# Üniversiteler başta olmak üzere eğitim kurumlarda yaşanan şüpheli kadın ölümleri ve kadına yönelik şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4235)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4235
- **Tarih:** 3 Haziran 2026
- **İlk imza:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/ce9fc4ac-8ddb-4a40-8b85-019e97967b92
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4235-universiteler-basta-olmak-uzere-egitim-kurumlarda-yasanan-supheli-kadin-olumleri-ve-kadina

> 10/4235 esas numaralı meclis araştırması önergesi 3 Haziran 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Gülderen Varli (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku dosyaları olmak üzere üniversite öğrencilerinin kaybolması, kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri ve kadınlara yönelik şiddet ile istismar vakalarının tüm yönleriyle araştırılması; kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının ortaya çıkarılması, soruşturmalara ilişkin kamuoyunda oluşan tereddütlerin giderilmesi ve adaletin sağlanmasına katkı sunulması amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve talep ederiz. 02.06. 2026

GEREKÇE

Toplumun her alanında ve Üniversitelerde son yıllarda artan kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri, kayıp, şiddet ve istismar vakaları toplumda ciddi endişelere neden olmaktadır. Van Yüzüncü Yı1 Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş, kayboluşundan 18 gün sonra Van Gölü Molla Kasım Sahili'nde cansız bedenine ulaşılmıştır. Aradan geçen süreye rağmen olayın aydınlatılamamış olması kamuoyunda ciddi soru işaretlerinin varlığını devam ettirmektedir.

Yine Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolmuştur. Gülistan Doku'nun 2020 yılında kaybolmasının ardından ailesi, avukatları, kadın örgütleri ve çok sayıda yurttaş tarafından hem bölge illerinde hem de Türkiye'nin birçok kentinde 'Gülistan Doku nerede?" sorusu gündemde tutulmuştur. Aradan geçen altı yıla rağmen olayın tüm yönleriyle aydınlatılamamış olması ve soruşturma sürecine ilişkin kamuoyuna yansıyan çeşitli iddialar kadınların yaşam hakkına dair ihlallerinin ne denli ciddi boyutlarda olduğunu göstermekledir. Nisan 2026 tarihinde Gülistan Doku dosyası kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda gözaltına alınan 17 kişiden 12'sinin tutuklanması, dosyada yeni gelişmeler yaşandığını göstermiştir. Söz konusu süreçte basına yansıyan bazı bilgi ve belgeler, delillerin değerlendirilme biçimi, soruşturma sürecinde yaşandığı ileri sürülen eksiklikler ve bazı delillerin uzun süre incelenmediğine ilişkin iddiaları yeniden gündeme taşımıştır. Bir yandan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmada telefonunun incelenmesi için ülkeler arası teknik çalışmalar yürütüldüğü açıklanırken, diğer yandan Gülistan Doku dosyasında bazı dijital delillerin ve SIM kart verilerinin uzun yıllar boyunca etkin biçimde incelenmediği ya da değerlendirilmediği yetkili kişilerin görevini kötüye kullandığı yönündeki iddialar kamuoyunda yansımaktadır. Ayrıca bölge illerinde uzun süredir dile getirilen; uzman çavuşlar, polisler, askerler ve korucular hakkında kadınlara yönelik cinsel istismar, suçlar, görevin kötüye kullanılması ve çeşitli hak ihlalleriyle ilgili iddialar farklı soruşturma ve dava dosyalarına da yansımıştır. Ancak söz konusu iddiaların önlenmesine yönelik alınan tedbirler ve yürütülen çalışmalar konusunda kamuoyuna yeterli düzeyde bilgi verilmemesi dikkat çeken başka bir husustur. Şırnak, Hakkâri ve Van illeri başta olmak üzere kamuoyuna yansıyan bazı fuhuş ağı iddiaları ile bu iddiaları haberleştiren gazeteciler hakkında yürütülen yargısal süreçler de çeşitli soru işaretlerini beraberinde getirmiştir.

Diğer taraftan Mayıs 2026'nın son haftasında bazı basın yayın organlarında yer alan haberlerde, çeşitli üniversitelerde "organize istismar ağı" bulunduğuna yönelik iddialar gündeme getirilmiş; söz konusu haberlerde Kars Kafkas Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Munzur Üniversitesinin isimleri de anılmıştır. Kamuoyuna yansıyan söz konusu iddiaların tüm yönleriyle, etkin, bağımsız ve şeffaf bir biçimde araştırılması; gerekli idari ve adli süreçlerin gecikmeksizin işletilmesi ve benzer olayların önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır.

Üniversiteler başta olmak üzere eğitim kurumlarında ve toplumun farklı alanlarında yaşanan kadın cinayetleri, şüpheli ölümler, kaybolmalar ile kadınlara yönelik şiddet ve istismar vakalarının araştırılması ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması elzemdir.

---

**Kaynak gösterme:** Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Üniversiteler başta olmak üzere eğitim kurumlarda yaşanan şüpheli kadın ölümleri ve kadına yönelik şiddet olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4235, 3 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4235-universiteler-basta-olmak-uzere-egitim-kurumlarda-yasanan-supheli-kadin-olumleri-ve-kadina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/ce9fc4ac-8ddb-4a40-8b85-019e97967b92

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
