# Basın ve ifade özgürlüğünün mevcut durumunun tüm yönleriyle ortaya koyulması ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3533)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3533
- **Tarih:** 22 Aralık 2025
- **İlk imza:** Okan Konuralp (CHP, Ankara)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/17010124-52e5-435b-bc96-019b5a8cd883
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3533-basin-ve-ifade-ozgurlugunun-mevcut-durumunun-tum-yonleriyle-ortaya-koyulmasi-ve-alinmasi-g

> 10/3533 esas numaralı meclis araştırması önergesi 22 Aralık 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Okan Konuralp (CHP); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 26. ve 28. maddeleriyle güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğü, demokratik hukuk devletinin temel unsurlarındandır. Ancak son yıllarda Türkiye'de gazetecilere yönelik baskı, sansür, soruşturma ve tutuklamalar, medya kuruluşlarının kapatılması, yayın yasakları, lisans iptalleri, ilan ve reklam ambargoları, internet haber sitelerine erişim engelleri, sosyal medya paylaşımları nedeniyle başlatılan soruşturmalar ve oto-sansür olgusunun yaygınlaşması, basın özgürlüğünün ciddi biçimde gerilediğine işaret etmektedir.

Uluslararası basın özgürlüğü endekslerinde Türkiye'nin sürekli olarak alt sıralarda yer aldığı gerçeğinden hareketle; Sınır Tanımayan Gazeteciler, Freedom House ve Avrupa Konseyi raporlarında Türkiye'ye ilişkin yapılan olumsuz değerlendirmeler de göz önüne alındığında; basın özgürlüğünün AKP döneminde yapısal bir sorun haline geldiğini ortaya koymaktadır. Bu tablo, gazeteciler ile birlikte toplumun tamamının da haber alma hakkının ihlali anlamına gelmektedir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından uygulanan idari para cezaları, yayın durdurma ve lisans iptali kararlarının çoğunlukla eleştirel yayın yapan medya kuruluşlarını hedef aldığı yönündeki yaygın kanaat; Basın İlan Kurumu aracılığıyla uygulanan ilan kesme ve ilan vermeme yaptırımlarının ekonomik baskı mekanizması olarak kullanıldığı iddialarıyla birleştiğinde, basın özgürlüğü üzerindeki kamusal baskının boyutları daha da görünür hale gelmektedir.

Gazetecilere yönelik fiziksel saldırılar, yaşam hakkına yönelik tehditler, yargının bir baskı aracına dönüştürülmesi, uzun tutukluluk süreleri hukuki güvenlik ilkesini zedelemekte ve basın mensuplarını sistematik bir baskı ortamında çalışmaya zorlamaktadır. Tutuklu gazeteciler Merdan Yanardağ, Fatih Altaylı ve Enver Aysever örneklerinde de görüldüğü üzere, Türkiye'de gazetecilerin yaptıkları yorum, eleştiri ve haberler nedeniyle gözaltı, tutuklama, yayın durdurma ya da yargısal baskılara maruz kalması, basın özgürlüğü alanındaki sorunların yapısal ve sistematik bir nitelik taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır.

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Gazeteciler Cemiyeti ve çok sayıda meslek örgütünün "Haber, suç kapsamına alınama?" . Mömündeki açıklamaları da gazetecilerin içinde bulunduğu durumu gözler önüne sermektedir TGS'nin verileri de tablonun münferit olmadığını, sistematikleştiğini göstermektedir. TGS raporunda, Eylül 2024-Eylül 2025 döneminde en az 109 gazetecinin gözaltına alındığı, 36 gazetecinin tutuklandığı ve en az 67 gazeteciye adli kontrol tedbiri uygulandığı; adli kontrolün fiilen "basın kontrolü" işlevi gördüğü belirtilmiştir.

Bu çerçevede; Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğünün mevcut durumunun tüm boyutlarıyla ortaya konulması, gazetecilere yönelik adli ve idari uygulamaların demokratik hukuk devleti ilkeleriyle uyumunun incelenmesi, RTÜK ve Basın İlan Kurumu başta olmak üzere kamu otoritelerinin yetkilerini kullanma biçimlerinin değerlendirilmesi, internet gazeteciliği ve dijital medya üzerindeki erişim engelleri ile sansür uygulamalarının etkilerinin tespit edilmesi, uluslararası sözleşmeler ve AİHM içtihatları ışığında yasal reform önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılması hususunda gereğini arz ederiz.

---

**Kaynak gösterme:** Okan Konuralp (CHP, Ankara). “Basın ve ifade özgürlüğünün mevcut durumunun tüm yönleriyle ortaya koyulması ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3533, 22 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3533-basin-ve-ifade-ozgurlugunun-mevcut-durumunun-tum-yonleriyle-ortaya-koyulmasi-ve-alinmasi-g (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/17010124-52e5-435b-bc96-019b5a8cd883

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
