# Mersin'in Tarsus ilçesinde bir kişinin hayatını kaybettiği olay ile ilgili iddiaların araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3725)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3725
- **Tarih:** 27 Ocak 2026
- **İlk imza:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars); Sezai Temelli (DEM Parti, Muş)
- **İmza sayısı:** 2
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/6a93f440-9109-4c0d-bd83-019c1e8c3f2b
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3725-mersin-in-tarsus-ilcesinde-bir-kisinin-hayatini-kaybettigi-olay-ile-ilgili-iddialarin-aras

> 10/3725 esas numaralı meclis araştırması önergesi 27 Ocak 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti); 2 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Mersin'in Tarsus ilçesinde 25 Ocak Pazar günü Rojava'da yaşanan savaş ve katliamlara karşı yapılan barışçıl bir eylemin sona ermesinin ardından dağılanlara yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıda 24 yaşındaki Kobaneli Baran Abdi isimli bir genç yaşamını yitirmiştir. Baran Abdi'nin katledilmesinin tüm yönleriyle araştırılması, olayda sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların açığa çıkarılması ve benzer saldırıların önlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve teklif ederiz. (27.01.2026)

GEREKÇE

25 Ocak Pazar günü Mersin'in Tarsus ilçesine bağlı Gazipaşa Mahallesi'nde, Suriye Rojava bölgesinde yaşanan savaş ve sivil katliamlara karşı barışçıl bir şekilde bir araya gelen yurttaşların eylemin ardından dağılmasından sonra, eylemin yapıldığı sokakta bir kişi tarafından açılan ateş sonucu 24 yaşındaki Kobaneli Baran Abdi başından vurularak yaşamını yitirmiştir. Bir gencin ölümüyle sonuçlanan bu olay, Türkiye'de giderek tırmandırılan Kürt karşıtı nefret ikliminin, cezasızlık politikalarının ve siyasal sorumluluğun ağır bir sonucudur. Baran Abdi, henüz 13 yaşındayken IŞID'in Kobane'ye yönelik saldırıları sırasında ailesiyle birlikte yaşamını kurtarmak için göç etmek zorunda kalan, Rojavalı Kürtlerden biridir. Yaşamı boyunca savaşın, zorunlu göçün ve inkâr politikalarının doğrudan mağduru olmuş bir gençtir. Türkiye'de güvenlik ve barış içinde yaşama umuduyla bulunduğu bir kentte, evinin balkonunda başından vurularak katledilmesi, bu olayın tesadüfi ya da bireysel bir "adli vaka" olarak ele alınamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.

Olayın hemen ardından henüz olay yeri incelemesi tamamlanmamış, deliller toplanmamış ve tarafların ifadeleri dahi alınmamışken Mersin Valiliği tarafından bir açıklama yapılmış, gerçeği yansıtmayan bu açıklama kamuoyunda ciddi kaygılara yol açmıştır. Valiliğin açıklamasında "failin evin bahçesine girildi" ifadesi yer almış, fakat söz konusu evin bahçesinin dahi bulunmadığı yönündeki bilgiler, resmi açıklamanın olayın seyrini çarpıttığı ve faili dolaylı biçimde meşrulaştırdığı yönünde güçlü bir algı yaratmıştır.

Türkiye'de daha önce Kürtlere yönelik işlenen birçok cinayette görüldüğü üzere, olayların henüz soruşturma aşamasında dahi devlet yetkililerince yapılan bu tür açıklamalar, cezasızlık zeminini güçlendirmekte, adalet duygusunu zedelemektedir. Bu durum hem mağdur aileyi değil hem de tüm toplumu derinden yaralamakta ve hukuka olan güveni sarsmaktadır. Tarsus'ta yaşanan bu cinayet, Kürt halkının Rojava'daki kazanımlarına yönelik tahammülsüzlüğün, ırkçılıkla beslenen nefret politikasının ve siyasal iklimin doğrudan bir sonucudur. Bu cinayetin gerçekleştiği zemin, yıllardır Kürt kimliğini hedef alan ayrımcı dilin, cezasızlıkla ödüllendirilen şiddetin ve devletin etkili önlem almaktan kaçınan tutumunun sonucudur.

Türkiye ve Ortadoğu'nun barışa her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde gerçekleşen bu cinayet, toplumsal barış ve birlikte yaşam açısından son derece kaygı verici niteliktedir. Bu nedenle olayın yalnızca adli değil, siyasal, toplumsal ve idari boyutlarıyla ele alınması zorunludur. Etkin, şeffaf ve bağımsız bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin denetlenmesi, Kürtlere yönelik cinayetlerin meşrulaştırılmasının ve nefret suçlarının önlenmesine yönelik yapısal tedbirlerin geliştirilmesi, TBMM'nin tarihsel sorumluluğudur. Bu kapsamda, Baran Abdi'nin katledilmesiyle sonuçlanan bu saldırının tüm yönleriyle açığa çıkarılması ve benzer olayların tekrarının önlenmesi amacıyla TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurulması elzemdir.

---

**Kaynak gösterme:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars) ve diğerleri. “Mersin'in Tarsus ilçesinde bir kişinin hayatını kaybettiği olay ile ilgili iddiaların araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3725, 27 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3725-mersin-in-tarsus-ilcesinde-bir-kisinin-hayatini-kaybettigi-olay-ile-ilgili-iddialarin-aras (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/6a93f440-9109-4c0d-bd83-019c1e8c3f2b

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
