# Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı'nın tutuklanması sonrası Bursa'da yaşanan gelişmelerin tüm yönleriyle araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4082)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4082
- **Tarih:** 14 Nisan 2026
- **İlk imza:** Hasan Öztürk (CHP, Bursa)
- **İmza sayısı:** 22
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/913cb0b3-7eaf-436d-a86b-019dcefa0314
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4082-bursa-buyuksehir-belediye-baskani-nin-tutuklanmasi-sonrasi-bursa-da-yasanan-gelismelerin-t

> 10/4082 esas numaralı meclis araştırması önergesi 14 Nisan 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Hasan Öztürk (CHP); 22 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in gözaltına alınmasıyla başlayan ve tutuklanmasıyla devam eden süreç; yerel demokrasi, seçme ve seçilme hakkı ile milli iradenin korunması açısından ciddi tartışmalara neden olmuştur. Sürecin hukuki dayanakları, uygulanan tedbirlerin ölçülülüğü ve sonrasında belediye yönetimine yönelik gelişmeler kamu vicdanında soru işaretleri yaratmıştır. Bu çerçevede Bursa'da yaşanan gelişmelerin tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Anayasamızın 98'inci, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.

GEREKÇE

Demokratik sistemlerde yerel yönetimler, doğrudan halkın oylarıyla belirlenen ve yerel iradenin en somut şekilde tecelli ettiği kurumlardır. Belediye başkanları ve belediye meclisleri, seçim yoluyla yetki alır ve bu yetkinin meşruiyeti doğrudan sandıktan gelir. Bu nedenle yerel yönetimlere yönelik her türlü idari ve yargısal müdahalenin; hukuk devleti ilkelerine, ölçülülük esasına ve milli iradenin korunması ilkesine sıkı sıkıya bağlı olması gerekmektedir.

Hukuk devletinin temel prensiplerinden biri de kişi özgürlüğüne yönelik müdahalelerde en ağır tedbir olan tutuklamanın istisnai olmasıdır. Kaçma şüphesi bulunmayan, delilleri karartma ihtimali somut şekilde ortaya konulamayan durumlarda tutuklama yerine daha hafif koruma tedbirlerinin uygulanması esastır. Bu çerçevede, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in yıllar öncesine dayanan iddialar gerekçe gösterilerek tutuklanması; tedbirlerin gerekliliği ve orantılılığı açısından ciddi soru işaretleri doğurmuştur.

Sürecin en dikkat çekici yönlerinden biri ise, belediye başkanının görevden uzaklaştırılmasının ardından ortaya çıkan yönetim değişikliğidir. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde çoğunluğun farklı bir siyasi partiye ait olması nedeniyle, başkanın devre dışı kalmasıyla birlikte belediye yönetimi meclis çoğunluğu üzerinden el değiştirmiştir. Bu durum, halkın doğrudan oylarıyla belirlediği belediye başkanının yerine, dolaylı bir yöntemle farklı bir siyasi iradenin yönetime gelmesi sonucunu doğurmuştur.

Bu tablo, yalnızca Bursa ile sınırlı bir gelişme olarak değerlendirilemez. Bursa'da yaşananlar, aynı zamanda muhalefet partisine mensup belediye başkanları üzerinde yargının araçsallaştırılması yoluyla oluşturulan baskının bir parçası olarak görülmektedir. Yargı süreçleri üzerinden yerel yönetimlerin olağan işleyişine müdahale edilmesi, belediyelerin karar alma ve hizmet üretme süreçlerini doğrudan etkilemektedir. Bununla birlikte, merkezi idarenin farklı bakanlıkları aracılığıyla yerel yönetimlere yönelik uygulamaların, eşit hizmet anlayışından uzaklaşarak "düşman belediye" yaklaşımına dönüştüğü yönündeki değerlendirmeler de kamuoyunda açık şekilde dile getirilmektedir.

Öte yandan süreç boyunca yaşanan bazı uygulamalar, demokratik teamüller ve hukuk devleti ilkeleri açısından kabul edilemez niteliktedir. Seçilmiş belediye meclis üyelerinin ve milletvekillerinin Büyükşehir Belediye Meclis Salonu'na alınmaması, kamu gücünü kullanan güvenlik birimlerinin milletin temsilcilerine karşı hukuk dışı ve orantısız müdakalelerdo.

görevli emniyet güçlerinin, milletin iradesini temsil eden seçilmişlere karşı bu şekilde konumlandırılması, hukuk devleti ilkesine açıkça aykırıdır.

Seçim sürecinde yaşandığı iddia edilen hukuksuzluklar, kamu gücünün belirli bir siyasi sonucu etkileyecek şekilde kullanıldığı yönündeki tartışmalar ve sonrasında gelişen gözaltı ile tutuklama süreci birlikte değerlendirildiğinde; Bursa'da ortaya çıkan durumun yalnızca bir yargı süreci olmadığı, aynı zamanda demokratik temsil ilkesini ve yerel yönetimlerin bağımsızlığını doğrudan etkileyen bir mesele olduğu görülmektedir.

Tüm bu nedenlerle; Bursa'da yaşanan sürecin hukuki, idari ve siyasi boyutlarının bütün yönleriyle incelenmesi, milli iradenin korunması ve benzer uygulamaların tekrarının önlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin belirlenmesi için Meclis Araştırması açılması zorunlu hale gelmiştir.

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Öztürk (CHP, Bursa). “Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı'nın tutuklanması sonrası Bursa'da yaşanan gelişmelerin tüm yönleriyle araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4082, 14 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4082-bursa-buyuksehir-belediye-baskani-nin-tutuklanmasi-sonrasi-bursa-da-yasanan-gelismelerin-t (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/913cb0b3-7eaf-436d-a86b-019dcefa0314

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
