# Uşak başta olmak üzere ülke genelindeki hastanelerin tıbbi malzeme satın alma ve stok yönetimi süreçlerinin incelenmesi ve kamu zararının tespiti amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3860)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3860
- **Tarih:** 27 Şubat 2026
- **İlk imza:** Ali Karaoba (CHP, Uşak)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/c37031f2-5be4-4988-8309-019cb7c77013
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3860-usak-basta-olmak-uzere-ulke-genelindeki-hastanelerin-tibbi-malzeme-satin-alma-ve-stok-yone

> 10/3860 esas numaralı meclis araştırması önergesi 27 Şubat 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Ali Karaoba (CHP); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Sağlık hizmetleri; sosyal devlet ilkesinin en temel unsurlarından biri olup kamu kaynaklarının etkin, şeffaf ve liyakat esasına dayalı biçimde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. Son yıllarda Türkiye genelinde sağlık sistemine ilişkin tartışmalar yalnızca hizmete erişim veya personel yetersizliğiyle sınırlı kalmamış; aynı zamanda kamu hastanelerinde satın alma süreçleri, tıbbi malzeme yönetimi, idari atamalar, denetim mekanizmalarının etkinliği ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin ciddi soru işaretlerini de beraberinde getirmiştir. Özellikle küçük illerimizde ortaya çıkan iddialar, sağlık yönetiminde kurumsal denetim mekanizmalarının yeterince işletilip işletilmediğinin kapsamlı biçimde incelenmesini gerekli kılmaktadır.

Uşak ilinde kamuoyuna yansıyan bilgiler, sağlık hizmetlerinin yalnızca tıbbi boyutuyla değil, yönetimsel ve mali süreçleri bakımından da ciddi riskler barındırdığını göstermektedir. Yerel basın ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaklaşık 5 milyon TL değerinde olduğu belirtilen süresi geçmiş stent, balon, kateter ve benzeri girişimsel kardiyoloji malzemelerin depolarda bulunduğu, bu hayati öneme sahip tıbbi malzemelerin zamanında kullanılmadığı ya da etkin stok yönetimi yapılmadığı yönünde ortaya çıkan bilgilerin gerçekliği onaylanmış, ancak bu süreçten sorumlu olan herhangi bir kamu görevlisi hakkında hangi süreçlerin uygulandığı kamuoyu ile paylaşılmamıştır. Kalp damar hastalıklarının Türkiye'de ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer aldığı dikkate alındığında, stent, balon, kateter ve benzeri girişimsel kardiyoloji malzemelerinin doğru planlanması yalnızca mali bir mesele değil, doğrudan yaşam hakkıyla ilişkili bir kamu sorumluluğudur. Süresi geçen yüksek maliyetli tıbbi ürünler hem kamu zararına yol açmakta hem de sağlık yönetiminde planlama ve denetim eksikliği bulunduğu yönünde güçlü bir kanaat oluşturmaktadır.

Tıbbi malzemelerin önemli bir kısmının Devlet Malzeme Ofisi aracılığıyla merkezi satın alma sistemleri kapsamında temin edildiği bilinmektedir. Devlet Malzeme Ofisi'nin sağlık kurumlarına yönelik planlama, tedarik ve dağıtım süreçlerinin etkinliği; ihtiyaç analizlerinin doğru yapılıp yapılmadığı; hastanelerin gerçek kullanım verilerine göre ürün gönderilip gönderilmediği; stok fazlası veya kullanım dışı kalma risklerinin nasıl yönetildiği gibi hususlar, yalnızca tek bir hastaneye özgü değil, Türkiye genelindeki sağlık yönetim modelinin bütününü ilgilendiren yapısal bir mesele hâline gelmiştir. Merkezi satın alma sisteminin doğru işlemediği kaynakları yüksek maliyetlerle alınan ancak kullanılamayan ürünler nedeniyle ciddi zarara uğrayabilmektedir.

Öte yandan aynı ilde Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi yönetimine ilişkin olarak basına ve çeşitli başvuru mekanizmalarına yansıyan iddialar da sağlık kurumlarında liyakat, performans değerlendirmesi ve döner sermaye uygulamalarının şeffaflığı konusunda kamuoyunda ciddi güvensizlik yaratmıştır. Hastalara uygulanmadığı iddia edilen tedavilerin yapılmış gibi gösterildiği, bu süreçlerin yönetsel görev atamalarına etkide bulunduğu ve döner sermaye gelirleriyle ilgili usulsüzlük iddialarının gündeme geldiği yönündeki haberler, sağlık kurumlarında akademik ve idari denetim süreçlerinin yeterliliğinin sorgulanmasına neden olmuştur. Bu tür iddiaların aydınlatılmaması, sağlık çalışanlarının motivasyonunu zedelediği gibi vatandaşların sağlık sistemine duyduğu güveni de doğrudan etkilemektedir.

