# ABD'de görülmekte olan bir çocuk istismarı davasının Türkiye'de kaybolan çocuklarla ilgisinin olup olmadığının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3728)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3728
- **Tarih:** 6 Şubat 2026
- **İlk imza:** Rıdvan Uz (İYİ Parti, Çanakkale)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/59fe65f7-db34-4e15-842f-019c5192dc40
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3728-abd-de-gorulmekte-olan-bir-cocuk-istismari-davasinin-turkiye-de-kaybolan-cocuklarla-ilgisi

> 10/3728 esas numaralı meclis araştırması önergesi 6 Şubat 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Rıdvan Uz (İYİ Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Uluslararası suç ağları, çocuk istismarı ve insan ticareti, küresel ölçekte en ağır insan hakları ihlallerinden birini oluşturmaktadır. Bu suçlar, organize yapılarla sınırları aşarak yürütülmekte olup mağdurların büyük kısmını çocuklar ve genç kızlar oluşturmaktadır.

Jeffrey Edward Epstein skandalı, bu suçların elit ağlar aracılığıyla nasıl sistematik hale getirilebildiğini çarpıcı biçimde ortaya koymuştur.

Epstein, finansçı kimliğiyle edindiği servet ve bağlantıları kullanarak reşit olmayan kız çocuklarını cinsel istismar, fuhuş ağı kurma ve uluslararası insan ticareti suçlamalarıyla karşı karşıya kalmıştır. 2008'de Florida'da hafif bir ceza almış, 2019'da New York ta yeniden tutuklanmış ve hapishanede intihar etmiştir. Ölümü hapishane ihmalleri nedeniyle tartışma yaratmış, ancak resmi raporlar intiharı doğrulamıştır.

Epstein'n suç ağı, özel uçağı "Lolita Express" ve Little St. James Adası üzerinden genç kızları toplamış, "grooming" yöntemleriyle istismar etmiş ve uluslararası boyuta taşımıştır. Ortağı Ghislaine Maxwell 20 yıl hapis cezası almış, Jean-Luc Brunel gibi isimler de kilit rol oynamıştır. Gizli kameralar, şantaj videoları ve offshore finansal işlemlerle desteklenen bu şebeke, yüksek profilli bağlantılar sayesinde uzun süre gizli kalmıştır.

ABD Kongresi'nin 2025'te kabul ettiği Epstein Files Transparency Act ile 6 milyondan fazla sayfa belge, 180.000 fotoğraf ve 2.000 video kamuoyuna açılmıştır. 30 Ocak 2026'da ek 3 milyon sayfalık belge yayımlamıştır. Belgeler, Epstein'ın Mossad ile olası bağlantılarını, şantaj operasyonlarını ve uluslararası çocuk ticaretini yeniden gündeme getirmiştir.

Türkiye'ye dair iddialar şöyledir Epstein uçağının Türkiye'ye en az 9 kez iniş-kalkış yaptığı, bu uçuşlarda reşit olmayan kız çocuklarının "Pedofil Adası"na götürüldüğü, İngilizce bilmeyen çocukların özellikle seçildiği, Epstein'ın Rusya üzerinden Türkiye'ye milyonlarca dolar para transferi yaptığı (toplam 1,1 milyar dolarlık 4.725 işlem) ve bu transferlerin çocuk kaçakçılığıyla ilişkili olabileceği öne sürülmektedir.

TÜİK verilerine göre 2008-2016 arası 104.531 çocuk kayıp müracaatı yapılmış olması, iddialarla ilişkilendirilmektedir. Ayrıca 1999 Marmara Depremi (23 çocuk kayıp açıklaması) ve 2023 Kahramanmaraş depremi (refakatsiz çıkarılan 1.914 çocuk, halen 30 kayıp müracaatı) sonrası vakalar da spekülatif bağlantılarla tartışılmaktadır. Bu iddialar, Türkiye'nin Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne bağlılığı, TCK Madde 80 ve uluslararası işbirliği yükümlülükleri açısından ciddiye alınmalıdır. Epstein dosyaları, güçlü kişilerin hesap vermezliğini simgelemekte; benzer ağların Türkiye'de varlığı, çocuk kayıplarının ilişkisi ve önleyici tedbirler acilen araştırılmalıdır. Bu nedenle Meclis Araştırma Komisyonu kurulması, konunun şeffaf, tarafsız ve kapsamlı biçimde incelenmesini sağlayacaktır. Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 03/02/2026

