern depolama kapasitesi yetersizdir. Özellikle sebze ve meyve ürünlerinde %25'i bulan kayıplar, arz daralmasına ve fiyat yükselmesine yol açmaktadır. Bu kayıplar aynı zamanda gıda güvenliğini de tehdit etmektedir.

Stratejik tarım ürünlerinde ithalata dayalı politikalar, üreticiyi üretimden caydırmakta; yerli üretim azalmakta, döviz kurlarındaki oynaklık ise gıda fiyatlarını doğrudan artırmaktadır. Bu durum, ülkemizin gıda egemenliğini zayıflatmaktadır. TBM.M +r

Gıda enflasyonu, yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda halk sağlığı ve sosyal adalet meselesidir. Alım gücünün düşmesiyle dar gelirli vatandaşlarımız yeterli ve dengeli beslenemez hale gelmiş; çocuklarda yetersiz beslenme kaynaklı sağlık sorunları artmıştır. Bu durum, toplumsal eşitsizlikleri daha da derinleştirmektedir.

Gıda enflasyonunun nedenleri yapısal olup, kısa vadeli müdahalelerle çözülememektedir. Tarımsal üretim planlamasının güçlendirilmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi, üretici ile tüketici arasındaki zincirin şeffaflaştırılması, depolama ve lojistik altyapısının geliştirilmesi ve ithalata bağımlılığın azaltılması gerekmektedir.

Bu nedenlerle, gıda enflasyonunun nedenlerinin bütün boyutlarıyla araştırılması, kalıcı çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve vatandaşlarımızın sağlıklı, ulaşılabilir gıdaya erişiminin güvence altına alınması açısından büyük önem taşımaktadır.

---

**Kaynak gösterme:** Cevdet Akay (CHP, Karabük). “Gıda enflasyonunun nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3344, 5 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3344-gida-enflasyonunun-nedenlerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmesi-ama (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/5205f4fe-afc5-4188-872f-019a5e85eada

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
