# Faili meçhul ve zorla kaybetme olaylarına ilişkin iddiaların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/3951)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/3951
- **Tarih:** 25 Mart 2026
- **İlk imza:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/d04fb57d-510e-4c02-91c9-019d61d5add4
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-3951-faili-mechul-ve-zorla-kaybetme-olaylarina-iliskin-iddialarin-arastirilarak-alinmasi-gereke

> 10/3951 esas numaralı meclis araştırması önergesi 25 Mart 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Serhat Eren (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye'de özellikle 1990'lı yıllarda yoğunlaşan gözaltında kaybetme vakaları, faili meçhul cinayetler ve bu süreçlere ilişkin ortaya çıkan insan kemiklerinin etkin, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulup soruşturulmadığının tespiti; cezasızlık uygulamalarının araştırılması; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve benzer ihlallerin önlenmesine yönelik gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz, ve teklif ederim.

GEREKÇE

Türkiye'de özellikle 1990'lı yıllarda yoğunlaşan zorla kaybetme vakaları, faili meçhul cinayetler ve sistematik hak ihlalleri, aradan geçen on yıllara rağmen tüm yönleriyle aydınlatılamamış; hakikat, adalet ve yüzleşme talepleri karşılıksız bırakılmıştır. Bu dönemde çok sayıda yurttaşın gözaltına alındıktan sonra bir daha kendilerinden haber alınamadığı, bu vakaların önemli bir bölümünün hem ulusal hem de uluslararası insan hakları raporlarına yansıdığı bilinmektedir.

Son olarak Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Duru (Dergam) kırsal mahallesinde 10 Mayıs 2025 tarihinde bulunan kemiklere ilişkin süreç, söz konusu tarihsel sorunun güncelliğini koruduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kemiklerin biri çocuk olmak üzere en az iki insana ait olduğu ve mevcut bulguların yaklaşık 30 yıl veya daha öncesine işaret edebileceği değerlendirilmiştir. Bu tespit, doğrudan 1990'lı yıllarda yaşanan ağır insan hakları ihlalleri ile örtüşen bir zaman dilimini işaret etmektedir. Buna karşın, Lice Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda, kemiklerin insan kemiği olduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığı ileri sürülmüş; bilimsel rapor ile savcılık kararı arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır. Bu durum, yalnızca bir soruşturma hatası değil, aynı zamanda Türkiye'de uzun süredir tartışılan cezasızlık politikasının güncel bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.

Öte yandan olay yerinde gerçekleştirilen kazı işlemlerinin ulusal ve uluslararası standartlara aykırı biçimde yürütüldüğü, delil niteliği taşıyan kemiklerin zarar gördüğü, bazı bulguların tahrip edildiği yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler Minnesota Protokolü'nde düzenlenen etkili soruşturma yükümlülükleri dikkate alındığında, bu durum yaşam hakkı ihlallerine ilişkin soruşturmaların gereği gibi yürütülmediğine işaret etmektedir. Benzer şekilde, Türkiye'nin farklı bölgelerinde de zaman zaman insan kemiklerinin bulunduğu, ancak bu bulguların önemli bir kısmının etkin ve şeffaf soruşturmalarla aydınlatılamadığı, kimliklendirme süreçlerinin tamamlanmadığı ve faillerin ortaya çıkarılamadığı bilinmektedir. Bu durum, yalnızca geçmişle yüzleşmeyi engellememekte; aynı zamanda hukukun üstünlüğü ilkesini ve toplumun adalet duygusunu zedelemektedir.

Yaşam hakkı ihlalleri ve zorla kaybetmeler, uluslararası hukukta zamanaşımına tabi olmayan ağır insan hakları ihlalleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle söz konusu vakaların etkin, bağımsız ve tarafsız biçimde soruşturulması; delillerin korunması; kimliklendirme süreçlerinin tamamlanması; sorumluların tespit edilerek yargı önüne çıkarılması ve mağdur yakınlarının hakikat ve adalet taleplerinin karşılanması devletin temel yükümlülükleri arasındadır. Bu çerçevede, Lice'de bulunan kemikler özelinde ortaya çıkan çelişkilerin, Türkiye genelinde geçmişten günümüze uzanan zorla kaybetme vakalarıyla olası bağlantılarının, benzer olaylara ilişkin soruşturma süreçlerinin ve cezasızlık uygulamalarının bütünlüklü biçimde araştırılması; gerekli yasal ve kurumsal önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılması zorunlu hale gelmiştir.

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Faili meçhul ve zorla kaybetme olaylarına ilişkin iddiaların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/3951, 25 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-3951-faili-mechul-ve-zorla-kaybetme-olaylarina-iliskin-iddialarin-arastirilarak-alinmasi-gereke (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/d04fb57d-510e-4c02-91c9-019d61d5add4

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
