# Kürtçe dilinin kamusal alanda kullanımında karşılaşılan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3869)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3869
- **Tarih:** 27 Şubat 2026
- **İlk imza:** Mehmet Kamaç (DEM Parti, Diyarbakır)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/1cac0f89-1af8-4436-866c-019cb3a49e2c
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3869-kurtce-dilinin-kamusal-alanda-kullaniminda-karsilasilan-sorunlarin-arastirilarak-alinmasi

> 10/3869 esas numaralı meclis araştırması önergesi 27 Şubat 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Mehmet Kamaç (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye dilsel çeşitlilik açısından zengin bir ülke olmasına rağmen Türkçe dışındaki diller eğitim, medya ve kamusal hizmet alanlarında sınırlı kullanım imkanına sahiptir. Başta Kürtçe olmak üzere milyonlarca yurttaşın konuştuğu dillerin eğitim sürecinde yeterince yer bulamaması, dilsel hakların ve fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ihtiyacını ortaya koymaktadır. Bu nedenle Türkiye'de Türkçe dışındaki dillerin durumunun ve çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla adına Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Dil, toplumların tarihsel hafızasını ve kültürel sürekliliğini taşıyan temel unsurlardan biridir. Dilsel çeşitliliğin korunması yalnızca kültürel mirasın yaşatılması açısından değil, eşit yurttaşlık, demokratik katılım ve kamu hizmetlerine erişim açısından da büyük önem taşımaktadır. Türkiye tarihsel olarak çok dilli bir toplumsal yapıya sahip olup başta Kürtçe (Kurmancî ve Zazakî/Kirmanckî) olmak üzere Lazca, Çerkes dilleri, Arapça, Süryanice, Ermenice ve Rumca gibi birçok dil yüzyıllardır bu coğrafyada varlığını sürdürmektedir. Mevcut anayasal ve yasal düzenlemeler Türkçe dışındaki dillerin tamamen yasaklandığı bir sistem öngörmemekle birlikte, bu dillerin eğitim ve kamusal yaşamda gelişimini sağlayacak yeterli bir çerçeve sunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda devletin dilinin Türkçe olduğu hükme bağlanmış, ayrıca eğitim alanında Türkçeden başka bir dilin ana dil olarak okutulamayacağı düzenlenmiştir. Bu durum, özellikle anadilde eğitim konusunda önemli bir sınırlama oluşturmaktadır.

Bugün Türkiye'de bireylerin özel yaşamlarında, kültürel faaliyetlerde ve yayıncılık alanında farklı dilleri kullanmaları hukuken mümkündür. Eğitim alanında ise Türkçe dışındaki diller yalnızca sınırlı ölçüde seçmeli dersler aracılığıyla yer bulabilmektedir. Ancak öğretmen ve materyal eksiklikleri ile derslerin düzenli açılamaması gibi sorunlar nedeniyle bu uygulama birçok bölgede sürdürülebilir bir nitelik

Özellikle Türkiye nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturan Kürt yurttaşların kendi anadillerinde eğitim imkanından yararlanamaması, dil hakları alanındaki en temel sorunlardan biri olmaya devam etmektedir. Milyonlarca yurttaşın konuştuğu bir dilin eğitim sistemi içinde yer bulamaması, dilsel çeşitliliğin korunması kadar eğitimde fırsat eşitliği bakımından da değerlendirilmesi gereken bir mesele olarak önemini korumaktadır.

Öte yandan sağlık hizmetleri, adli süreçler, sosyal hizmetler ve yerel yönetim hizmetleri gibi vatandaşın günlük yaşamını doğrudan ilgilendiren alanlarda çok dilli hizmet sunumunun sınırlı olması, kamu hizmetlerine erişimde çeşitli zorluklara yol açabilmektedir. Anadilde bilgilendirme ve tercüme hizmetlerinin yeterince kurumsallaşmamış olması özellikle dezavantajlı gruplar açısından hak kayıplarına neden olabilmektedir.

Mevcut düzenlemelerin önemli bir bölümü parçalı ve sınırlı olup dil haklarına ilişkin bütünlüklü bir politika bulunmamaktadır. Hukuki olarak tanınan sınırlı hakların uygulamada idari engeller, personel yetersizliği ve standart eksikliği nedeniyle hayata geçirilemediği görülmektedir.

Türkiye'nin dilsel çeşitliliğinin korunması, Türkçe dışındaki dillerin eğitim, kültür ve kamusal hizmet alanlarında karşılaştığı sorunların tespit edilmesi, mevcut anayasal ve yasal düzenlemelerin uygulamadaki sonuçlarının değerlendirilmesi ve gerekli yasal ve idari önlemlerin belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bir araştırma yapılması gerekli hale gelmiştir.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Kamaç (DEM Parti, Diyarbakır). “Kürtçe dilinin kamusal alanda kullanımında karşılaşılan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3869, 27 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3869-kurtce-dilinin-kamusal-alanda-kullaniminda-karsilasilan-sorunlarin-arastirilarak-alinmasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/1cac0f89-1af8-4436-866c-019cb3a49e2c

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
