# Askerlik görev süresi içerisinde karşılaşılan intihar ve şüpheli ölüm vakalarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3443)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3443
- **Tarih:** 26 Kasım 2025
- **İlk imza:** Eylem Ertuğ Ertuğrul (CHP, Zonguldak)
- **İmza sayısı:** 22
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/aaf9c695-5a4a-4e85-afd4-019ad88b5b8a
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3443-askerlik-gorev-suresi-icerisinde-karsilasilan-intihar-ve-supheli-olum-vakalarinin-arastiri

> 10/3443 esas numaralı meclis araştırması önergesi 26 Kasım 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Eylem Ertuğ Ertuğrul (CHP); 22 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Askerlik görevini yerine getirmek üzere birliğine teslim olmuş, o andan itibaren devletin himayesinde olan ve askerlik görevi sırasında intihar eden ya da şüpheli biçimde ölen askerlerimizin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Askerlik görevi sırasında yaşanan kazalar, mühimmat depolarındaki patlamalar, yemekten zehirlenmeler, askerlerin donarak ölmesi, güneş altında bekletilerek beyin kanaması geçirmesi ve intihar olarak kayıtlara geçen birçok şaibeli ölüm gündeme gelmiştir. Devletin en temel görevi, ailelerinin vatani görevini yapmak için kendisine emanet ettiği ve sorumluluğu altındaki bu gençleri korumaktır. Ancak ne yazık kl, yaşanan birçok vaka "askerlik" görevinin fıtratından dolayı gerçekleşen olaylar gibi görülmekte, açılan soruşturmaların birçoğu ya takipsizlikle sonuçlanmakta ya da sorumluluğu bulunanlara soruşturma dahi açılmamaktadır. İntihar olarak kayıtlara geçen veya kaza sonucu yaşanan birçok ölüm, kamuoyu tarafından kuşkuyla karşılanmaktadır ve olayların üzerinin örtüldüğü, sorumluların korunduğu yönünde ciddi kuşkular vardır. Ölümler sonrası yapılan açıklamaların tatmin edici olmayışı ve çoğu zaman gerekli adli ve tıbbi incelemeler yapılmadan dosyaların kapatılması kuşkuları artırmakta ve güven duygusunu zedelemektedir. Bunlara ek olarak, aidiyet duygusunda da ciddi sorunlara yol açmaktadır. Artan kuşkular ve aidiyet duygusunda oluşan zedelenmeler, söz konusu ölümlerin ciddiyetle araştırılması gerektiğini göstermektedir. Askerlik görevi süresi içinde yaşanan intiharların ve şüpheli ölümlerin araştırılması, ölümlerde sorumluluğu olan yetkililerin ve/veya faillerinin yargı karşısına çıkarılmayışlarının nedenlerinin tespiti ve bu ölümlerin önüne geçilebilmesi için gerekli önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 ve TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105 maddeleri kapsamında bir meclis araştırması açılması konusunda gereğini arz ederiz.

GEREKÇE

Zorunlu askerlik görevini yerine getiren gençlerimiz, devletimize emanet edilen en değerli varlıklarımızdır. Buna karşın, son yıllarda Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı birliklerde meydana geldiği iddia edilen şüpheli asker ölümleri, kamuoyunda derin kaygılara yol açmaktadır.

Birçok olay resmî kayıtlara "intihar" olarak geçirilse de, ailelerin beyanları, tanık ifadeleri, adli tıp raporları, kamera kayıtları ve olay öncesi/sonrası tutanaklar arasında ciddi çelişkiler bulunduğu yönünde iddialar vardır. Son 10 yılda kışlalarda intihar eden ya da şüpheli biçimde hayatını kaybeden asker sayısı, çatışmalarda hayatını kaybeden asker sayısını geçmiştir. Bilindiği kadarıyla 2000 yılından bu yana yaşamını yitiren yüzlerce askerin ölümü kayıtlara 'eğitim zayiatı' veya 'intihar' olarak geçmiştir. Askeriyede yaşanan şüpheli ölü açılan davalarda ne yazık ki etkin bir soruşturma, sonuç alınan davalar ise yıllarca sürmektedir. Her ne kadar bugüne kadar TBMM nezdinde verilen soru önergelerine Milli Savunma Bakanlığı tarafından verilen cevaplarda, "Türk Suahi

