# 23 Kasım 2025 tarihinde Şanlıurfa'daki bir özel bakım merkezinde çıkan yangın sonucu otizmli bir çocuğun hayatını kaybetmesi olayının araştırılarak özel bakım merkezlerinin denetimine yönelik alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3496)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3496
- **Tarih:** 15 Aralık 2025
- **İlk imza:** Dilan Kunt Ayan (DEM Parti, Şanlıurfa)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/5d40ee5f-6146-422d-b385-019b359e1121
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3496-23-kasim-2025-tarihinde-sanliurfa-daki-bir-ozel-bakim-merkezinde-cikan-yangin-sonucu-otizm

> 10/3496 esas numaralı meclis araştırması önergesi 15 Aralık 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Dilan Kunt Ayan (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Şanlıurfa'nın Batıkent Mahallesi'nde bulunan Karaköprü Huzur Bakım Merkezi'nde yaşanan yangın sonucu 7 yaşındaki otizmli Poyraz Efe Öztürk'ün hayatını kaybetmesi ile aynı kurumda geçmiş yıllarda meydana geldiği ileri sürülen şüpheli ölüm, istismar ve kötü muamele iddialarının tüm yönleriyle araştırılması; özel bakım merkezlerinin denetim süreçlerinin, mevzuat uygulamalarının, kamu otoritelerinin gözetim yükümlülüğünün ve çocuğa yönelik koruma mekanizmalarının işleyişinin incelenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 26.11.2025

GEREKÇE

Şanlıurfa'nın Batıkent Mahallesi'nde 23 Kasım gecesi Karaköprü Huzur Bakım Merkezi isimli özel engelli bakım merkezinde çıkan yangın sonucu 7 yaşındaki otizmli Poyraz Efe Öztürk ağır yaralanmış, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir. Olay henüz aydınlatılamamış pek çok noktayı içinde barındırmakta olup, çocuğun ölümü yalnızca bir yangın faciası değil, aynı zamanda ilgili kurumun geçmişi, iddialar ve bölgede uzun süredir dile getirilen şikayetler ' dikkate alındığında çok daha derin yapısal sorunlara işaret etmektedir.

Tarafımıza özel yollarla iletilen bilgiler, yerelde yapılan incelemeler ve basına yansıyan haberler kurumda geçmiş yıllarda da şüpheli vakalar yaşandığını göstermektedir. Kurumda hastası bulunan aileler ve daha önce burada çalışmış personel tarafından aktarılanlara göre, 13 yaşında Suriyeli bir hastada makat bölgesinde kanama fark edilmesi üzerine personelin şüphelendiği, çocuğun doktora götürülmek istendiği ancak kurum yöneticileri tarafından engellendiği iddia edilmiştir. Kurumda 8 yıldır hasta olarak bulunan H. İsimli kızın ismi adli mercilere verilmesi kaydıyla kurumdaki bir personel tarafından tecavüze uğradığı da iddilar arasındadır. Yine aynı kurumda geçmiş yıllarda üç personelin hem hastalara hem de kurum içinde çalışan personele yönelik taciz ve tecavüz girişimlerinde bulunduğu, duvara vurma çarpma, dövme gibi yollara şiddet uyguladığı, bu olaylar nedeniyle şikâyetçi olmak isteyenlerin tehdit edildiği, korkutulduğu ve şikâyet mekanizmalarının işlevsiz hale getirildiği ileri sürülmektedir. Buna rağmen geçmiş dönemlerde kurumda yaşanan bu çirkin vakalar ve suçlar nedeniyle ihraç edilen ve görevi sonlandırılan isimler olduğu da tarafımıza bildirilmiştir. Kurumla ilgili 2-3 ay önce (Ağustos veya Eylül, 2025) ALO 183 kanalıyla bir takım şikayet ve ihbarlarda bulunulduğu fakat kuruma gelen denetleme müfettişlerinin müdürlük odasından çıkmadan kağıt üstünde bir denetim yaptığı, bu denetimlerde kurum kameralarının silinmiş olması nedeniyle ve etkin denetleme yapılmaması nedeniyle bir şey bulunamadığı iddia edilmiştir.

Kurumun sahibiyle ilgili iddialar ise olayları daha da dikkat çekici hale getirmektedir. Buna göre, söz konusu kişinin daha önce Mersin'de dershane işlettiği, burada bir soruşturma geçirdiği, Şanlıurfa'da ise Bakanlığın belirlediği hasta kapasitesi kriterlerine aykırı biçimde gece servisi bulunan bir bakım merkezi açabildiği, kurumla ilgili şikâyetlerin, şüpheli ölümlerin ve istismar iddialarının Bakanlıktaki tanıdıkları aracılığıyla sümen altı edildiği iddia edilmiştir. Bu durum, denetim mekanizmalarının siyasallaşması ve özel ilişkilerle işlemez hale gelmesi ihtimalini gündeme getirmektedir.

