# Gıda fiyatlarındaki artışın ve gıda krizinin nedenlerinin tespit edilerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3841)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3841
- **Tarih:** 24 Şubat 2026
- **İlk imza:** Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir)
- **İmza sayısı:** 1
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/152ff2ab-e0e9-4aa7-8fd7-019cb393c147
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3841-gida-fiyatlarindaki-artisin-ve-gida-krizinin-nedenlerinin-tespit-edilerek-alinmasi-gereken

> 10/3841 esas numaralı meclis araştırması önergesi 24 Şubat 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Turhan Çömez (İYİ Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Ülkemizde kontrolsüz biçimde artan gıda fiyatları, Ramazan ayının başlaması ile birlikte vatandaşlarımızın en temel hakkı olan sağlıklı ve yeterli beslenme hakkını tehdit eder boyuta ulaşmıştır. TÜİK verilerinin ötesinde, market ve pazardaki gerçek enflasyon; emekli, asgari ücretli ve sabit gelirli milyonlarca vatandaşımızın alım gücünü eritmiş, içinde bulunduğumuz Ramazan ayında mütevazı bir iftar sofrasının maliyeti dahi bir hanenin aylık gelirini aşar hale gelmiştir. 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla Tarım-ÜFE deki %43,58 ve Tarım-GFE'deki %33,15 oranındaki artışlar, tarladaki maliyet baskısının ve yanlış tarım politikalarının üretim zincirini nasıl bir çıkmaza soktuğunu açıkça göstermektedir.

Bu gerekçelerle gıda krizinin yapısal sorunlarının belirlenmesi, girdi maliyetlerinin tüketici fiyatlarına etkisinin ve farklı gelir gruplarının gıdaya erişim sorunlarının tüm boyutlarıyla incelenmesi, gıda fiyatlarındaki fahiş artışların durdurulması ve vatandaşlarımızı temel gıdaya adil ulaşımının sağlanması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini arz ederim.

GEREKÇE

Ülkemizde kontrolsüz bir biçimde artan gıda fiyatları vatandaşımızın en temel ihtiyacı olan sağlıklı ve yeterli beslenme hakkını tehdit eder boyuta ulaşmıştır. Ramazan ayının gelmesiyle birlikte gıda enflasyonu tavan yaparken markette, pazarda, kasapta, manavda cep yakan fiyatlar TÜİK'in hesaplamalarına yansımamaktadır. Resmi enflasyon verilerine inat vatandaşın alım gücü her geçen gün azalırken, Türkiye'de milyonlarca vatandaşımız için beslenme zorunlu bir ihtiyaç değil, bir sorun haline gelmiştir.

Ramazan ayı; dayanışmanın, paylaşmanın ve bereketin simgesidir. Ancak bugün emekliler, asgari ücretliler ve sabit gelirli aileler iftar sofrasına değil bir kilo et alabilmeyi, Ramazan'ın simgesi haline gelen pide için bile hesap yapmak zorunda kalmaktadır.

Artan gıda fiyatları ile birlikte bir ailenin mütevazı bir iftar sofrasının maliyeti birçok hanenin günlük gelirini aşmaktadır. Bu tablo, yanlış tarım politikalarının, üretimi desteklemek yerine ithalata dayalı anlayışın ve denetimsiz piyasa düzeninin doğrudan sonucudur.

TÜİK'in perdelemesine rağmen açıklanan son resmi veriler, gıda alanındaki krizin yapısal ve kronik bir boyut kazandığını göstermektedir. 2026 yılı Ocak ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) verilerine göre; tarım sektöründe üretici fiyatları bir önceki aya göre %8,46, bir önceki yılın aynı ayına göre %43,58 artmıştır. On iki aylık ortalamalara göre artış ise %38,18'dir. Bu oranlar, tarladaki maliyet baskısının doğrudan raf fiyatlarına yansıyacağının açık göstergesidir.

Öte yandan Tarımsal Girdi Fiyat Endeksinde (Tarım-GFE), 2025 yılı aralık ayında bir önceki aya göre %1,30 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %33,15 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %32,50 artış gerçekleşmiştir. Gübre, yem, mazot ve diğer temel girdilerdeki bu artış; üreticiyi zorlamakta, üretimden çekilmeleri hızlandırmakta ve arz daralması riskini büyütmektedir. Üretim maliyetleri bu denli artarken tüketici fiyatlarının düşmesi mümkün değildir.

Bu tablo karşısında vatandaş için mesele sofranın kurulup kurulmaması iken, bu süreçte Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi ve lokanta sahibi Ramazan Bingöl'ün "İftar soframız bir sanat eseri, tablo gibi olmalı" sözleri iktidar çevrelerinin ülke gerçekliklerinden kopuşunu bir kere daha gözler önüne sermiştir. Vatandaş, iftarda karnını doyurabilmenin derdine düşmüştür. Gıda fiyatlarındaki artış sebebiyle az miktarda protein içeren bir sofranın maliyeti dahi 4 kişilik bir aile için 1.000 TL'yi aşmaktadır. Bu tutar aylık olarak düşünüldüğünde asgari ücreti ve en düşük emekli maaşını fazlasıyla aşmaktadır.

Milyonların sofrasındaki eksilmeyi, boş tencereleri görmezden gelen Ramazan Bingöl'ün milletine "sanat eseri sofralar" değil, adil ve ulaşılabilir gıda politikaları sunamayan yönetim anlayışı da "tarım ve gıda politikaları" kurulu üyeliği de ayrıca sorgulanmak zorundadır.

Bu gerekçelerle Tarım-ÜFE ve Tarım-GFE'de yaşanan artışlarının tüketici gıda fiyatlarına etkisi ile temel gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışlarının gerçek oranlarının araştırılarak, milletimizin yaşadığı geçim krizinin tüm boyutlarıyla ortaya konulması ve kalıcı çözümler üretilmesi amacıyla Meclis Araştırmasını arz ederiz.

---

**Kaynak gösterme:** Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir). “Gıda fiyatlarındaki artışın ve gıda krizinin nedenlerinin tespit edilerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3841, 24 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3841-gida-fiyatlarindaki-artisin-ve-gida-krizinin-nedenlerinin-tespit-edilerek-alinmasi-gereken (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/152ff2ab-e0e9-4aa7-8fd7-019cb393c147

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
