# Gıda enflasyonunun nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3753)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3753
- **Tarih:** 11 Şubat 2026
- **İlk imza:** Ayhan Barut (CHP, Adana)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/49eacc59-5b2b-4bcc-bb10-019c75b88a56
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3753-gida-enflasyonunun-nedenlerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmesi-ama

> 10/3753 esas numaralı meclis araştırması önergesi 11 Şubat 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Ayhan Barut (CHP); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Son açıklanan uluslararası ekonomik verilerde, Türkiye'nin %36,06 oranla dünyada gıda enflasyonunda birinci sırada yer aldığı görülmüştür. Bu durum, ülkemizde gıda fiyatlarının yalnızca küresel ekonomik koşullarla açıklanamayacak ölçüde hızlı arttığını, vatandaşın alım gücünün ciddi biçimde azaldığını ve tarımda yapısal bir krizin derinleştiğini göstermektedir.

Öte yandan, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerine göre, Ağustos ayında tarımsal girdi maliyetleri aylık bazda %1,3, yıllık bazda ise %34,09 artmıştır. Aylık bazda en yüksek artış %3,94 ile gübre ve toprak geliştiricilerde gerçekleşmiştir.

Gıda enflasyonundaki bu olağanüstü artışın nedenlerinin, tarım politikalarındaki eksikliklerin, üretici ve tüketici arasındaki fiyat farklarının, ithalata dayalı yanlış uygulamaların ve denetim yetersizliklerinin bütün yönleriyle araştırılarak kalıcı çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ederim. 20.10.2025

GEREKÇE:

Türkiye, tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşamakta; bu krizin en somut yansıması da halkın sofrasına gelen zamlar ve artan gıda fiyatlarıdır. Uluslararası verilere göre Türkiye, %36,06 oranla dünyada gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülke olmuştur. Türkiye yi %27,3 ile Arjantin, %9,46 ile Rusya, %7,2 ile Japonya, %5,6 ile Brezilya izlemektedir. Gelişmiş ülkelerde bu oran %2 ile %4 arasında seyrederken, Türkiye'nin oranı dünya ortalamasının yaklaşık 10 katına ulaşmıştır. Öte yandan, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜik) tarafından açıklanan Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerine göre, Ağustos ayında tarımsal girdi maliyetleri aylık bazda %1,3, yıllık bazda ise %34,09 artmıştır.

Aylık bazda en yüksek artış %3,94 ile gübre ve toprak geliştiricilerde gerçekleşmiştir. Gıda enflasyonunun bu denli yüksek olmasının ardında;

Tarımsal üretim maliyetlerindeki fahiş artışlar, destekleme politikalarının yetersizliği, girdi fiyatlarının döviz bağımlılığı, yanlış ithalat politikaları, tarım alanlarının amaç dışı kullanımı gibi bir dizi yapısal sorun bulunmaktadır.

Çiftçi üretemez hale gelmiş, köylü toprağını terk etmiş, tarımsal üretim her geçen yıl daralmıştır. Mazot, gübre, tohum, ilaç, yem ve enerji fiyatlarındaki kontrolsüz artış üreticiyi üretimden uzaklaştırmıştır. Buna karşın, üreticiden düşük fiyata alınan ürün, tüketiciye katlanarak ulaşmakta; üretici-tüketici fiyat farkı kimi ürünlerde yüzde 400 lere varmaktadır.

Örneğin; Üreticiden 5 TL'ye alınan domates, markette 40 TL'ye satılmakta, bu tablo, piyasada hem denetimsizliği hem de aracıların haksız kazanç mekanizmasını açıkça ortaya koymaktadır. Gıda enflasyonu sadece bir ekonomik sorun değil, aynı zamanda sosyal bir güvenlik sorunudur. Çünkü gıda fiyatlarındaki artış, toplumun geniş kesimlerinin beslenme hakkını tehdit etmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre bile, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı asgari ücretin üzerindedir. Bağımsız araştırmalar ise çok daha çarpıcı sonuçlara işaret etmektedir:

Vatandaşın et, süt, peynir, yumurta gibi temel protein kaynaklarına erişimi azalmış; çocuklarda yetersiz beslenme oranı yükselmiştir.

Öte yandan, tarımda dışa bağımlı hale gelinmesiyle birlikte, ithalat politikaları yerli üreticiyi zayıflatmakta ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar gıda fiyatlarını doğrudan etkilemektedir. Tarımsal üretim planlamasının olmayışı, ürün fazlası veya eksiği gibi dengesizliklere yol açmakta, bu da fiyat oynaklığını artırmaktadır.

Bu nedenlerle, Türkiye'nin gıda enflasyonunda dünya birincisi olmasının arka planında yalnızca ekonomik kriz değil, aynı zamanda tarımsal yönetim krizi bulunmaktadır. Bu krizin aşılması, ancak şeffaf, planlı, üretici merkezli ve kamu yararını önceleyen politikalarla mümkündür. Türkiye'de gıda enflasyonunun neden olduğu tarımsal üretim ve arz zincirindeki yapısal bozuklukların, üretici maliyetlerinin artış sebeplerinin, fahiş fiyat artışlarına neden olan piyasa mekanizmalarının, gıda ithalat politikalarının yerli üretime etkilerinin, destekleme politikalarının yetersizliklerinin, TUiK ve bağımsız kurumlar arasındaki veri farklılıklarının, fiyat denetimlerinin ve kamusal kontralime kinliğinin bütün ayrıntılarıyla incelenmesi ve gıda fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik kalıçısozum oneflerinin geliştirilmesi amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması büyük önem/taşımaktadı.

PRUP BASKANLIĞ

---

**Kaynak gösterme:** Ayhan Barut (CHP, Adana). “Gıda enflasyonunun nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3753, 11 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3753-gida-enflasyonunun-nedenlerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmesi-ama (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/49eacc59-5b2b-4bcc-bb10-019c75b88a56

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
