# Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde bulunan bir parfüm fabrikasında meydana gelen yangının tüm boyutlarıyla araştırılarak benzer kazaların önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3385)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3385
- **Tarih:** 11 Kasım 2025
- **İlk imza:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/63957047-6ecb-4543-8c3a-019a9105f132
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3385-kocaeli-nin-dilovasi-ilcesinde-bulunan-bir-parfum-fabrikasinda-meydana-gelen-yanginin-tum

> 10/3385 esas numaralı meclis araştırması önergesi 11 Kasım 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025'te bir parfüm/kozmetik deposunda meydana gelen patlama ve yangın sonucu en az 2'si işçileştirilmiş çocuk 6 kadın işçinin yaşamını yitirdiği, 1'i ağır olmak üzere çok sayıda işçinin yaralandığı olay; iş sağlığı ve güvenliği, ruhsat/denetim, çocuk işçiliği ve yerel/merkezi idarenin gözetim yükümlülükleri bakımından ciddi iddiaların gündeme getirilmesi ve tüm boyutlarıyla araştırılması, benzer faciaların önlenmesi için gerekli yasal ve idari tedbirlerin tespiti amacıyla, Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 104' üncü ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını teklif ve arz ederim.

GEREKÇE

Türkiye'de çalışma rejiminin son yıllardaki seyri; taşeronlaşma, güvencesiz ve kayıt dışı istihdam, sendikasızlaştırma, düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve cinsiyetçi iş bölümü üzerinden derinleşen bir emek sömürüsüne işaret etmektedir. Bu tablo, işyerlerinde kârın ve maliyet düşürmenin insan yaşamının önüne konulduğu; işçi sağlığı ve güvenliğinin ise kâğıt üzerinde bırakıldığı bir düzen üretmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'nin verilerinde 2025 yılı Ekim ayında en az 169 işçinin yaşamını yitirdiğini; ölenlerin 8'inin çocuk, 12' sinin kadın, 7' sinin göçmen olduğunu; yılın ilk on ayında ise can kayıplarının en az 1.737'ye ulaştığı belirtilmektedir. Bu veriler süreğen iş cinayetleri düzenini yansıtmaktadır.

Güvencesizliğin ana motoru, işçiyi sürekli rekabet ve tehdit altında tutan ekonomik-siyasal tercihlerdir. Geniş tanımlı işsizlik oranının Eylül 2025'te %28,6'ya yükselmiş olması, işçilerin hak taleplerinin karşısına konulmakta; "iş beğenmeme" suçlamasıyla düşük ücret ve ağır koşullara razı gelme dayatmasını yaygınlaştırmaktadır. Aynı dönemde resmî sendikalaşma oranının %14,0 civarında kalması; toplu pazarlığın kapsayıcılığının zayıf olduğunu ve sendikal baraj/vesayet mekanizmalarının emekçilerin söz, yetki, karar hakkını sınırladığını göstermektedir.

Çocuk emeğinin "mesleki eğitim" başlığı altında işçileştirildiği uygulamalar da iş cinayetlerinin karanlık yüzünü büyütmektedir. İSİG'in duyurduğu bulgular; yalnızca 2025'in ilk on ayında en az 71 çocuk işçinin yaşamını yitirdiğini ve çocukların işçileştirilmesinin 10- 11 yaşlara kadar indiğini göstermektedir. Türkiye'nin taraf olduğu ILO 138 (Asgari Yaş) ve 182 (Çocuk İşçiliğinin En Kötü Biçimlerinin Yasaklanması) sözleşmeleri ile 155 (İş Sağlığı ve Güvenliği) ve 187 (İSG Tanıtım Çerçevesi) sözleşmelerinin yükümlülükleri, çocukların ve tüm emekçilerin korunmasını emretmektedir ancak sahadaki gerçeklik bu yükümlülüklerle çelişmektedir.

Mevzuat düzeyinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, risk değerlendirmesi ve önleyici yaklaşımı zorunlu kılar; işverene kapsamlı yükümlülükler getirir. Buna rağmen denetimlerin yetersizliği, kurumsal eşgüdüm eksikliği ve yaptırımların caydırıcı olmaması işyerlerini "kazaya açık" hâle getirmektedir. ILO Normları (özgül olarak No.155 ve No.187) ile uyum iddiası, pratikte yeterli iç güvence ve bağımsız, denetim mekanizmalarıyla desteklenmemektedir.

Kadın emeği, göçmen emeği ve mevsimlik/tarım işçileri başta olmak üzere kırılgan gruplar kayıt dışı, düşük ücretli ve tehlikeli işlerde yoğunlaşmakta; toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılık işyerlerinde görünmez kılmaktadır. İSİG ve bağımsız haber kaynaklarında aktarılan bulgular, çok tehlikeli sınıftaki işlerde dahi eğitim/ekipman yetersizliği ve usulsüz istihdam biçimlerinin sürdüğünü ortaya koymaktadır. Bu koşullar, iş cinayetlerinin önlenebilir olduğunu; dolayısıyla kamusal sorumluluğun ertelenemez olduğunuz bir kez daha göstermektedir.

8 Kasım 2025 sabahı Kocaeli/Dilovası'nda parfüm/kozmetik ürünlerinin depolandığı ve imalat yapıldığı bildirilen bir mekânda patlamalarla birlikte yangın çıkmış; en az 2'si işçileştirilmiş çocuk olmak üzere 6 kadın işçi hayatını kaybetmiş, çok sayıda yaralı hastaneye sevk edilmiştir. İlk teknik ve yapısal bulgular; yangın merdiveni/kaçış düzeneklerinin bulunmadığını, işyerinin bulunduğu binanın hemen yanında İŞKUR şubesinin yer aldığını ve buna rağmen komşu işyeri için etkili bir risk analizi/denetim dizesinin işletilmediğini göstermektedir. Olay sonrası işyeri sahibinin kaçarken yakalandığı iddiası kamuoyuna yansımış; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ise soruşturma başlatarak SGK ve İŞKUR'dan 7 personeli açığa aldığını duyurmuştur.

Bütün bu olgular; ruhsat, işyeri niteliği, tehlikeli kimyasal depolama standartları, afet/acil durum tahliye planları, belediye-İŞKUR-Çalışma Bakanlığı-İş Tefliş-SGK-kolluk koordinasyonu ile Dilovası'nda yoğunlaşan sanayi ve depolama faaliyetlerinin çevresel/işçi sağlığı riskleri bağlamında bütüncül bir incelemeyi zorunlu kılmaktadır. Bu nedenlerle Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025'te bir parfüm/kozmetik deposunda meydana gelen patlama ve yangın sonucu en az 2'si işçileştirilmiş çocuk 6 kadın işçinin yaşamını yitirdiği, 1'i ağır olmak üzere çok sayıda işçinin yaralandığı olay; iş sağlığı ve güvenliği, ruhsat/denetim, çocuk işçiliği ve yerel/merkezi idarenin gözetim yükümlülükleri bakımından ciddi iddiaların gündeme getirilmesi ve tüm boyutlarıyla araştırılması, benzer faciaların önlenmesi için gerekli yasal ve idari tedbirlerin tespiti amacıyla Meclis Araştırması açılmasını teklif ve arz ederim.

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde bulunan bir parfüm fabrikasında meydana gelen yangının tüm boyutlarıyla araştırılarak benzer kazaların önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3385, 11 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3385-kocaeli-nin-dilovasi-ilcesinde-bulunan-bir-parfum-fabrikasinda-meydana-gelen-yanginin-tum (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/63957047-6ecb-4543-8c3a-019a9105f132

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
