# Hakkari ili başta olmak üzere ülke genelindeki hava kirliliğinin nedenlerinin ve etkilerinin tüm boyutlarıyla araştırılarak kirliliği önleyecek çözümlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3602)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3602
- **Tarih:** 13 Ocak 2026
- **İlk imza:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/23c6e161-bfd1-47e7-8a05-019bda71965b
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3602-hakkari-ili-basta-olmak-uzere-ulke-genelindeki-hava-kirliliginin-nedenlerinin-ve-etkilerin

> 10/3602 esas numaralı meclis araştırması önergesi 13 Ocak 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Öznur Bartin (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Temiz Hava Hakkı Platformu'nun Kara Rapor 2024 ve Kara Rapor 2025'te ortaya koyduğu bilimsel veriler; Türkiye'de hava kirliliğinin büyük ölçüde önlenebilir olmasına rağmen yaygın ve kalıcı hâle geldiğini, hiçbir ilin Dünya Sağlık Örgütü'nün temiz hava kılavuz değerlerini karşılayamadığını ve özellikle Hakkâri'de PM2,5 düzeyleri ile buna bağlı sağlık etkilerinin kritik bir eşiğe ulaştığını açıkça göstermektedir. Başta Hakkâri olmak üzere ülke genelinde hava kirliliğinin nedenlerinin, halk sağlığı üzerindeki sonuçlarının, enerji ve çevre politikalarındaki yapısal sorunların, bölgesel eşitsizliklerin ve idari sorumlulukların bütüncül biçimde ele alınması; kamuoyunun şeffaf biçimde bilgilendirilmesi ve etkili, kalıcı politika önerilerinin geliştirilmesi amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Temiz Hava Hakkı Platformu'nun (THHP) yayımladığı Kara Rapor 2024 ve Kara Rapor 2025, Türkiye'de hava kirliliğinin ulaştığı boyutun artık bölgesel ya da dönemsel bir sorun olmaktan çıkıp ülke genelinde süreklilik arz eden, yapısal ve çok boyutlu bir halk sağlığı krizine dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Rapora göre 2024 yılı itibarıyla Türkiye'de hiçbir il, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) PM2,5 için belirlediği yıllık ortalama 5 ug/m' temiz hava kılavuz değerini karşılayamamıştır. Bu durum, Anayasa'nın 56'ncı maddesinde güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının fiilen ihlal edildiğini göstermektedir. Kara Rapor 2025 verilerine göre, PM2,5 kirliliği 2024 yılında 62 bin 644 erken ölümle ilişkilendirilmiştir. Bu sayı, 30 yaş üzeri tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 13'üne karşılık gelmektedir. Bilimsel modellemeler, PM2,5 düzeylerinin DSÖ kılavuz değerlerine çekilmesi halinde yılda 60 binin üzerinde ölümün önlenebileceğini ortaya koymaktadır. Bu tablo, hava kirliliğinin kaçınılmaz değil; önlenebilir, dolayısıyla kamusal sorumluluk alanında yer alan bir sorun olduğunu açıkça göstermektedir.

Kara Rapor 2024'te, PM2,5 düzeylerinin en yüksek olduğu ve hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin en ağır hissedildiği iller arasında Hakkâri ilk sırada yer almıştır. Bu sıralama, ölüm sayısının mutlak büyüklüğünden ziyade, hava kirliliğine bağlı oransal sağlık etkileri ve risk yoğunluğu temelinde yapılmıştır. Nitekim rapora göre Hakkari'de 2024 yılında hava kirliliğine bağlı hastalıklar nedeniyle 230 kişi yaşamını yitirmiş, PM2,5 düzeylerinin DSÖ sınırının altına düşürülebilmesi halinde bu ölümlerin yaklaşık yüzde 41'inin önlenebileceği hesaplanmıştır.

Hakkari'nin bu riskli konumu; sanayileşme ve nüfus yoğunluğu ile açıklanamayacak ölçüde, enerji politikaları, yakıt tercihleri, çevresel denetim eksiklikleri ve bölgesel altyapı eşitsizlikleriyle doğrudan ilişkilidir. Dağları, yüksek rakımı ve doğa varlıklarıyla bilinen Hakkâri; uzun ve sert kış koşulları nedeniyle aylarca süren kömür kullanımı, yüksek kükürtlü ve düşük kaliteli yakıtların yaygınlığı, ilçe düzeyinde doğal gaz altyapısının yetersizliği, madencilik, petrol arama ve taş ocağı faaliyetleri ile doğal alan tahribatı, hava kirliliğini kronik hale getirmektedir.

Kent merkezinde doğal gaz kullanımının başlaması ve Yüksekova'da sınırlı altyapının devreye alınması, hava kirliliğini kısmen azaltma potansiyeli taşımakla birlikte; ilçelerin büyük bölümünde kömür kullanımının sürmesi nedeniyle hava kirliliğine bağlı hastalık yükünün önümüzdeki yıllarda da devam edeceği öngörülmektedir. Nitekim Hakkari'de akciğer kanseri, KOAH, solunum yetmezliği ve kalp-damar hastalıklarının yaygınlığına ilişkin sağlık meslek örgütlerinin tespitleri bu durumu doğrulamaktadır.

PM2,5; çapı 2,5 mikrometreden küçük, solunum yoluyla akciğerlerin derin dokularına ve kan dolaşımına kadar ulaşabilen partikül maddeleri ifade etmekte olup; kömür ve odun yakımı, egzoz gazları, sanayi faaliyetleri, termik santraller ve orman yangınları başlıca kaynaklar arasında yer almaktadır. Uzun süreli PM2,5 maruziyetinin; KOAH, iskemik kalp hastalığı, inme, akciğer kanseri ve diyabetin yanı sıra demans riskini artırdığı bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur.

Öte yandan hava kirliliğinin ekonomik maliyeti de son derece yüksektir. THHP'nin hesaplamalarına göre hava kirliliğinin Türkiye ekonomisine yıllık faturası yaklaşık 138 milyar dolar olup, bu tutar 2024 yılı GSYH'sinin yaklaşık yüzde 10'una karşılık gelmektedir. Bu durum, hava kirliliğinin yalnızca çevresel ve sağlıkla ilgili değil; aynı zamanda kalkınma, sosyal refah ve kamu maliyesiyle doğrudan ilişkili yapısal bir sorun olduğunu göstermektedir. 2872 sayılı Çevre Kanunu, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ile Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, devlete çevresel riskleri önleme, halk sağlığını koruma ve bölgesel eşitsizlikleri giderme yükümlülüğü yüklemektedir. Buna karşın, Hakkari başta olmak üzere yüksek riskli illerde hava kalitesi izleme, temiz enerjiye erişim ve önleyici sağlık politikalarının yetersizliği, bu yükümlülüklerin etkin biçimde yerine getirilmediğini ortaya koymaktadır. Bu minvalde gerekli önerilerinin geliştirilmesi amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari ili başta olmak üzere ülke genelindeki hava kirliliğinin nedenlerinin ve etkilerinin tüm boyutlarıyla araştırılarak kirliliği önleyecek çözümlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3602, 13 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3602-hakkari-ili-basta-olmak-uzere-ulke-genelindeki-hava-kirliliginin-nedenlerinin-ve-etkilerin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/23c6e161-bfd1-47e7-8a05-019bda71965b

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
