# Aşı reddinin nedenleri ve sonuçlarının araştırılarak aşı reddiyle mücadelede yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3672)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3672
- **Tarih:** 23 Ocak 2026
- **İlk imza:** Aylin Yaman (CHP, Ankara)
- **İmza sayısı:** 25
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/10643905-fddb-489e-90a6-019c1e67a969
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3672-asi-reddinin-nedenleri-ve-sonuclarinin-arastirilarak-asi-reddiyle-mucadelede-yapilmasi-ger

> 10/3672 esas numaralı meclis araştırması önergesi 23 Ocak 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Aylin Yaman (CHP); 25 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Son yıllarda ülkemizde çeşitli nedenlerle artış gösteren aşı reddi ve tereddüdünün nedenlerinin, sonuçlarının ve sağlık sistemi üzerindeki etkilerinin araştırılması amacıyla, Anayasa'ınızın 98. TBMM İçtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri kapsamında Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini saygılarımla arz ederim.

GEREKÇE

Son yıllarda ülkemizde çeşitli nedenlerle artış gösteren aşı kararsızlığı, aşı tereddüdü ve aşı reddi, bireysel bir tercih olarak görülemez ve nihayet, gelinen noktada bu durum toplum sağlığını tehdit eden ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüşmüştür. Modern tıbbın en önemli kazanımları arasında yer alan kitlesel bağışıklama programları sayesinde uzun yılların emeğiyle ulaşılabilmiş ve yoğun çabayla kontrol altında tutulan kimi durumlarda eliminasyon aşamasına getirilen bulaşıcı hastalıkların ülkemizde yeniden görülmeye başlanması, bu tehdidin her geçen gün kar topu gibi büyüyen somut sonuçlarını ortaya koymaktadır.

Büyük bir seferberlik anlayışıyla denetim altına alınabilmiş kızamık hastalığı örneğin, aşı reddi ve tereddüdündeki artışa paralel, yeniden yükselişe geçmiştir. Resmî verilere göre 2021 yılında 50 olan kızamık vaka sayısı, 2022 yılında 103'e, 2023 yılında ise dramatik bir artışla 5.088'e ulaşmış; 2024 yılında ise 1.582 vaka olarak kaydedilmiştir. Kızamık; zatürre, ensefalit, kalıcı sakatlıklar ve ölümlerle sonuçlanabilen son derece bulaşıcı ve tehlikeli bir hastalık olup bu artış, toplumsal bağışıklığın zayıfladığını ve bağışıklama oranlarının kritik eşiklerin altına düştüğünü göstermektedir.

Dünya Sağlık Örgütü, aşıların bulaşıcı hastalıklara bağlı ölüm ve sakatlanmaları önlemede en etkili ve maliyet-etkin halk sağlığı müdahalelerinden biri olduğunu her fırsatta ısrarla vurgulamaktadır. Buna karşın, özellikle son yıllarda geleneksel medya ve dijital platformlar aracılığıyla yayılan yanlış, yanıltıcı ve bilim dışı bilgiler, toplumda aşıya yönelik güvensizliği artırmaktadır. Aşı tereddüdünü ve reddini beslemektedir. Bu durum yalnızca bulaşıcı hastalıkların yeniden yayılmasına yol açmakla kalmamakta, aynı zamanda sağlık sistemi üzerinde ciddi bir yük oluşturmaktadır. Her geçen gün hastane başvuruları, yatışlar ve sağlık çalışanlarının iş yükü artmakta, sağlık hizmetlerine erişim ise zorlaşmaktadır. Aşı reddi ve tereddüdüyle etkili biçimde mücadele edilebilmesi için sağlık okuryazarlığını artırmaya yönelik kapsamlı, sürdürülebilir ve bilim öncelikli ve temelli politikaların hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Kamu spotları, eğitim kampanyaları ve doğru bilgilendirmeye dayalı dijital içeriklerle desteklenecek bütüncül ve ısrarlı bir eylem planı olmaksızın, sorunun derinleşerek devam edeceği görülmektedir. Bu çerçevede, bağışıklama oranlarının göreli daha yoğun düştüğü iller veya bölgeler olup olmadığının tespiti, riskli grupların belirlenmesi ve uygun, hedefli müdahalelerin geliştirilmesi acilen gerekmektedir. Aşı reddi ve tereddüdü, bireysel bir tercih alanı olarak değerlendirilemeyecek ölçüde, başkalarının sağlık hakkını doğrudan etkileyen kamusal bir sorundur. Devletin, Anayasa ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde, önleyici sağlık hizmetlerini etkin biçimde sunma ve toplum sağlığını koruma yönünde pozitif yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi ise yasama denetiminin asli unsurlarından biridir.

Toplum sağlığını doğrudan etkileyen ve önlenebilir hastalıkların yeniden yayılmasına neden olan bu acil tablo karşısında, Sağlık Bakanlığının aşı reddi ve tereddüdüne ilişkin elindeki güncel verilerin, yürütülen ve planlanan çalışmaların, ayrıca Dünya Sağlık Örgütü'nün önerileri doğrultusunda ulusal bağışıklama programının güçlendirilmesine yönelik somut adımların zorunlu hale gelmiştir.

Bu nedenlerle; aşı reddi ve tereddüdünün nedenlerinin, sonuçlarının ve sağlık sistemi üzerindeki etkilerinin araştırılması, mevcut politikaların etkinliğinin değerlendirilmesi ve toplum sağlığını korumaya yönelik gerekli önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması gerekmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Aylin Yaman (CHP, Ankara). “Aşı reddinin nedenleri ve sonuçlarının araştırılarak aşı reddiyle mücadelede yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3672, 23 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3672-asi-reddinin-nedenleri-ve-sonuclarinin-arastirilarak-asi-reddiyle-mucadelede-yapilmasi-ger (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/10643905-fddb-489e-90a6-019c1e67a969

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
