# Cezaevlerindeki koşullu salıverilme şartları oluşan kişilerin bu haklarından yararlandırılmadıkları iddialarının ve uygulamanın araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/39)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/39
- **Tarih:** 21 Haziran 2023
- **İlk imza:** Mehmet Rüştü Tiryaki (DEM Parti, Batman)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/10717e6a-6201-477d-8f40-0188e1e6a2fb
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-39-cezaevlerindeki-kosullu-saliverilme-sartlari-olusan-kisilerin-bu-haklarindan-yararlandiril

> 10/39 esas numaralı meclis araştırması önergesi 21 Haziran 2023 tarihinde verildi; ilk imza: Mehmet Rüştü Tiryaki (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Kamuoyunda "infaz yakma" olarak bilinen, koşullu salıverilme şartları oluşmuş hükümlülerin serbest bırakılmasının İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla engellenmesi, münferit olmaktan çıkıp sistematik hale gelmiş özellikle siyasi mahpuslar açısından ikinci bir cezalandırma yöntemi olarak uygulanır olmuştur. Nitelikli bir kanuni düzenleme ve denetimden yoksun, bütünüyle İdarenin keyfi müdahalesine açık görünen bu uygulamanın araştırılması ve oluşan hak ihlallerinin derhal giderilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İç Tüzüğün 104üncü ve 10'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz. et Rüştü TİRYAKİ

GEREKÇE

I Ocak 2021 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da öngördüğü değişiklikler ile koşullu salıverilmenin şartlarından biri olan "iyi hal" kapsamı değiştirilmiş ve daha sonra yönetmelikle ilan edilecek olan İdare ve Gözlem Kurullarının temeli atılmıştır.

Ulusal ve uluslararası mevzuat ile evrensel hukuk ilkeleri gereğince özgürlüğü kısıtlayan kararların, bir mahkeme heyeti veya bir yargı birimi tarafından alınması gerekirken gelinen aşamada Türkiye'de "kurum müdürünün başkanlığında, gözlem ve sınıflandırmadan sorumlu ikinci müdür, idare memuru, cezaevi tabibi, psikiyatrist, bir psikolog ve psiko-sosyal yardım servisinde görevli diğer unvandan bir personel, öğretmen, infaz ve koruma başmemuru ile kurum müdürü tarafından teknik personel arasından seçilen bir görevli"den oluşan İdare ve Gözlem Kurulları, Mahkeme yerine geçerek objektif kriterler ve klinik yaklaşımlardan uzak kıstaslarla tahliye aşamasına gelmiş hükümlülerin salıverilmesine engel olmaktadır.

İnfazda eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı olarak koşullu salıverilme hakkının kullandırılması bakımından açıkça "adli ve siyasi" mahpus ayrımı yapıldığı görülmektedir. Tespit edilebildiği kadarıyla şu ana kadar en az 138 siyasi mahpusun salıverilmesi "cezaevinde fazla su tüketme, elektrik faturasının yüksek olması, fazla kitap okuma veya az sayıda kitap okuma, cezaevi imamıyla görüşmeme, halay çekme, içeride iken üniversite bitirmeme, görüşçülerle selamlaşma, sayım ve aramalarda personel çalışmalarına kayıtsız kalma" gibi gerekçelerle ertelenmiştir. Bolu ve Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu gibi bazı cezaevlerinde ise koşullu salıverilme hakkı doğan tek bir siyasi mahpus dahi henüz tahliye edilmemiştir.

Cezaların infaz aşamasına geçildiğinde artık "suç" değil "kişinin" esas alınması gerektiği en temel infaz hukuku bilgisidir. Zira kişi hükümlü olduğunda artık işlediği suçla irtibatı kesilmiş ve infaz süreci başlamış olmaktadır. Dolayısıyla infaz süreci ve koşulları suçun türüne göre değişiklik gösteremeyecektir. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Şartlı Tahliye Hakkında R(2003) 22 Sayılı Tavsiye Kararına göre de "hapsedilmenin zararlı etkilerini azaltmak ve dış toplumun güvenliğini güvence altına almayı amaçlayan koşullar altında mahkumların topluma yeniden katılmalarını desteklemek için ömür boyu hapse mahkum olanlar dahil tüm mahkumlar, kanunen şartlı tahliyeden faydalanabilmelidir."

Evrensel modern ceza hukukunun özünü, tarihsel ilerlemeyle birlikte gelişen demokratik hukuk devletlerinde insanlık onurunu zedeleyen ilkel pratiklerden ve yöntemlerden kopuş oluşturmaktadır. Tarih boyunca çeşitli yer ve zamanlarda uygulanan insanlık dışı infaz ve cezalandırma usullerini geri çağıran, bireysel ve toplumsal adalet duygusunu zedeleyen bu infaz rejimi uygulamasına dair çalışmalar yürütme ve ihlalleri tazmin etme ve önlemeye yönelik düzenlemeleri hayata geçirmek TBMM'nin yükümlülüğüdür

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Rüştü Tiryaki (DEM Parti, Batman). “Cezaevlerindeki koşullu salıverilme şartları oluşan kişilerin bu haklarından yararlandırılmadıkları iddialarının ve uygulamanın araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/39, 21 Haziran 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-39-cezaevlerindeki-kosullu-saliverilme-sartlari-olusan-kisilerin-bu-haklarindan-yararlandiril (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/10717e6a-6201-477d-8f40-0188e1e6a2fb

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
