# Hastanelerde görüntüleme hizmetlerinin hazırlanma sürecinin ve hatalı raporlama nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin araştırılarak denetim mekanizmalarının işletilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3927)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3927
- **Tarih:** 12 Mart 2026
- **İlk imza:** Mühip Kanko (CHP, Kocaeli)
- **İmza sayısı:** 23
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/68ad70d3-8d51-4a16-adb9-019d001132bd
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3927-hastanelerde-goruntuleme-hizmetlerinin-hazirlanma-surecinin-ve-hatali-raporlama-nedeniyle

> 10/3927 esas numaralı meclis araştırması önergesi 12 Mart 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Mühip Kanko (CHP); 23 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye'de "Sağlıkta Dönüşüm" adı altında yürütülen politikaların geldiği nokta, kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Son olarak İzmir'de devlet hastanelerinde çekilen MR ve tomografi görüntülerinin şehir dışındaki özel şirketler tarafından değerlendirildiği, raporların "kopyala-yapıştır" yöntemiyle hazırlandığı ve onkoloji hastalarına dahi hatalı raporlar düzenlendiği yönündeki iddialar, yalnızca bir ihmal değil, doğrudan insan hayatını tehdit eden bir sağlık skandalıdır.

Basına ve meslek örgütlerine yansıyan bilgilere göre; rahmi alınmamış bir kadın hastaya "rahim alınmış" şeklinde rapor düzenlendiği, beyninde kitle bulunan bir hastanın tetkikine "normal" denildiği iddia edilmektedir. Erkek hastada "rahim" ifadesinin geçtiği raporlar kamuoyuna yansımış, Bursa'da çekilen MR görüntüsüne Ağrı'dan rapor yazıldığı ortaya çıkmıştır. Bu tablo, sistematik bir denetim zafiyetinin ve sağlık hizmetlerinin piyasaya devredilmesinin acı sonucudur.

Bu ilk vaka değildir. Bursa Tabip Odası daha önce de benzer şekilde görüntüleme raporlarının kopyala-yapıştır yöntemiyle hazırlandığını kamuoyuna açıklamıştır. Aynı sorunun farklı illerde tekrar etmesi, münferit bir hata değil; yapısal bir sorun olduğunu göstermektedir. Devlet hastanelerinde çekilen görüntülerin hastane dışında, hatta başka şehirlerdeki özel şirketler tarafından değerlendirilmesi; hasta ile hekim arasındaki doğrudan tıbbi bağın koparıldığını ortaya koymaktadır.

Sağlık hizmeti, maliyet azaltma ve hizmet satın alma mantığıyla yürütülemez. İnsan hayati bir ihale kalemi değildir. Tanı ve teşhis süreçlerinin taşeron firmalara devredilmesi, hekim emeğinini değersizleştirilmesi ve denetim mekanizmalarının zayıflatılması; bugün yaşanan vahim tabloya zemin hazırlamıştır. Yanlış bir radyoloji raporu, hastanın tedavi sürecini doğrudan etkiler; kanser hastasında gecikmiş teşhis geri dönülmez sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle sorulması gereken soru nettir: Kaç hasta yanlış teşhise kurban gitmiştir? Kaçı geri ¿dönülmez zarar görmüştür? Kaç dosyada tıbbi hata tespiti yapılmıştır?

Sağlık Bakanlığı'nın, görüntüleme hizmetlerinin hangi kapsamda ve hangi firmalara devredildiğini, bu firmaların denetiminin nasıl yapıldığını ve raporların kalite kontrol süreçlerinin nasıl işletildiğini kamuoyuna açıklaması gerekmektedir. Ancak bugüne kadar kamuoyunu tatmin eden şeffaf bir bilgilendirme yapılmamıştır. Bu durum, kamu vicdanını daha da yaralamaktadır.

Öte yandan, sağlıkta hizmet satın alma modeli çerçevesinde oluşturulan sistemin, hız ve maliyet baskısıyla hekimleri seri üretim mantığına zorladığı iddiaları ciddi bir şekilde araştırılmalıdır. Bir radyoloji uzmanının yüzlerce görüntüyü kısa sürede değerlendirmek zorunda bırakılması, nitelikli sağlık hizmetiyle bağdaşmamaktadır. Sağlıkta dönüşüm adı altında yürütülen politikaların, insan hayatını riske atan bir piyasalaşma modeline dönüşüp dönüşmediği Meclis tarafından araştırılmalıdır.

Sağlık hizmetleri kamu yararı temelinde yürütülmesi gereken asli bir devlet görüver Hagyteł hastanelerinde çekilen görüntülerin başka illerdeki özel şirketler tarafından koyała-yap idarei la a eğila doğa bir s denya yuşal sakm iteleyla ba anayasat bir hata değil; doğrudan doğruya yaşam hakkını ilgilendiren anayasal bir so Bu nedenle;

• MR ve tomografi raporlarının hangi yöntemle ve hangi firmalar aracılığıyla hazırlandığının,

• Görüntüleme hizmetlerinde taşeronlaşmanın kapsamının,

• Hatalı raporlar nedeniyle mağdur olan hasta sayısının ve uğranılan zararların,

• Denetim mekanizmalarının neden işlemediğinin,

• Sorumlu idari ve siyasi mercilerin tespitinin bütün yönleriyle araştırılması amacıyla, Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

---

**Kaynak gösterme:** Mühip Kanko (CHP, Kocaeli). “Hastanelerde görüntüleme hizmetlerinin hazırlanma sürecinin ve hatalı raporlama nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin araştırılarak denetim mekanizmalarının işletilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3927, 12 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3927-hastanelerde-goruntuleme-hizmetlerinin-hazirlanma-surecinin-ve-hatali-raporlama-nedeniyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/68ad70d3-8d51-4a16-adb9-019d001132bd

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