Sayıştay raporlarında önceki yıllarda kamu hastanelerinde tıbbi malzeme yönetimi, stok takibi, ihtiyaç planlaması ve döner sermaye uygulamalarına ilişkin çeşitli tespitler yer almış olmasına rağmen, benzer sorunların farklı illerde yeniden gündeme gelmesi, denetim bulgularının yapısal politika değişikliklerine dönüşüp dönüşmediği sorusunu ortaya çıkarmaktadır. Sağlık sisteminde oluşabilecek kamu zararlarının yalnızca tespit edilmesi değil, tekrarını önleyecek kurumsal mekanizmaların oluşturulması gerekmektedir. Aksi hâlde aynı sorunların farklı şehirlerde tekrar ettiği bir yönetim döngüsü oluşmaktadır.

Sağlık hizmetlerinde satın alma süreçleri, özellikle yüksek maliyetli tıbbi cihaz ve sarf malzemelerinde merkezi planlama, stok yönetimi, ihtiyaç analizi ve etkin denetim mekanizmaları gerektirmektedir. Kamu hastanelerinde liyakat esasına dayanmayan idari yapılanmaların oluşması hâlinde satın alma, stok kontrolü ve kullanım planlamasının kurumsal bir sistem yerine kişisel inisiyatiflere bağlı hâle gelmesi riski ortaya çıkmaktadır. Bu durum yalnızca ekonomik kayıplara değil, aynı zamanda hastaların tedavi süreçlerinin aksamasına ve sağlık hakkının zedelenmesine yol açabilecek sonuçlar doğurmaktadır.

Uşak ilinde ortaya çıkan iddialar bu yönüyle münferit bir olay olarak değerlendirilemeyecek; kamu hastanelerinde satın alma süreçleri, Devlet Malzeme Ofisi aracılığıyla yürütülen merkezi tedarik modeli, stok planlaması, liyakat esaslı yönetim anlayışı, Sayıştay denetimlerinin etkinliği ve sağlık kurumlarındaki hesap verebilirlik mekanizmalarının Türkiye genelinde bütünsül incelenmesini gerekli kılan bir durum olarak görülmelidir. Sağlık sisteminde kaynakların doğru yönetilmemesi yalnızca ekonomik kayıplara değil, aynı zamanda hastaların tedaviye erişim hakkının dolaylı biçimde zarar görmesine yol açabilecek sonuçlar doğurmaktadır. Bu çerçevede; Uşak ili başta olmak üzere tüm Türkiye'deki kamu hastaneleri ve üniversite sağlık kurumlarında tıbbi malzeme satın alma ve stok yönetimi süreçlerinin incelenmesi, süresi geçmiş tıbbi ürünlere ilişkin iddiaların araştırılması, kamu zararının oluşup oluşmadığının tespit edilmesi, üniversite sağlık kurumlarında yönetim ve döner sermaye uygulamalarına ilişkin iddiaların değerlendirilmesi, Devlet Malzeme Ofisi aracılığıyla gerçekleştirilen tedarik süreçlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi, Sayıştay denetim bulgularının uygulamaya yansıyıp yansımadığının ortaya konulması, sağlık kurumlarında idari atamalarda liyakat ve hesap verebilirlik mekanizmalarının işleyişinin analiz edilmesi ve benzer sorunların Türkiye genelinde yaşanıp yaşanmadığının tespit edilerek kalıcı çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve teklif ederim. 24.02.2026

---

**Kaynak gösterme:** Ali Karaoba (CHP, Uşak). “Uşak başta olmak üzere ülke genelindeki hastanelerin tıbbi malzeme satın alma ve stok yönetimi süreçlerinin incelenmesi ve kamu zararının tespiti amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3860, 27 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3860-usak-basta-olmak-uzere-ulke-genelindeki-hastanelerin-tibbi-malzeme-satin-alma-ve-stok-yone (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/c37031f2-5be4-4988-8309-019cb7c77013

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
