# 6-8 Ekim tarihinde gerçekleşen olaylara yönelik yargılama süreçlerinin araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4233)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4233
- **Tarih:** 3 Haziran 2026
- **İlk imza:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/57ae2480-1d86-4ef3-8346-019e97ab7c28
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4233-6-8-ekim-tarihinde-gerceklesen-olaylara-yonelik-yargilama-sureclerinin-arastirilmasi-amaci

> 10/4233 esas numaralı meclis araştırması önergesi 3 Haziran 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Serhat Eren (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

6-8 Ekim 2014 tarihlerinde yaşanan Kobane olaylarında meydana gelen can kayıpları ve şiddet eylemlerinin tüm boyutlarıyla, arkasındaki gerçek azmettirici ve failleriyle birlikte açığa çıkarılması; yargılama süreçlerinde somut deliller yerine şaibeli tanık beyanlarına dayanılarak tıpkı Mazlum İçli gibi Hasan Uyanık davasında da somut olayla bağı bulunmamasına ve olay anında suç mahallinde olmadıkları resmi kayıtlarla sabit olmasına rağmen verilen ağır cezaların ve bu dosyalarda yaşanan adil yargılanma hakkı ihlallerinin incelenmesi; haksız mahkumiyet kararıyla sonuçlanan ve kesinleşen davaların yeniden ele alınması amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

6-8 Ekim 2014 tarihlerinde gerçekleşen toplumsal olaylar, Türkiye yakın tarihinin en karanlık sayfalarından birini oluşturmaktadır. Ancak bu süreçte neler olduğuna dair gerçek bir yüzleşme halen sağlanmamıştır. Yaşamını kaybedenlerin gerçek faillerini bulmak yerine bu olayların sorumluluğu HDP'li siyasetçilerin üzerine atılmış, Kobane Kumpas Davası başta olmak üzere Mazlum İçli ve Hasan Uyanık davası gibi yargılamalarda da adil yargılanma hakkı ihlal edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuş, masumiyet karinesi ayaklar altına alınarak suçsuz insanlar ağır cezalara mahkum edilmiş, gerçek failler ve ihmali olan kamu görevlileri gizlenirken, fatura emniyette daha önce barışçıl bir açlık grevi destek eylemi nedeniyle kaydı bulunan politik Kürt gençlerine kesilmiştir.

"Delilden sanığa gitmek" yerine "önce sanık bulup sonra delil uydurmak" şeklinde işletilen bu kurgusal yargılama sisteminin en somut örneklerinden biri, 12 yıldır tutsak olan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Hasan Uyanık'ın dosyasıdır. Hasan Uyanık'ın durumu, tıpkı olay anında başka bir köyde düğünde olduğu görüntülerle kanıtlanmasına rağmen ceza alan Mazlum İçli davasında olduğu gibi, Kobane olayları eksenindeki yargılamaların hukuki değil, tamamen siyasi saiklerle yürütüldüğünü gözler önüne sermektedir.

Hasan Uyanık'ın yargılama dosyasına gelen HTS kayıtları, olay günü Hasan Uyanık'ın evinde olduğunu ve suç mahalline en az 7 kilometre uzaklıkta bulunduğunu açıkça kanıtlamıştır. Olay yerinin yakınından bile sinyal geçmediği resmi kayıtlarla sabitken, mahkeme heyeti bu somut delili tamamen görmezden gelmiştir.

Cezaya dayanak yapılan tanık beyanları baştan aşağı çelişkilerle doludur. Tanıklardan Mecnun'un okuma yazma bilmediği, uyuşturucu dosyası bulunduğu, ruh sağlığının yerinde olmadığı ve avukat olmaksızın polisin baskısıyla, baygınlık geçirdiği sırada imzalattığı evraklarla işlem yapıldığı kendi ifadeleriyle sabitlemiştir. Diğer tanık Sedat ise olaydan tam 59 gün sonra emniyete çağrıldığını, polisin listesindeki kişileri sadece sosyal hayattan "tanıyorum/tanımıyorum" şeklinde beyan ettiğini, tutanağa geçirilen suçlayıcı ifadelerin kendisine ait olmadığını mahkeme huzurunda itiraf etmiştir.

Aynı tanıkların teşhis ettiği diğer bazı kişilerin (Ahmet Tanrıverdi'nin olay tarihinde cezaevinde, Yıldız Doğanay'ın ise hastanede yattığı) resmi kayıtlarla Diyarbakır'da bile olmadıkları ispatlanmıştır. Olmayan insanları olay yerindeymiş gibi teşhis eden şaibeli tanıkların, Hasan Uyanık hakkındaki beyanları hükme esas alınmıştır. Ayrıca teşhis işleminde Hasan Uyanık'ın ergenlik öncesi çocukluk dönemine ait eski fotoğrafları kullanılarak tanıklar yönlendirilmiştir.

"Kanarya 1" adlı gizli tanık, olaydan bir yıl sonra 30'dan fazla kişiyi yüzleri kapalı olduğu halde "burunlarından ve gözlerinden" tanıdığını iddia etmiştir. Mahkeme heyetinin şüphe üzerine sanıkların arasına koyduğu iki sivil polis ve iki mahkeme personelini de ¿ellerinde sopa . vardı, olay yerindeydiler" diyerek teşhis etmesi üzerine, tanığın sahte ifade verdiği kanıtlanmıştır. Bu gelişme üzerine gizli tanığın ifadelerini kabul etmeyen mahkeme heyeti görevden alınmış ve yerine yeni heyet atanmıştır. Bu durum yargıya siyasi müdahalenin en açık kanıtıdır.

Suçsuzluğu delillerle sabit olmasına rağmen 12 yıldır cezaevinde olan Hasan Uyanık, bu süreçte 8 kez sürgün edilmiş ve son 3 yıldır "Kuyu Tipi" olarak adlandırılan Dumlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tek kişilik hücrede tutularak ağır bir tecride maruz bırakılmaktadır. Babasının kanserden vefatı sürecinde cenazeye getirilmemiş, ailesinin haber verilmemesi talebine rağmen kendisine haber verilmiş, infaz süreci de ayrı bir cezalandırma aracına dönüşmüştür.

Anayasa Mahkemesi'nde 2022 yılından beri bekletilen ve bir türlü karara bağlanmayan bu dosya, toplumsal vicdanı kanatmaya devam etmektedir. Kobane olaylarının gerçek faillerinin gizlenmesi, dönemin kolluk ve istihbarat zaaflarının üzerinin örtülmesi ve toplumsal kesimlerin kendi içinde karşı karşıya getirilmesinin ve yürütülen bu kurgusal davanın arka planının aydınlatılması hayatı bir zorunluluktur.

Mazlum İçli ve Hasan Uyanık gibi gençlerin gençliğini, ailelerin ise adalet inancını çalan bu hukuksuzlukların ve 6-8 Ekim olaylarının arkasındaki gerçeklerin tespiti, adaletin tesisi ve gelecekte benzer acıların yaşanmaması adına Meclis çatısı altında bir Araştırma Komisyonu kurulması elzemdir.

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “6-8 Ekim tarihinde gerçekleşen olaylara yönelik yargılama süreçlerinin araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4233, 3 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4233-6-8-ekim-tarihinde-gerceklesen-olaylara-yonelik-yargilama-sureclerinin-arastirilmasi-amaci (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/57ae2480-1d86-4ef3-8346-019e97ab7c28

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
