# Yoksulluğun nedenlerinin tüm boyutlarıyla araştırılarak yoksullukla mücadele edilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4198)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4198
- **Tarih:** 15 Mayıs 2026
- **İlk imza:** Kadim Durmaz (CHP, Tokat)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/44143221-e895-41a4-b2b6-019e836bd48e
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4198-yoksullugun-nedenlerinin-tum-boyutlariyla-arastirilarak-yoksullukla-mucadele-edilmesi-icin

> 10/4198 esas numaralı meclis araştırması önergesi 15 Mayıs 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Kadim Durmaz (CHP); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Aşağıda gerekçesi açıklanan konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca araştırılarak, yoksulluğun nedenlerinin, boyutlarının ve sonuçlarının tespit edilmesi; yoksullukla mücadelede kalıcı ve adil politikaların geliştirilmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayımladığı 2025 Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri, ülkede yoksulluğun yalnızca gelir eksikliğiyle sınırlı olmayan, çok boyutlu ve kalıcı bir toplumsal sorun haline geldiğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Resmî verilere göre göreli yoksulluk oranı %13,0 olarak açıklanmış olsa da, bu oran OECD ve Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında Türkiye'nin hâlâ yüksek yoksulluk riski taşıyan ülkeler arasında yer aldığını göstermektedir. OECD ülkelerinde göreli yoksulluk oranı ortalama %11 seviyesinde seyrederken, birçok Avrupa ülkesinde bu oran %5-7 aralığına kadar gerilemiştir. Türkiye'de ise yoksulluk, sınırlı oran düşüşlerine rağmen toplumun geniş kesimlerini etkilemeye devam etmektedir.

Daha da çarpıcı olan, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski-altında yaşayan nüfus oranının %27,9'a ulaşmasıdır. Bu oran, Türkiye'de yaklaşık her dört kişiden birinin yoksulluk veya sosyal dışlanma tehdidi altında yaşadığını ortaya koymaktadır. Çocuklar açısından tablo daha a-17 yaş grubundak çocuklam a36 3 yeksuluk vere sosyet dışlanma işkil praği t PA e t durum, yoksulluğun kuşaklar arası aktarım riskini ciddi biçimde artırmaktadır.

PRIO BASKANL

Yoksulluğun maddi ve sosyal yoksunluk boyutu da derinleşmektedir. Nüfusun %11,9'u maddi ve sosyal yoksunluk içinde yaşamaktadır.

Yurttaşların;

%50,5'i evden uzakta bir haftalık tatil masrafını, %35,1'i iki günde bir et, tavuk veya balık içeren yemek masrafını, %25,1'i beklenmedik bir harcamayı, %19,6'sı evin ısınma ihtiyacını ekonomik nedenlerle karşılayamamaktadır.

Bu göstergeler, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığının, gelir artışlarını anlamsızlaştırdığını; yoksulluğun yalnızca en düşük gelir grubunu değil, orta gelirli kesimleri de hızla içine çeken bir yapıya dönüştüğünü göstermektedir.

Öte yandan, sürekli yoksulluk oranının %13,6'ya ulaşmış olması, sorunun geçici değil, kalıcı ve yapısal nitelik kazandığını ortaya koymaktadır. Nüfusun %3,9'u dört yıl boyunca yoksulluktan hiç çıkamamıştır. Bu tablo, sosyal devlet mekanizmalarının yetersizliğini açıkça gözler önüne sermektedir.

Eğitim düzeyi ile yoksulluk arasındaki ilişki de dikkat çekicidir. Bir okul bitirmeyen yurttaşlarda yoksulluk oranı %23,8 iken, yükseköğretim mezunlarında bu oran %2,5'e düşmektedir. Bu durum, eğitime erişimdeki eşitsizliklerin yoksulluğu derinleştirdiğini ve kalıcılaştırdığını göstermektedir.

Ayrıca barınma koşulları, borçluluk düzeyi ve çevresel sorunlar da yoksulluğun yaşam kalitesini doğrudan etkileyen unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Nüfusun önemli bir bölümü sağlıksız konut koşullarında yaşamakta; borç ve taksit yükü altında temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaktadır.

Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye'de yoksulluk sorununun gelir dağılımı adaletsizliği, yüksek enflasyon, istihdam yapısı, sosyal koruma mekanizmalarının yetersizliği ve bölgesel eşitsizlikler ile doğrudan bağlantılı olduğu görülmektedir.

Bu nedenle; yoksulluğun ekonomik, sosyal, bölgesel, kuşaksal ve yapısal tüm boyutlarıyla ele alınması, mevcut politikaların etkinliğinin değerlendirilmesi ve insan onuruna yakışır yaşam koşullarını güvence altına alacak kalıcı çözümlerin geliştirilmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılması zorunlu hale gelmiştir.

Bu bağlamda ; Türkiye'de yoksulluğun; nedenlerinin, gelir, yaşam koşulları, eğitim, çocuk yoksulluğu, sürekli yoksulluk ve bölgesel eşitsizlik boyutlarının, enflasyon ve hayat pahalılığı ile ilişkisinin, mevcut sosyal politika ve destek mekanizmalarının etkinliğinin tüm yönleriyle amacıyla TBMM bünyesinde bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GRİD BASKANINE

---

**Kaynak gösterme:** Kadim Durmaz (CHP, Tokat). “Yoksulluğun nedenlerinin tüm boyutlarıyla araştırılarak yoksullukla mücadele edilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4198, 15 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4198-yoksullugun-nedenlerinin-tum-boyutlariyla-arastirilarak-yoksullukla-mucadele-edilmesi-icin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/44143221-e895-41a4-b2b6-019e836bd48e

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
