# Çocuk işçiliğinin nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3802)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3802
- **Tarih:** 20 Şubat 2026
- **İlk imza:** Turan Taşkın Özer (CHP, İstanbul)
- **İmza sayısı:** 23
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/706396df-4890-4925-aec5-019c9f16d9c0
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3802-cocuk-isciliginin-nedenlerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmesi-amac

> 10/3802 esas numaralı meclis araştırması önergesi 20 Şubat 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Turan Taşkın Özer (CHP); 23 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Çocuk işçiliğinin gerçek boyutlarının ortaya çıkarılması, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasının çocuk işçiliği üzerindeki etkilerinin ve çocuk ölümleriyle ilişkilerinin araştırılması, çocuk işçi ölümlerinde kamu kurumlarının sorumluluğunun tespit edilmesi ve çocukları koruyacak yasal ve idari önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve İç Tüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve teklif ederim.

Gerekçe:

TÜİK'in Hane Halkı İşgücü Araştırması 2024 yılı sonuçlarına göre, 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı 2024 yılında yüzde 24,9'dur. Bu oran, 2020 yılından bu yana sürekli artış eğilimi göstermektedir.

Çocuk işçiliği, Türkiye'de son yıllarda yalnızca sosyal bir sorun olmaktan çıkmış, eğitim politikaları ve ekonomik yapı ile doğrudan bağlantılı, yapısal bir hak ihlali haline gelmiştir. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) sistemi, çocuk işçiliği tartışmalarının merkezinde yer almaktadır. MESEM'ler her ne kadar istihdamı artıran bir eğitim modeli olarak sunulsa da uygulamada 14-17 yaş aralığındaki çocukların fiilen işçi olarak çalıştırıldığı, güvencesiz, ağır ve tehlikeli işlerde yer aldığı görülmektedir. Bu durum, çocukların eğitim hakkının yanı sıra yaşam hakkını da doğrudan tehdit etmektedir.

Eğitim-lş Sendikası'nın 2025 yılında yayımladığı rapora göre, Türkiye'de 15-17 yaş aralığındaki çocuk işçi sayısı 869 bindir. Aynı raporda, MESEM'e kayıtlı çocuk işçi sayısı 503 bin 962 olarak açıklanmıştır. Eğitim-Iş verileri doğrultusunda Türkiye'de en az 1 milyon 372 bin çocuk işçi bulunduğu ifade edilmektedir.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in kamuoyuna açıkladığı verilere göre, 2024-2025 eğitim öğretim yılında 3 bin 954 meslek okulunda 1 milyon 536 bin 242 öğrenci, 408 MESEM'de ise 420 bin öğrenci bulunmaktadır. Bu rakamlar, yaklaşık 2 milyon öğrencinin çalışma hayatına dahil edildiğini göstermektedir. 2025-2026 eğitim öğretim yılında ise 509 bin 85 MESEM öğrencisi 224 bin 346 işletmede, 254 bin 60 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (MTAL) öğrencisi ise 111 bin 578 işletmede mesleki eğitim almaktadır. Bu durumda MESEM ve MTAL kapsamında toplam 765 bin öğrenci, fiilen işyerlerinde işçi olarak çalışmaktadır. Farklı sonuçlar doğuran bu veriler kabaca birlikte değerlendirildiğinde Türkiye'de sanayi, tarım, inşaat ve hizmet sektörlerinde yaklaşık 3 milyon çocuğun farklı biçimlerde çalıştırıldığı anlaşılmaktadır.

Çalışma hayatına dahil olan çocukların iş kazalarıyla ilgili ise resmi kurumların açıkladığı herhangi bir veri yoktur. İşçi Sağlığı ve Iş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre 2025 yılında çalışırken en az 94 çocuk hayatını kaybetmiştir. 2024 yılında bu sayı 71'dir. Son 13 yılda çalışırken ölen çocuk sayısı 836'ya ulaşmıştır. Hayatını kaybeden çocukların 26'sı 14 yaş ve altında, 68'i ise 15-17 yaş aralığındadır. 2023 yılından bu yana MESEM kapsamında çalışırken yaşamını yitiren çocuk sayısı ise 18'dir.

Iş kazalarının yalnızca bireysel ihmaller ya da işveren kusurlarıyla açıklanması mümkün değildir. Çocukların hangi koşullarda, hangi sektörlerde ve hangi denetim mekanizmaları altında çalıştırıldığına ilişkin izin ve denetim süreçlerinde kamu kurumlarının "Yolu belirleyicidir. Eğitim, çalışma ve sosyal koruma alanlarında görevli kamu îdarelerinip y enetim yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği; ağır ve tehlikeli işlerde çocuk çalışte imasına fasıl ve neden göz yumulduğu; meydana gelen ölümlerin ardından etkili soruşturma ve yaptırımların uygulanıp uygulanmadığı hususları kamu sorumluluğunun kapsamlı biçimde araştırılmasını zorunlu kılmaktadır.

Tüm bu nedenlerle yukarıda belirtilen kapsamda TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurulması zorunluluk haline gelmiştir.

---

**Kaynak gösterme:** Turan Taşkın Özer (CHP, İstanbul). “Çocuk işçiliğinin nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3802, 20 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3802-cocuk-isciliginin-nedenlerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmesi-amac (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/706396df-4890-4925-aec5-019c9f16d9c0

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