Son yangın vakasıyla birlikte artan şüpheler, Poyraz Efe'nin ölümüne neden olan yangının nasıl ve neden çıktığı üzerinde yoğunlaşmaktadır. Poyraz Efe, otizmli bir çocuk olup anne ve babası boşanmış durumdadır. Covid döneminde bakımsız kalan çocuk Osmaniye'de babaannesine bırakılmış, 6 Şubat depremlerinin ardından babası tarafından bu bakım merkezine yerleştirilmiştir. Annenin bir süre çocuğunu bulamadığı, ardından kurumda daha önce çalıştığı söylenen bir kadın tarafından "çocuğunuza burada tecavüz ediliyor, gelin alın" şeklinde uyarıldığı, annenin kuruma giderek çocuğunu kontrol etmek ve hastaneye götürmek istediğinde bazı personel tarafından "bize iftira atarsan seni hapse attırırız, çocuğun da sokakta kalır" denilerek tehdit edildiği aktarılmaktadır. Anne korktuğu için çocuğunu kurumda bırakmak zorunda kalmış, ancak kurumla ilgili eski çalışanlar, hastalar ve komşu yerleşimlerde yaşayan çok sayıda kişi kurumda ağır ihmaller, istismar vakaları ve şüpheli olaylar yaşandığını dile getirmiştir.

Türkiye'de çocuklara yönelik istismar, ihmal ve şiddet vakalarının önemli bölümü kamu otoritelerinin zamanında ve etkin müdahalede bulunmaması nedeniyle engellenememekte; denetim yetersizliği, cezai süreçlerdeki aksaklıklar ve cezasızlık algısı bu vakaların sürmesine yol açmaktadır. Üstü örtülen ve etkin soruşturma yürütülmeyen kurumlarda geçmişte daha vahim olayların ortaya çıktığı, suçların geriye dönük şekilde tespit edildiği çok sayıda örnek bulunmaktadır. Bu nedenle Poyraz Efe'nin ölümü ve bu kurumla ilgili daha önce dile getirilen tüm iddiaların derinlemesine incelenmesi zorunludur.

Poyraz Efe'nin yakınlarının maddi ve manevi güçsüzlükleri, adalete erişim konusunda yalnız bırakılmaları ve soruşturma sürecindeki ihmaller kaygı vericidir. Ailenin alınan karakol ifadeleri sırasında emniyetin üst makamlarca sürekli arandığına, savcılığın kendilerini ciddiye almadığına, yazılı ifade almadığına ilişkin aktarımları; kurum sahiplerinin maddi ve manevi nüfuzlarının soruşturmayı etkileyeceğine dair endişeler; kamu güvenliği ve adalet duygusunu zedeleyici niteliktedir.

Bu olay, devletin çocuk koruma, sosyal hizmet, denetim yükümlülüğü ve kamu güvenliği alanındaki asli sorumluluklarını ilgilendirmektedir. Meclis'in görevi de böylesi ağır iddiaların politik, idari ve hukuki boyutlarıyla araştırılmasını sağlamak; çocuğun üstün yararını önceleyen, denetim ve izleme mekanizmalarını güçlendirecek yapısal önerileri ortaya koymaktır. Bu konuda öncelikli olarak sorumlu olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile diğer yetkili kişi ve kurumların sorumluluklarını tam ve eksiksiz yerine getirmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, Poyraz Efe'nin şüpheli ölümü, aynı kurumda geçmiş yıllarda gerçekleştiği iddia edilen balkondan düşme, ilaç dozu aşımı gibi nedenlerle meydana gelen ölümler, personeller arası cinsel taciz ve baskı, hastalara yönelik istismar, taciz ve tecavüz iddiaları, denetim mekanizmalarındaki zafiyetler, idari ve siyasi nüfuz ilişkileri gibi tüm hususların Meclis tarafından incelenmesi ve kamu vicdanının tatmin edilmesi adına TBMM bünyesinde bir Meclis Araştırması Komisyonu kurulması zorunludur.

---

**Kaynak gösterme:** Dilan Kunt Ayan (DEM Parti, Şanlıurfa). “23 Kasım 2025 tarihinde Şanlıurfa'daki bir özel bakım merkezinde çıkan yangın sonucu otizmli bir çocuğun hayatını kaybetmesi olayının araştırılarak özel bakım merkezlerinin denetimine yönelik alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3496, 15 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3496-23-kasim-2025-tarihinde-sanliurfa-daki-bir-ozel-bakim-merkezinde-cikan-yangin-sonucu-otizm (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/5d40ee5f-6146-422d-b385-019b359e1121

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
