# Denizlerde meydana gelen kirlilik sebebiyle ortaya çıkan sorunların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/362)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/362
- **Tarih:** 2 Ekim 2023
- **İlk imza:** Burhanettin Kocamaz (İYİ Parti, Mersin)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/415f47e0-2b90-4eb8-bb80-018af4234c72
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-362-denizlerde-meydana-gelen-kirlilik-sebebiyle-ortaya-cikan-sorunlarin-arastirilarak-alinmasi

> 10/362 esas numaralı meclis araştırması önergesi 2 Ekim 2023 tarihinde verildi; ilk imza: Burhanettin Kocamaz (İYİ Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Denizlerimizde meydana gelen kirlilik ve bu kirliliğe bağlı olarak ortaya çıkan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 104 ve 105. maddesi uyarınca Meclis araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Evsel ve endüstriyel açıklar denizlerimizi kirletmeye devam etmektedir. Bu atıkların yanı sıra denizyolu taşımacılığı ve akarsulardan denizlere ulaşan atıklar da denizlerimizi kirletmektedir. Kirlilik, deniz canlılarını ve insan sağlığını etkilemektedir.

Marmara Denizi'nde meydana gelen müsilaj ile gündeme gelen denizlerimizdeki kirlilik sorunu kısa süre sonra neredeyse unutulmuştur. Halbuki evsel ve endüstriyel atıkların arıtılmadan veya kısmen arıtılarak denize verilmesi denizlerimizi kirletmektedir. Yine denizyolu taşımacılığı ve buna bağlı olarak denizle buluşan akaryakıt, pis sular ve çöpler de denizlerimizi kirletmektedir. Akarsulardan ve yakın yerleşim yerlerinden denizlere ulaşan atıklar da denizlerimizi kirletmektedir.

Denizlerimizde bunların dışında en büyük kirlilik plastik atıklarla gerçekleşmektedir. Son yıllarda plastik atıklar denizlerimiz için en büyük tehlikelerden birisi haline gelmiştir. Yapılan araştırmalar, deniz çöplerinin yüzde 60 ila yüzde 80'lik bölümünü plastik atıklardan oluşturduğunu ortaya koymuştur. Okyanus ve denizlerde, yaklaşık 100 ila 150 milyon ton plastik çöpün yüzdüğü tahmin edilmektedir. Denizlerde oradan oraya yüzen bu plastik çöplere her yıl 6,5 milyon ton yeni plastik çöpler eklenmektedir. BM Çevre Programı'nın verilerine göre, açık denizlerde kilometrekare başına her yıl ortalama 13 bin plastik düşmekte ve dalgalar bu çöpleri dünyanın her köşesine sürüklemektedir.

Plastik atıklar, her türlü koşula ve bakterilere karşı dayanıklı olmaları niçin karada olduğu gibi denizlerde de yıllarca varlıklarını sürdürmektedir. Böylece bu atıklar hem insanlar hem de doğal yaşam ve ekosistem için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Denizlerimizi kirleten plastikler ve diğer katı atıklar arasında yer alan plastik şişeler ve plastik poşetler 100"lerce yıl yok olmadan denizlerimizde kalabilmektedir. Plastik atıklar, bulundukları yerlerdeki canlı türüne önemli zarar vermekte ve bazı mikro plastik atıklar deniz canlıları tarafından tüketilmektedir. Denizlerimizde plastik atıklara bağlı olarak deniz canlılarındaki ölüm oranları artmıştır. Denizlerimizde ortaya çıkan kirlilik, yalnızca insan sağlığını ve deniz canlılarını etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda turizmi de olumsuz yönde etkilemektedir. Kirlilikle birlikte, aşırı avlanma ve istilacı balık türleri de denizlerimizi tehdit etmeye başlamış ve buna bağlı olarak balık türleri azalmıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde her ne kadar ülkemizde sıfır atık konusunda proje başlatılmış olsa da ne yazık ki bugüne kadar plastik atıklar konusunda istenilen düzeye ulaşılamamıştır.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın verilerine göre, 2002 yılında denizlerimizde toplam 493 bin 446 ton avcılık yapılırken bu rakam 2020 yılında 291 bin 910 tona düşmüştür. TÜİK verilerine göre ise 2022 yılında avlanan deniz balıkları miktarı 254 bin 535 tona kadar gerilemiştir. Hamsi, istavrit ve lüfer gibi balıkların avcılığı da baya gerilemiştir. 2022 yılında avlanan hamsi miktarı 125 bin tona kadar düşmüştür. 2002 yılına göre, istavrit 26 bin 482 tondan 12 bin 349 tona, lüfer 25 bin tondan 3 bin 722 tona düşmüştür. Kirlenmeye bağlı olarak balık türlerinin azalması ve avlanmada ortaya çıkan düşüş balık tezgahlarında balık fiyatlarına da olumsuz yönde yansımış ve balık fiyatları mevsiminde bile çok artmıştır.

Bu nedenle, denizlerimizde meydana gelen kirlilik ve buna bağlı olarak ortaya çıkan sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 104 ve 105. maddesi uyarınca bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması yerinde olacaktır.

---

**Kaynak gösterme:** Burhanettin Kocamaz (İYİ Parti, Mersin). “Denizlerde meydana gelen kirlilik sebebiyle ortaya çıkan sorunların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/362, 2 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-362-denizlerde-meydana-gelen-kirlilik-sebebiyle-ortaya-cikan-sorunlarin-arastirilarak-alinmasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/415f47e0-2b90-4eb8-bb80-018af4234c72

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
