# Hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlar ile yem üretiminde yetersizliklerin tespiti ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4024)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4024
- **Tarih:** 10 Nisan 2026
- **İlk imza:** Ömer Fethi Gürer (CHP, Niğde)
- **İmza sayısı:** 23
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/6013a178-1847-4bf2-8a71-019dceb5e339
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4024-hayvancilik-sektorunde-yasanan-sorunlar-ile-yem-uretiminde-yetersizliklerin-tespiti-ve-sur

> 10/4024 esas numaralı meclis araştırması önergesi 10 Nisan 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Ömer Fethi Gürer (CHP); 23 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye'de hayvancılık sektöründe yaşanan yapısal sorunların başında canlı hayvan ve yem hammaddelerinde giderek artan dışa bağımlılık gelmektedir. Son yıllarda uygulanan politikalar, hayvancılıkta üretimi artırmak yerine ithalata dayalı bir yapıyı derinleştirmiş; bu durum hem üreticinin maliyetlerini artırmış hem de tüketicinin gıdaya erişimini zorlaştırmıştır. Özellikle yem hammaddelerinde ortaya çıkan ithalat bağımlılığı, hayvancılığın sürdürülebilirliğini ciddi biçimde sorunlu bir boyuta ulaşmıştır.

Hayvancılık sektöründe en büyük maliyet kalemi olan yem giderleri, üreticinin gelirini 'azaltırken sektörün geleceğini de belirsiz hale getirmektedir. Türkiye'de yem hammaddelerinin önemli bir bölümünün yurt dışından temin edilmesi, yem fiyatlarını doğrudan döviz kuruna bağımlı hale getirmektedir. Bu durum, üreticinin maliyetlerinin sürekli artmasına neden olmakta ve et, süt ile beyaz et gibi temel gıda ürünlerinin fiyatlarına da doğrudan yansımaktadır.

Türkiye'de hayvancılık politikalarının yıllardır üretim odaklı değil, ithalata dayalı bir anlayışla yürütülmesi sektörün kronik sorunlarını daha da derinleştirmiştir. 2025 yılında 739 bin 652 adet sığır ithal edilmiş ve bu ithalat için 1 milyar 19 milyon dolar yurt dışına ödenmiştir. 2026 yılının yalnızca ilk ayında ise 85 bin 160 adet sığır ithalatı gerçekleştirilmiş ve bunun karşılığında 131 milyon dolar döviz yurt dışına aktarılmıştır. Bu veriler, hayvancılıkta yerli üretimin desteklenmesi yerine ithalatın tercih edildiğini ve sorunun kalıcı çözümlerle ele alınmadığını göstermektedir.

Hayvancılıkta yaşanan dışa bağımlılık yalnızca canlı hayvan ithalatıyla sınırlı değildir. Aynı zamanda yem hammaddelerinde de Türkiye ciddi ölçüde dışa bağımlı hale gelmiştir. 2025 yılında toplam 5 milyar 712 milyon dolarlık yem ithalatı yapılmıştır. Bu ithalatın önemli bölümünü soya fasulyesi, dane mısır ve kepek oluşturmaktadır. Soya fasulyesinde Türkiye'nin dışa bağımlılığı yüzde 95 seviyesine ulaşmıştır. 2025 yılında 4 milyon 71 bin ton soya fasulyesi ithal edilmiş ve bunun için 1 milyar 773 milyon dolar ödeme yapılmıştır. Aynı yıl 4 milyon 730 bin ton dane mısır ithalatı için 1 milyar 139 milyon dolar, 1 milyon 997 bin ton kepek ithalatı için ise 416 milyon dolar döviz yurt dışına aktarılmıştır.

Yem ithalatındaki yüksek düzey 2026 yılında da devam etmektedir. 2026 yılının yalnızca ilk ayında yem ithalatına 475 milyon dolar harcanmıştır. Bu ithalatın büyük bölümünü yine dane mısır, soya fasulyesi ve soya küsmesi oluşturmaktadır. Bu tablo, hayvancılık sektörünün temel girdilerinden biri olan yem üretiminde Türkiye'nin yeterli düzeyde yerli üretim sağlayamadığını açık biçimde ortaya koymaktadır.

Yem hammaddelerinde yerli üretimin yetersiz kalmasının önemli nedenlerinden biri de bazı temel tarımsal ürünlerde üretimin düşmesidir. Örneğin arpa üretimi 2024 yılında 8 milyon 200 bin ton iken 2025 yılında 6 milyon tona gerilemiştir. Bu düşüş, yem açığının daha da büyümesine neden olmuştur.

Türkiye'de hayvansal üretim için gerekli kaba yem üretiminin de ciddi biçimde yetersiz olduğu bilinmektedir. Ülkemizde hayvancılık için gerekli minimum kaba yem miktarının yalnızca yüzde 3i üretilebilmekte, yaklaşık yüzde 70 oranında açık durum, hayvancılığın sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit etmektedir.

Bu çerçevede Türkiye'de hayvancılık sektöründe yaşanan sorunların, özellikle yem üretimindeki yetersizliklerin, yem hammaddelerinde dışa bağımlılığın nedenlerinin ve sektörün sürdürülebilirliğini tehdit eden yapısal problemlerin tüm yönleriyle araştırılması; üreticilerin karşı karşıya bulunduğu maliyet baskılarının incelenmesi; yerli üretimi artıracak ve ithalata bağımlılığı azaltacak politikaların belirlenmesi amacıyla, Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü 'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

Saygılarımla. 10.03.2026

BOL- EASA

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Fethi Gürer (CHP, Niğde). “Hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlar ile yem üretiminde yetersizliklerin tespiti ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4024, 10 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4024-hayvancilik-sektorunde-yasanan-sorunlar-ile-yem-uretiminde-yetersizliklerin-tespiti-ve-sur (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/6013a178-1847-4bf2-8a71-019dceb5e339

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