GEREKÇE

Çocuk istismarı, cinsel sömürü ve uluslararası insan ticareti, modern dünyanın en ağır insan hakları ihlallerinden birini oluşturmaktadır. Bu suçlar, organize suç şebekeleri tarafından sistematik olarak yürütülmekte olup, mağdurların büyük kısmını reşit olmayan çocuklar ve genç kızlar teşkil etmektedir. Küresel ölçekte yürütülen soruşturmalar, bu suçların yalnızca bireysel sapkınlık değil, aynı zamanda güç, servet ve uluslararası bağlantılarla desteklenen ağlar üzerinden işlediğini ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda, Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) Jeffrey Edward Epstein adlı şahsın merkezinde yer aldığı skandal, çocuk istismarı ve insan ticaretinin elit kesimlerde nasıl yaygınlaşabileceğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir.

Jeffrey Edward Epstein, finans dünyasında edindiği servet ve bağlantılarıyla tanınan bir isim olarak, 1990'ların sonundan itibaren reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar, fuhuş ağı kurma ve uluslararası insan ticareti suçlamalarıyla gündeme gelmiştir. 2005 yılında Florida Palın Beach'te başlayan polis soruşturması, onlarca mağdurun ifadesiyle Epstein'ın masaj" bahanesiyle genç kızları istismar ettiğini ve bunları yüksek profilli çevresine sunduğunu ortaya koymuştur. 2008 yılında Florida eyaletinde tartışmalı bir kovuşturmama anlaşması (nonprosecution agreement) ile 18 ay hapis cezası almış, ancak büyük kısmı çalışma izniyle dışarıda geçirilmiştir. Bu anlaşma, mağdurların haklarını yeterince korumadığı ve federal suçlamaları engellediği gerekçesiyle ağır eleştirilere yol açmıştır.2019 yılında New York federal savcılığı tarafından yeniden tutuklanan Epstein, cinsel insan ticareti ve reşit olmayanları cinsel ticarete teşvik suçlamalarıyla karşı karşıya kalmış, ancak 10 Ağustos 2019 tarihinde hapishane hücresinde intihar ederek hayatını kaybetmiştir. Ölümü, hapishane ihmalleri (gardiyanların uyuması, kamera arızaları, intihar izleminin kaldırılması) nedeniyle büyük skandal yaratmış, ancak Adalet Bakanlığı ve FBI raporları intiharı doğrulamış ve cinayet iddialarına dair somut delil bulunmadığını belirtmiştir.

Epstein'ın ortağı Ghislaine Maxwell, 2021 yılında 5 suçtan mahkûm edilmiş ve 20 yıl hapis cezası almıştır.ABD Kongresi tarafından kabul edilen Epstein Files Transparency Act (Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası), Epstein soruşturmasına ilişkin tüm belgelerin (toplam 6 milyondan fazla sayfa, 180.000'den fazla fotoğraf ve 2.000'den fazla video) 19 Aralık 2025 tarihine kadar kamuoyuna açıklanmasını zorunlu kılmıştır. Ancak Adalet Bakanlığı (DOJ), bu tarihi geciktirerek 30 Ocak 2026 tarihinde 3 milyondan fazla yeni belge, 180.000 fotoğraf ve 2.000 video yayımlamıştır.

Bu belgeler, Epstein'ın küresel bir suç şebekesi kurduğunu, gizli kameralar ve video kayıtlarıyla şantaj yaptığı iddialarını güçlendirmekte; ayrıca İsrail istihbaratı Mossad ile olası bağlantıları yeniden gündeme getirmektedir.Yayımlanan belgelerde Türkiye'ye dair çeşitli iddialar yer almaktadır. Epstein'ın özel uçağı "Lolita Express"in uçuş kayıtlarında Türkiye'ye en az 9 kez iniş-kalkış yapıldığı belirtilmekte; bu uçuşlarda Türkiye'den reşit olmayan kız çocuklarının ABD Virgin Adaları'ndaki Little St. James Adası'na götürüldüğü iddia edilmektedir. Belgelerde, Türkiye'den (ve Rusya, Çek Cumhuriyeti, Belarus, Türkmenistan gibi ülkelerden) İngilizce bilmeyen reşit olmayan kız çocuklarının özellikle seçilerek Epstein'ın istismar ağına dahil edildiği, "masaj" bahanesiyle kandırıldığı ve cinsel ilişkiye zorlandığı öne sürülmektedir. Epstein'ın Rusya'daki yaptırımlı bankalar aracılığıyla Türkiye'ye milyonlarca dolar para transferi yaptığı ve bu transferlerin çocuk kaçakçılığı şebekeleriyle ilişkili olabileceği iddiaları, ABD Senato Finans Komitesi Üyesi Ron Wyden'ın 17 Temmuz 2025 açıklamalarına dayalı olarak toplam 1,1 milyar dolarlık 4.725 işlem olarak belgelenmiştir.Belgelerde adı geçen Türk vatandaşları ve bağlantılı isimler arasında Banu Küçükköylü (1990 lar güzellik yarışması katılımcısı, Epstein uçağına bindiği iddia edilen), Turabi Fırat (otel yöneticisi, Epstein uçağı yolcusu), Fettah Tamince (Rixos Hotels sahibi, Epstein masözlerinin eğitim aldığı iddia edilen otel bağlantısı), Ahmet Mücahit Ören (ihlas Holding), Ayşegül Tecimer gibi kişiler yer almaktadır.

