# Son yıllarda çıkarılan yargı paketlerinin yargı süreçlerine etkisine yönelik bütüncül ve kapsayıcı bir araştırma yapılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3439)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3439
- **Tarih:** 25 Kasım 2025
- **İlk imza:** Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/95756450-57f3-4af2-bff7-019ac56f81eb
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3439-son-yillarda-cikarilan-yargi-paketlerinin-yargi-sureclerine-etkisine-yonelik-butuncul-ve-k

> 10/3439 esas numaralı meclis araştırması önergesi 25 Kasım 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Selçuk Özdağ (Yeni Yol); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Ülkemizde çıkarılan 10 adet"Yargı Paketi"nin ve hazırlık aşamasında bulunan 11. Yargı Paketi'nin, suçun önlenmesine yönelik caydırıcılık etkisinin, toplumun sosyal, siyasal, ekonomik ihtiyaçlarına katkılarının, kamuoyunun beklenti ve talepleriyle uyumunun, toplumun huzur ve güvenliğine etkilerinin, cezaevlerinin kapasite ve koşulları üzerindeki sonuçlarının, mahkumların yaşam standartlarına, infaz sistemine ve adaletin etkinliğine yansımalarının bütün yönleriyle incelenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını, Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca arz ve teklif ederiz. 25.11.2025

GEREKÇE

Türkiye'de son yıllarda yargı alanına ilişkin reform ihtiyacı, hem kamuoyunun beklentileri hem de uygulamada karşılaşılan yapısal sorunlar nedeniyle giderek daha görünür hale gelmiştir. Bu doğrultuda, on ayrı "Yargı Paketi" çıkarılmış, 11. yargı paketine ilişkin hazırlıklar ise devam etmektedir. Ancak bu paketlerin bütüncül bir etki analizine tabi tutulmaması, uygulamada doğurduğu olumlu ya da olumsuz sonuçların sistematik olarak ele alınmaması, yargı politikalarının uzun vadeli etkilerinin belirsiz kalmasına neden olmaktadır. Her bir paketin kendi içinde belirli sorun alanlarını düzenlemesi amaçlanmış olsa da, reformların birbirleriyle ilişkileri, ceza adalet sistemi üzerindeki bütünsel etkileri ve ortaya çıkan sonuçların somut verilerle desteklenip desteklenmediği henüz kapsamlı biçimde değerlendirilmemiştir.

Bir adalet sisteminin başarısı yalnızca suç işlendikten sonra verilen cezaların sertliğinde değil, suçun önlenmesi, caydırıcılığın artırılması, failin yeniden suç işlemesini önleyecek rehabilite edici mekanizmaların güçlendirilmesinde yatar. Ancak bugüne kadar çıkarılan yargı paketlerinin suç oranlarına, yeniden suç işleme oranlarına, genç suçluluğuna, uyuşturucu suçlarının yaygınlığına ya da toplumsal şiddet eğilimine olan etkisine ilişkin kamuoyuyla paylaşılan kapsamlı bir etki analizi bulunmamaktadır. Ceza yaptırımlarında yapılan değişikliklerin toplumdaki suç döngüsünü ne ölçüde kırdığı, caydırıcılık bakımından ölçülebilir sonuçlar üretip üretmediği, mevcut reformların temel değerini belirleyen esas unsurlardır. Bu nedenle, yargı paketi düzenlemelerinin güvenlik ve kamu düzenine etkisinin somut verilere dayalı olarak ortaya konması ihtiyacı meydana gelmektedir.

