# Açlık ve yoksulluğun nedenlerinin araştırılarak gıda hakkının güvence altına alınması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4232)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4232
- **Tarih:** 3 Haziran 2026
- **İlk imza:** Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/8a4893f8-7daa-4ec5-9dfe-019e979e74b3
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4232-aclik-ve-yoksullugun-nedenlerinin-arastirilarak-gida-hakkinin-guvence-altina-alinmasi-icin

> 10/4232 esas numaralı meclis araştırması önergesi 3 Haziran 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Nejla Demir (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye'de derinleşen açlık ve yoksulluğun nedenlerinin araştırılması, gıda hakkının güvence altına alınması, açlıkla mücadele politikalarının yetersizliklerinin ortaya çıkarılması ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GEREKÇE Her yıl 1-7 Haziran tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle gündeme gelen Açlıkla Mücadele Haftası, dünya genelinde açlık ve yetersiz beslenme sorunlarına dikkat çekmenin yanı sıra, Türkiye'de milyonlarca yurttaşın her gün karşı karşıya kaldığı ağır yaşam koşullarını görünür kılmak ve bu tabloyu yaratan ekonomik, sosyal ve siyasal politikaları sorgulamak açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Ancak Türkiye'de açlık ve yoksulluk artık belirli dönemlerde hatırlanan bir sosyal sorun olmaktan çıkmış, emekçilerin, işsizlerin, emeklilerin, kadınların ve çocukların gündelik yaşam gerçeği haline gelmiştir.

Bugün Türkiye'de milyonlarca yurttaş yeterli ve sağlıklı gıdaya erişememektedir. Emek Örgütleri tarafından yapılan araştırma verilerine göre tespit edilen dört kişilik bir ailenin 34.587

• TL olan açlık sınırı, 28.075 TL olarak açıklanan asgari ücreti geçmiştir. Böylece Cumhuriyet tarihinde ilk kez asgari ücret yılın başından itibaren açlık sınırının altında kalmıştır. Açlık yalnızca gelir yetersizliğinin değil, siyasi tercihler sonucu ortaya çıkan yapısal bir sorundur. Yıllardır uygulanan neoliberal ekonomi politikaları; emeği ucuzlatmış, gelir dağılımındaki adaletsizliği büyütmüş, kamusal sosyal destek mekanizmalarını zayıflatmış ve milyonlarca insanı temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getirmiştir.

Öte yandan açlığın derinleşmesinde tarım politikalarının payı da büyüktür. Türkiye kendi kendine yetebilen bir tarım ülkesi olma niteliğini büyük ölçüde kaybetmiştir. Küçük üreticiler desteklenmek yerine borçlandırılmış, üretim maliyetleri sürekli artmış, tarım arazileri enerji, madencilik ve rant projelerine açılmıştır. Tohumdan gübreye, yemden enerjiye kadar tarımsal girdilerde yaşanan maliyet artışları gıda fiyatlarını yükseltirken hem üreticiyi hem de tüketiciyi yoksullaştırmıştır.

Toprağın, suyun ve emeğin kamusal bir değer olmaktan çıkarılıp piyasanın ve sermayenin kâr alanına dönüştürülmesi, gıda krizini daha da ağırlaştırmıştır. Gıda bir insan hakkı olmaktan uzaklaştırılmış, satın alma gücü olanın erişebildiği bir meta haline getirilmiştir. Bunun sonucu olarak milyonlarca yurttaş sağlıklı ve yeterli beslenememekte, çocuklar gelişimlerini olumsuz etkileyen beslenme yetersizlikleriyle karşı karşıya kalmaktadır.

HALKLARIN EŞİTLİK VE DENOKRASİ PARTİSİ BERR GRUP BAŞKANLIĞI Tarih *.. 00x00 2026 10/4232

Açlığın en ağır sonuçlarını ise çocuklar yaşamaktadır. Okullarda ücretsiz, ve sağlıklı bir öğün yemek uygulamasının hayata geçirilmemesi, çocuk yoksulluğu karşısındaki kayıtsızlığının en somut göstergelerinden biridir. Birçok ülkede temel sosyal politika olarak uygulanan okul yemeği programları Türkiye'de hâlâ yaygınlaştırılmamış, milyonlarca çocuk açlık ve yetersiz beslenme riskiyle baş başa bırakılmıştır.

Kadınlar da yoksulluğun ve açlığın en ağır yükünü taşımaktadır. Yoksulluk arttıkça kadın emeği daha fazla sömürülmekte, kadınlar hane içindeki bakım yükünü ve yoksulluğun sonuçlarını daha yoğun biçimde üstlenmek zorunda kalmaktadır. Açlık ve yoksulluk aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitsizliğini de derinleştirmektedir.

Türkiye'de yaşanan gıda enflasyonu, ücretlerdeki erime ve sosyal destek politikalarının yetersizliği birlikte değerlendirildiğinde açlık ve yoksulluğun bireysel değil kamusal ve yapısal bir sorun olduğu açıktır. Bu nedenle açlık ve yoksulluğun boyutlarının ortaya çıkarılması, gıda hakkının güvence altına alınması için gerekli politikaların belirlenmesi, çocuk yoksulluğu ve yetersiz beslenmeyle mücadele edilmesi, tarım ve gıda politikalarının etkilerinin araştırılması ve alınması gereken önlemlerin tespit edilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması zorunlu hale gelmiştir.

---

**Kaynak gösterme:** Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Açlık ve yoksulluğun nedenlerinin araştırılarak gıda hakkının güvence altına alınması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4232, 3 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4232-aclik-ve-yoksullugun-nedenlerinin-arastirilarak-gida-hakkinin-guvence-altina-alinmasi-icin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/8a4893f8-7daa-4ec5-9dfe-019e979e74b3

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