Ayrıca Robert Koleji yönetim kurulu üyelerinin Epstein'den bağış talep ettiği iddiaları, eğitim kurumlarının olası bağlantılarını gündeme getirmektedir. Epstein'ın ortağı Ghislaine Maxwell ve Jean-Luc Brunel'in (2022'de ölen Fransız model ajansı sahibi) Türkiye'den kız çocukları topladığı iddiaları da belgelerde geçmektedir. Epstein'ın FETÖ bağlantıları (avukatı Reid Weingarten aracılığıyla lobi faaliyetleri ve 2016 darbe girişimi sonrası süreçleri etkileme iddiaları) ve Tom Barrack gibi isimlerin Epstein e-postalarında Türkiye diplomatik bağlantılarıyla geçtiği belirtilmektedir. Bu iddialar, Türkiye'de büyük yankı uyandırmış olup, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği tarafından 2024'te suç duyurusunda bulunulmuş; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025-2026 döneminde yeni soruşturma başlattığı belirtilmiştir. Türk medyasında ve sosyal medyada tartışılan bu bağlantılar, ulusal güvenlik, çocuk hakları ve uluslararası suçlarla mücadele açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2008-2016 arası dönemde 104.531 çocuk hakkında kayıp müracaatı yapılmış olması, bu iddialarla ilişkilendirilmektedir.

Ek olarak, doğal afetler sonrası kayıp çocuklar vakaları da Epstein dosyalarıyla spekülatif olarak ilişkilendirilmektedir.

1999 Marmara Depremi sonrası enkazdan, hastanelerden veya yardım süreçlerinden kaybolan çocuklar hakkında dönemin Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'ndan Sorumlu Bakan Hasan Gemici'nin 22 Eylül 1999 açıklamasında 23 çocuğun kayıp olduğu belirtilmişse de, kapsamlı resmi istatistik kamuoyuna açıklanmamıştır.

Benzer şekilde, 2023 Kahramanmaraş depremi sonrası Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın açıklamalarına göre enkazdan refakatsiz çıkarılan 1.914 çocuğun akıbeti takip edilmiş olup, halen kayıp müracaatı olan yaklaşık 30 çocuk bulunduğu belirtilmiştir. Bu vakalar, afet süreçlerindeki zafiyetleri işaret etmekte olup, Epstein dosyalarındaki çocuk ticareti iddialarıyla olası bağlantıların araştırılması gerekmektedir. Bu iddialar, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne bağlılığı, Türk Ceza Kanunu Madde 80 (insan ticareti) ve uluslararası işbirliği yükümlülükleri açısından değerlendirilmelidir.

Epstein dosyaları, güçlü kişilerin hesap vermezliğini simgelemekte olup, benzer ağların Türkiye'de var olup olmadığı, çocuk kayıplarının bu ağlarla ilişkisi ve önleyici tedbirler acilen incelenmelidir. Bu kapsamda, Meclis Araştırma Komisyonu kurulması, konunun şeffaf, tarafsız ve kapsamlı bir şekilde ele alınmasını sağlayacaktır. Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

---

**Kaynak gösterme:** Rıdvan Uz (İYİ Parti, Çanakkale). “ABD'de görülmekte olan bir çocuk istismarı davasının Türkiye'de kaybolan çocuklarla ilgisinin olup olmadığının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3728, 6 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3728-abd-de-gorulmekte-olan-bir-cocuk-istismari-davasinin-turkiye-de-kaybolan-cocuklarla-ilgisi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/59fe65f7-db34-4e15-842f-019c5192dc40

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