Türkiye'nin sosyal, siyasal ve ekonomik yapısı sürekli değişmekte, toplumsal talepler de bu değişim doğrultusunda dönüşmektedir. Yargı paketleri hazırlanırken halkın adalet sistemiyle ilgili temel beklentilerinin ne ölçüde gözetildiği, düzenlemelerin kamuoyu tarafından nasıl karşılandığı ve toplumun adalet algısına katkı sunup sunmadığı önemli bir soru işaretidir. Yargı reformlarının en önemli amacı, vatandaşın hukuka erişimini kolaylaştırmak, yargıya güveni güçlendirmek ve hukuk devleti ilkesini pekiştirmek olmalıdır. Ancak kamuoyu araştırmaları, adalet sistemine duyulan güvenin halen istenen seviyeye ulaşmadığını göstermektedir. Bu durum, çıkarılan paketlerin toplumsal beklentileri karşılamadığını değil, ancak bu karşılığın somut biçimde ölçülmesi gerektiğini göstermektedir. Dolayısıyla, reformların toplumla ne ölçüde örtüştüğünü analiz etmek demokratik hukuk devleti açısından zorunlu bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Cezaevlerinin kapasite aşımı, son yıllarda Türkiye'nin en önemli ve kronikleşen sorun alanlarından biridir. Yargı paketlerinin infaz sürelerinde yaptığı değişikliklerin cezaevlerindeki yoğunluğu azaltıp azaltmadığı, denetimli serbestlik uygulamalarının ne ölçüde etkili olduğu, cezaevlerinin fiziki koşullarının insan haklarına uygunluğu ve mahkumların temel yaşam standartlarının ne seviyede olduğu ciddi bir soru işaretidir. Cezaevleri yalnızca cezalandırma alanı değil, aynı zamanda topluma yeniden kazandırma ve rehabilite etme mekanizmalarının işlediği kurumlardır. Bu yönüyle, yargı paketlerinin mahkumların sosyal haklarına, sağlık hizmetlerine erişimlerine, eğitim-rehabilitasyon programlarına katılımına ve cezaevi personelinin çalışma koşullarına etkisinin derinlemesine incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca, cezaevlerinde yaşanan güvenlik problemleri, intihar ve şiddet vakaları, disiplin uygulamaları ve tutukluluk sürelerinin cezaevine etkisi gibi hususlar da araştırmanın önemli bir parçasıdır.

Yargı paketleriyle hedeflenen temel konulardan biri de yargının iş yükünü azaltmak ve adaletin daha hızlı tecelli etmesini sağlamaktır. Ancak reformların mahkemelerin ortalama karar sürelerine, dava türlerine göre iş yükü dağılımına, savcı ve hakimlerin çalışma kapasitesine ve adli süreçlerin ekonomik maliyetine olan etkisi henüz kapsamlı şekilde ortaya konmamıştır. Yargı sistemindeki tıkanıklıkların giderilmesi, adli süreçlerin hızlanması ve tarafların hak kaybı yaşamaması demokratik hukuk devletinin temel gereğidir. Bu bağlamda, çıkarılan paketlerin adliyelerde somut bir rahatlama sağlayıp sağlamadığı, istatistiki olarak ölçülmeli ve kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Son dönem yargı paketleri özellikle arabuluculuk, uzlaştırma ve benzeri alternatif çözüm yollarını yaygınlaştırmayı hedeflemiştir. Bu yöntemlerin adalet hizmetlerine erişimi kolaylaştırıp kolaylaştırmadığı, vatandaşın ekonomik yükünü azaltıp azaltmadığı, uygulamada bir zorunluluk veya fiili yönlendirme oluşturup oluşturmadığı gibi hususlar da incelenmelidir. Alternatif yöntemlerin tüm taraflar için hakkaniyetli işleyip işlemediğinin tespiti, yargı paketlerinin başarısının önemli bir göstergesidir.

Sonuç olarak, son yıllarda çıkarılan yargı paketlerinin kapsamı genişlemekle birlikte, bu düzenlemelerin toplumun adalet ihtiyacına, suçun önlenmesine, cezaevlerinin koşullarına, yargı süreçlerinin etkinliğine ve hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesine ne ölçüde katkı sunduğuna ilişkin bütünsel ve kapsamlı bir değerlendirme yapılması zorunlu hale gelmiştir. Meclis tarafından yapılacak bir araştırma, hem yargı reformlarının gerçek etkilerini ortaya koyacak hem de gelecekte hazırlanacak düzenlemelerin daha sağlıklı bir zemine oturmasını sağlayacaktır.

---

**Kaynak gösterme:** Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla). “Son yıllarda çıkarılan yargı paketlerinin yargı süreçlerine etkisine yönelik bütüncül ve kapsayıcı bir araştırma yapılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3439, 25 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3439-son-yillarda-cikarilan-yargi-paketlerinin-yargi-sureclerine-etkisine-yonelik-butuncul-ve-k (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/95756450-57f3-4af2-bff7-019ac56f81eb

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
