# Kadına yönelik şiddetin nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3432)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3432
- **Tarih:** 24 Kasım 2025
- **İlk imza:** Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/dc107973-dedf-4c4a-8f5b-019ac5688417
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3432-kadina-yonelik-siddetin-nedenlerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmes

> 10/3432 esas numaralı meclis araştırması önergesi 24 Kasım 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Beritan Güneş Altın (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Kadına yönelik şiddet her geçen gün katlanarak büyümektedir. Kadınlar her gün fiziksel, ekonomik, cinsel ve psikolojik şiddetle karşı karşıya kalmaktadır. Kadınlara güvenli yaşam alanları sunan yasal düzenlemelerin ideolojik/politik saiklerle kaldırıldığı, kimisinin ise tartışma konusu edildiği mevcut ülke koşullarında, kadına yönelik şiddetin sebeplerinin araştırılması, önlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına dönük gerekli politikaların belirlenmesi/uygulanması maksadıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Türkiye'de kadınlara yönelik fiziksel, ekonomik, cinsel ve psikolojik şiddetin boyutları, alarm seviyesini çoktan geçmiş durumdadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmadığı koşullarda erkek şiddetinin arttığı ve artacağını söylemek malumun ilamıdır. Türkiye'de uzun yıllardır kadına karşı şiddetle mücadelede etkin yöntemlerin belirlenmediği ve var olan yöntemlerin ise tam olarak uygulanmadığı henüz bitmemiş 2025 yılı içerisinde, kamuoyuna ve yargıya yansımış, en az 317 kadın cinayetinin yaşanmasında dahi açıkça görülmektedir. Ülkede yaşanan çoklu krizler halinin en ağır sonuçlarıyla bugün kadınlar karşılaşmaktadır. Kadına yönelik şiddet vakaları geçmişten günümüze kadar devam etmiştir ancak özellikle 2000'li yıllarından başından beri, şiddeti önleyici ve şiddetle mücadele eden mekanizmaların birer birer ortadan kaldırılmasıyla bu vakalar astronomik düzeylere ulaşmıştır. Kadınların icarı güvenliğini" sağlayan, başka bir deyişle erkek şiddetini önleyici en temel metinlerden birisi olan İstanbul Sözleşmesinden ideolojik/politik saiklerle, seçim yatırımı için bir gece yarısı çıkılması; 6284 sayılı Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanununun uygulanmasındaki eksikler/problemler gibi birçok sebep kadına karşı şiddetin katlanarak artmasını sağlamıştır. Günümüz itibariyle kadınlar, eğitim, istihdam, aile içi "görev" dağılımı, spor, siyasi karar alma süreçleri gibi bir dizi alanda cinsiyetçi düzenlemeler ve uygulamalarla karşılaşmakta "cam tavanlara" çarpmaktadırlar.

Kadına karşı şiddetin yalnızca fiziksel şiddet kategorisine alınamayacak kadar kompleks, sistemik ve uzun tarihe sahip olduğu bilinmektedir. Fiziksel şiddete ek olarak kadınlar gündelik yaşamlarında cinsel, ekonomik ve psikolojik şiddetle de karşı karşıya kalmaktadır. Fiziksel şiddet mağduru kadınların ekseriyeti ise en yakınlarında olan erkekler tarafından şiddete maruz bırakılmaktadır. "Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı Eylül 2025 verilerine göre şiddete maruz bırakılanların %89.7'sini kadınlar oluştururken, faillerin %37.3'ünün kadınların evli olduğu erkekler, %11,4'ünün kadınların erkek arkadaşları, %7,8'inin ise aile ferdi erkekler olduğu belirtilmektedir.

Yoğun emek sömürüsü üzerine kurulu olan kapitalizmin işleyişinde patriyarka da esas sac ayaklarındandır. Ekonomik şiddet neticesinde kadınların istihdam süreçlerine katılımı zorlaşmaktadır. Kadınlar, cinsiyetçi istihdam rejimi ile karşılaşılmaktayken aynı zamanda düşük ücretli, güvencesiz ve esnek çalışma şartlarına mecbur bırakılmaktadır. Bunlara ek olarak toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin neticesinde hane içi işlerin, bakım emeğinin de yalnızca kadınların sorumluluğu gibi normalize edilmesinden ve ücretsiz kamu kreşlerinin, yaşlı bakım merkezlerinin yeterli sayıda olmamasından sebeple kadınlar, istihdam süreçlerinin dışına itilmektedirler.

Yine ülkenin dört bir yanındaki kadınların maruz bırakıldıkları bir diğer şiddet biçimi ise cinsel şiddettir. Kadına ve çocuklara yönelik istismar ve cinsel saldırı vakalarının özellikle kamu personelleri tarafından işlendiği vakit uygulanan "cezasızlık politikasıyla" had safhalara ulaştığını kamuoyuna yansıyan rapor ve haberlerde dahi, ki bunlar buzdağının yalnızca görünen kısmını oluşturmaktadır, rahatlıkla gözlemlemek mümkündür.

Kadınlar yukarıda sayılanlara ek olarak fiziksel, ekonomik ve cinsel şiddete nazaran genel geçer bir tanım yapılması ziyadesiyle zor olan psikolojik şiddete aile, okul, işyeri dahil neredeyse yaşamın tüm alanlarında maruz kalmakta/bırakılmaktadırlar. Kadınların kendi yaşamları hakkında söz söylemesinin bile önüne geçilmeye çalışıldığı, aynı zamanda bir erkeklik pratiği de olan madun adına konuşulmasıyla kadınlar her gün psikolojik şiddet ile karşı karşıya gelmektedir.

Tüm bunlar göz önünde tutulduğunda, kadına karşı şiddetin tüm çeşitleriyle ve tüm yönleriyle mücadelede etkin yöntemlerin tespit edilip, gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve uygulanması için Meclis araştırması açılması zaruridir.

---

**Kaynak gösterme:** Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Kadına yönelik şiddetin nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3432, 24 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3432-kadina-yonelik-siddetin-nedenlerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmes (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/dc107973-dedf-4c4a-8f5b-019ac5688417

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
