# Yok olma tehlikesi altındaki dillerin korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3823)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3823
- **Tarih:** 24 Şubat 2026
- **İlk imza:** Perihan Koca Doğan (DEM Parti, Mersin)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/59752396-db74-48a2-b5a3-019cb2e172d7
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3823-yok-olma-tehlikesi-altindaki-dillerin-korunmasi-icin-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenm

> 10/3823 esas numaralı meclis araştırması önergesi 24 Şubat 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Perihan Koca Doğan (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye'de konuşulan ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan dillerin mevcut durumunun tespit edilmesi, bu dillerin kültürel miras olarak korunması ve anadilinde eğitim hakkı bağlamında anayasal ve idari çözüm yollarının geliştirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim. 23:02.2026

GEREKÇE Her yıl 21 Şubat'ta kutlanan Dünya Anadili Günü, kökenini trajik ama onurlu bir direnişten almaktadır. 1952 yılında o dönemki Pakistan'ın bir parçası olan Bangladeş'te, Bengalce'nin resmi dil olarak tanınması için sokağa çıkan üniversite öğrencilerinin polis kurşunuyla katledilmesi, dünya dil tarihinin dönüm noktalarından biridir. UNESCO, 1999 yılında bu direnişi onurlandırmak ve dillerin yok oluşuna dikkat çekmek amacıyla 21 Şubat"ı Dünya Anadili Günü" ilan etmiştir.

Ancak bugün Türkiye'de durum, bu uluslararası farkındalığın gerisinde seyretmektedir:. UNESCO Verilerine göre Türkiye'de konuşulan 30'u aşkın dilden 18'i yok olma tehdidi altındadır. Geçmişte yok olan dillere örnek vermek gerekirse, 1992'de son konuşanıyla birlikte toprağa verilen Ubıhça ile artık "ölü diller" listesinde yer alan Mlahso ve Kapadokya Yunancası, bu dil kırımının en acı kanıtlarıdır.

Bilindiği gibi bir dilin yaşaması, o dilde rüya görülmesine, şarkı söylenmesine ve en önemlisi o dilde eğitim alınmasına bağlıdır. Türkiye'de anadilinde eğitim hakkının yokluğu; Kürtçe, Arapça, Lazca, Hemşince, Abazaca ve Süryanice gibi dillerin kuşaklar arası aktarımını koparmaktadır. Bir dil kaybolduğunda, o dile özgü düşünme biçimleri, binlerce yıllık sözlü gelenek ve toplumsal hafıza da silinmektedir.

Anadilini bir insan hakkı olarak anayasal güvenceye kavuşturmak ve bu toprakların çok dilli karakterini yasal statüyle koruma altına almak elzemdir. Bu bağlamda yok olma tehlikesi altında olan dillerin araştırılması ve yaşatılması amacıyla bir meclis araştırması açılması gerekmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Perihan Koca Doğan (DEM Parti, Mersin). “Yok olma tehlikesi altındaki dillerin korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3823, 24 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3823-yok-olma-tehlikesi-altindaki-dillerin-korunmasi-icin-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenm (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/59752396-db74-48a2-b5a3-019cb2e172d7

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