ORUP BASKANLIB

Kuvvetlerinde, ölüm veya yaralanma ile sonuçlanan her türlü olayda (şehadet, kaza, intihar vb.), hem adli hem de idari soruşturma açılmakta ve olay mutlaka en ince ayrıntısına kadar araştırılarak sorumlu olanlar hakkında gerekli adli ve idari işlemler yapılmaktadır. Bu tür olayların engellenmesine yönelik her türlü idari ve hukuki tedbirler alınmaktadır." ifadeleri yer alsa da, Anayasa mahkemesi birkaç ölüm vakasına yaşam hakkı ihlal kararı verirken, kararlarında etkin soruşturma yürütülmediğine dair hükümlere de yer vermiştir. Bazı vakalarda:

• Askerlerin daha önce şiddet, baskı, mobbing veya tehdit gördüğüne,

• Birliklerdeki kayıt, nöbet, kamera ve silah zimmet prosedürlerinin sağlıklı işletilmediğine,

• Olay anına ilişkin kamera sistemlerinin çalışmadığı, arızalı olduğu veya kayıtların eksik olduğu iddialarına,

• Olay sonrası ailelere eksik ya da çelişkili bilgi verildiğine,

• Askerlerin ruhsal durumlarına ilişkin düzenli psikolojik izleme/erken uyarı mekanizmalarının yetersiz kaldığına,

• Disiplin ve denetim sistemlerinin bazı birliklerde kapalı devre, denetimsiz ve cezasızlık riski taşıyan bir nitelik kazandığına, ilişkin iddialar kamuoyunda ve aileler ezdinde ciddi bir güvensizlik yaratmaktadır. En son terhisine 10 gün kalan jandarma eri Celil Ağaç, Kayseri'de görev yaptığı cezaevinde ölü bulunması, yine aynı cezaevinde İbrahim Halil Horuz'un, askerlik görevini yapmaktayken 2 ay önce nöbet kulübesinde alnından vurulmuş halde ölü bulunması ve ailelerine intihar ettikleri yönünde bilgi verilmesi infiale yol açmıştır. Gerek ihmalden kaynaklı, gerekse şüpheli denilebilecek, nedeni belli olmayan asker ölümleri ise özellikle son yıllarda fazlasıyla artmış ve soruşturmalar genellikle takipsizlikle sonuçlanmaktadır. Her yıl ortalama 100 askerin şüpheli şekilde öldüğü anlaşılmakta ancak çoğu kışlalar içinde yaşanan bu vakaların birçoğu basın ve kamuoyu tarafından hiç duyulmamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti, vatandaşlarının can güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bir tek askerimizin dahi şüpheli şekilde hayatını kaybetmesi, hukuk devleti ilkesi ve kamu vicdanı açısından kabul edilemez. Askerlik hizmeti sırasında meydana gelen ölümlerin her biri titizlikle incelenmeli; aydınlatılmamış hiçbir olay bırakılmamalıdır.

Yaşanan bu sorun artık münferit değil, yapısal bir güvenlik ve denetim sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. TBMM'nin anayasal görevi, bu iddiaları araştırmak, gerçekleri ortaya çıkarmak ve gerekli kurumsal iyileştirmeleri yapmak üzere adım atmaktır. Askerlik görevi süresi içinde yaşanan intiharların ve şüpheli ölümlerin araştırılması, ölümlerde sorumluluğu olan yetkililerin ve/veya faillerinin yargı karşısına çıkarılmayışlarının nedenlerinin tespiti ve bu ölümlerin önüne geçilebilmesi için gerekli önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 ve TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105 maddeleri kapsamında bir meclis araştırması açılması konusunda gereğini arz ederiz.

---

**Kaynak gösterme:** Eylem Ertuğ Ertuğrul (CHP, Zonguldak). “Askerlik görev süresi içerisinde karşılaşılan intihar ve şüpheli ölüm vakalarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3443, 26 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3443-askerlik-gorev-suresi-icerisinde-karsilasilan-intihar-ve-supheli-olum-vakalarinin-arastiri (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/aaf9c695-5a4a-4e85-afd4-019ad88b5b8a

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
