# Aile hekimliği sisteminde karşılaşılan mevcut sorunların araştırılarak bu sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4022)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4022
- **Tarih:** 10 Nisan 2026
- **İlk imza:** Ömer Fethi Gürer (CHP, Niğde)
- **İmza sayısı:** 23
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/fb850494-fb63-4e79-a970-019dcebc1654
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4022-aile-hekimligi-sisteminde-karsilasilan-mevcut-sorunlarin-arastirilarak-bu-sorunlara-yoneli

> 10/4022 esas numaralı meclis araştırması önergesi 10 Nisan 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Ömer Fethi Gürer (CHP); 23 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Ülkemizdeki Aile hekimliğinin temel amacı bireye dayalı ve doğumdan ölüme kadar koruyucu sağlık hizmeti sunmaktır. Kronik hastaların hastalıklarını takip etmek, genel sağlık kontrollerini yapmak, koruyucu sağlık hizmetleri sunmaktadır. Aile hekimlerinin üstlenmiş oldukları görevler ve çalışma koşullarının getirdiği sorumluluklar ne yazık ki aile hekimlerini mağdur etmektedir. Sağlık sisteminin yükünü alan aile hekimlerinin sorunlarının çözümü, yaşamış oldukları mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla Anayasanın 98. Maddesi, TBMM Iç Tüzüğünün 104 ve 105. Maddelerine göre Meclis Araştırması açılmasını arz ve talep ederiz. 5.03.2026 ihanı Özcan ArGUNO

GEREKÇE

Ülkemizde aile hekimliği sisteminin temel amacı; bireye dayalı, doğum öncesi dönemden başlayarak yaşamın sonuna kadar koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmeti sunmaktır. Aile hekimleri; kronik hastalıkların takibi, genel sağlık kontrollerinin yapılması ve aşılama hizmetleri ile gelecek nesillerin korunması gibi birinci basamağın en önemli koruyucu sağlık hizmetlerini yürütmektedir.

Ancak aile hekimlerinin görevleri yalnızca hasta-hekim ilişkisi ile sınırlı kalmamaktadır. Aile sağlığı merkezlerinde hizmetin sürdürülebilmesi için gerekli her türlü tıbbi malzemenin temininden, kullanılan cihazların bakım ve sorumluluğuna kadar birçok idari ve mali yükümlülük aile hekimlerine bırakılmıştır. Bunun yanında görev yaptıkları ve çoğu zaman kendi imkânlarıyla kiraladıkları Aile Sağlığı Merkezi binalarının fiziki sorumluluğu da aile hekimleri tarafından üstlenilmektedir.

Öte yandan aile hekimlerinin gelirlerinin yaklaşık %65'i performansa dayalı ödeme kalemlerinden oluşmaktadır. Bu nedenle hastaların çeşitli sebeplerle başvuru yapmaması ya da hekimin kontrolü dışında gelişen durumlar nedeniyle maaş kesintileri yaşanabilmektedir. Ayrıca bu performans sistemi sebebi ile hekimin ağır hastalık, kaza veya benzeri zorunlu nedenlerle görevini sürdüremediği dönemlerde ciddi gelir kaybına yaşanmaktadır. 1 Kasım 2024 tarihinde yürürlüğe giren Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği, aile hekimlerinin üzerindeki idari ve mali yükü artırmış; buna karşın gelir güvencesini zayıflatarak hekimleri ekonomik açıdan ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakmıştır. Sistemde, aile hekimliğine başvurmayan kayıtlı kişiler nedeniyle dahi maaş kesintisi uygulanmakta; hatta kolluk kuvvetlerince ulaşılamayan kişilerin tarama ve takibinin aile hekimlerinden beklenmesi gibi uygulamalar sahada ciddi sorunlara neden olmaktadır.

Adil olmayan bu uygulamalar sağlık çalışanlarını ciddi anlamda mağdur etmeye devam etmektedir. Aile hekimlerinin temel görevi koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmeti sunmak iken; tıbbi cihaz temini, bakım süreçleri ve tüm medikal girdi-çıktı işlemlerinin takibinin aile hekimlerine yüklenmiştir. Aile hekimlerinin gelirlerinin yaklaşık %65'inin performans ve teşvik kalemlerinden oluşması nedeniyle hasta başvurularına bağlı maaş kesintileri yaşanmaktadır. Performansa dayalı ödeme sisteminin kaldırılması veya gelir güvencesi sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

Aile hekimliği uygulamasında memnuniyet oranları ve ilaç yazım oranlarının performans kriteri olarak değerlendirilmesi; hekimlerin klinik kararlarını etkileyerek tıbbi gereklilik yerine performans kaygısıyla hareket etmelerine neden olmakta ve hekim-hasta ilişkisinin güven temelli doğasını zedelediği yönünde sahadan yoğun geri bildirimlere yol açmaktadır. Memnuniyet ve reçeteleme oranlarının performans göstergesi olarak kullanılması da bilimsel ve etik değildir. Aile hekimleri açısından çalışma barışını zedelediği, maddi ve manevi kayıplara yol açtığı ifade edilen mevcut yönetmeliğin geri çekilmesi elzemdir. Aile hekimlerini itibarsızlaştıran, hak ve hukuktan uzak olan, maddi ve manevi kayıplarına yol açan, çalışma barışını barındırmayan bu yönetmeliği geri çekilmesi, yaşamış oldukları mağduriyetlerin giderilmesi ve olası mağduriyetlerin yeniden yaşanmaması amaçıyla Araştırmaşı açılmasını arz ve talep ederiz.

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Fethi Gürer (CHP, Niğde). “Aile hekimliği sisteminde karşılaşılan mevcut sorunların araştırılarak bu sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4022, 10 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4022-aile-hekimligi-sisteminde-karsilasilan-mevcut-sorunlarin-arastirilarak-bu-sorunlara-yoneli (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/fb850494-fb63-4e79-a970-019dcebc1654

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
