# Eğitim sisteminin mevcut durumunun tüm boyutlarıyla araştırılarak eğitim politikalarının geliştirilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4109)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4109
- **Tarih:** 27 Nisan 2026
- **İlk imza:** Ömer Faruk Hülakü (DEM Parti, Bingöl)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/45869869-0275-4b70-83df-019e069c9f86
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4109-egitim-sisteminin-mevcut-durumunun-tum-boyutlariyla-arastirilarak-egitim-politikalarinin-g

> 10/4109 esas numaralı meclis araştırması önergesi 27 Nisan 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Ömer Faruk Hülakü (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

14 Nisan 2026 tarihinde Siverek'te, 15 Nisan 2026 tarihinde Maraş'ta gerçekleştirilen saldırılarda öğrenci ve öğretmenler hayatlarını kaybetmiş, bu vahim olaya sebep olan birçok idareci ve yöneticinin sorumsuzluğu ve eksikliği kamuoyuna yansımıştır. Kamuoyunda her ne kadar söz konusu vahim olay "güvenlik" çerçevesinde ele alınsa da temel sorun "güvenlik açığı" değil aksine iktidarın öncelikleri ve politik tercihlerinin yarattığı düzendir. Yaşanan olaylar münferit birer vaka olarak ele alınmamalı, aksine politik sorumluluğun merkeze alınarak sorumluların hesap vermelerini sağlayacak idari ve adli düzenlemelerin gözden geçirilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca eğitim alanında iktidarın ideolojik-politik yönetim anlayışı başta olmak üzere idari ve siyasi düzenleme, denetleme mekanizmalarının dönüştürülmesi ihtiyacı vardır. Bu sebeple Türkiye Büyük Millet Meclisi uhdesinde bir araştırma komisyonu kurulması gereklidir.

GEREKÇE

Türkiye'de eğitim sistemi son yıllarda derinleşen yapısal, idari ve siyasi sorunlarla karşı karşıyadır. Eğitim, Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir hak olmasına rağmen; mevcut uygulamalar bu hakkın eşit, ücretsiz, bilimsel, demokratik, laik ve kamusal bir şekilde tüm yurttaşlar için erişilebilir olmasını sağlamaktan uzaklaşmıştır.

Eğitim alanında uygulanan piyasacı politikalar sonucunda, kamu okullarında dahi velilerden çeşitli adlar altında ücretler talep edilmekte; eğitim hizmeti giderek kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp, ekonomik güce bağlı bir ayrıcalık haline getirilmektedir. Bu durum, özellikle yoksul ailelerin çocukları açısından ciddi eşitsizlikler yaratmakta, eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldırmaktadır.

Diğer yandan eğitim sistemi, bilimsel ve pedagojik ilkelerden uzaklaşarak ideolojik müdahalelere açık hale gelmiştir. Müfredatın sık sık değiştirilmesi, eleştirel düşünceyi geliştirmek yerine tek tip birey yetiştirmeyi hedefleyen içeriklerin öne çıkarılması ve laik, bilimsel, demokratik eğitim ilkesinin zayıflatılması, eğitim sisteminin niteliğini doğrudan etkilemektedir. Son olarak uygulamaya konulan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" (TYMM) bu tartışmaları daha da derinleştirmiştir.

Eğitim politikalarının belirlenme sürecinde demokratik katılım mekanizmalarının işletilmemesi, kararların merkezi ve kapalı bir yapı içerisinde alınması da önemli bir sorun alanıdır. Öğretmenler, öğrenciler ve veliler eğitim politikalarının öznesi olmalarına rağmen karar alma süreçlerinden dışlanmaktadır.

Ayrıca, eğitim alanında çeşitli vakıf, dernek ve cemaatlerle yapılan protokoller, kamusal eğitim anlayışını zedelemekte; eğitimin laik, bilimsel ve demokratik niteliği konusunda ciddi tartışmalara yol açmaktadır. Özellikle ÇEDES protokolü, eğitim kurumlarının ideolojik etkilerden arındırılması gerektiği yönündeki toplumsal taleplerle çelişmektedir. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulaması ise çocuk emeği sömürüsü tartışmalarını beraberinde getirmiş; öğrencilerin eğitim yerine üretim süreçlerinde ucuz iş gücü olarak kullanılmasına yönelik eleştiriler artmıştır.

Bunun yanı sıra; okullarda yaşanan fiziki yetersizlikler, kalabalık sınıflar, ikili öğretim uygulamaları, yeterli sayıda öğretmen, psikolojik danışman, sosyal çalışmacı bulunmaması gibi sorunlar eğitimin niteliğini düşürmekte; öğrencilerin çok yönlü gelişimini olumsuz etkilemektedir. Öğrencilere sağlanması gereken temel ihtiyaçların (yemek, temiz su vb.) dahi kamusal olarak karşılanmaması, eğitimde sosyal devlet ilkesinin uygulanmadığını göstermektedir.

Türkiye'de eğitim sisteminin mevcut durumunun; kamusal, bilimsel, laik ve demokratik eğitim ilkeleri çerçevesinde incelenmesi, eğitimde yaşanan eşitsizliklerin ve yapısal sorunların tespit edilmesi, eğitim politikalarının belirlenme süreçlerinde demokratik katılımın sağlanması, eğitim sisteminin nitelikli, eşitlikçi ve özgürlükçü bir yapıya kavuşturulması amacıyla alınması gereken önlemlerin belirlenmesi için TBMM bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulması elzemdir.

8 Lafa

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Faruk Hülakü (DEM Parti, Bingöl). “Eğitim sisteminin mevcut durumunun tüm boyutlarıyla araştırılarak eğitim politikalarının geliştirilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4109, 27 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4109-egitim-sisteminin-mevcut-durumunun-tum-boyutlariyla-arastirilarak-egitim-politikalarinin-g (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/45869869-0275-4b70-83df-019e069c9f86

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
