# Tarımsal üretimdeki maliyet artışları ile 2026 yılı hububat alım fiyatlarının üreticiler üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4239)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4239
- **Tarih:** 4 Haziran 2026
- **İlk imza:** Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa)
- **İmza sayısı:** 24
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/0580df79-5cad-4ec9-a9ed-019eb1a9db8f
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4239-tarimsal-uretimdeki-maliyet-artislari-ile-2026-yili-hububat-alim-fiyatlarinin-ureticiler-u

> 10/4239 esas numaralı meclis araştırması önergesi 4 Haziran 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 24 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Tarımsal üretimde yaşanan maliyet artışlarının, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatlarının üreticiler üzerindeki etkilerinin, çiftçilerin ekonomik kayıplarının, tarımsal. üretimin sürdürülebilirliği ve ülkemizin gıda güvenliği açısından ortaya çıkan risklerin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amaçıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca işleme alınarak; Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 03.06.2026

GEREKÇE

Tarım sektörü, yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı değil; gıda güvenliğinin, kırsal kalkınmanın, istihdamın ve toplumsal refahın temel dayanaklarından biridir. Bir ülkenin bağımsızlığı yalnızca sınırlarını korumasıyla değil, halkının gıdaya erişimini güvence altına alabilmesiyle de ölçülmektedir. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları, başta buğday ve arpa üreticileri olmak üzere milyonlarca çiftçi tarafından yetersiz bulunmuştur. Son yıllarda mazot, gübre, tohum, zirai ilaç, sulama, elektrik, işçilik, kira ve nakliye maliyetlerinde yaşanan yüksek oranlı artışlar karşısında açıklanan fiyatların üreticinin maliyetlerini karşılamadığı yönünde yaygın değerlendirmeler bulunmaktadır.

Çiftçiler, bir üretim sezonu boyunca iklim değişikliği, kuraklık, don olayları, yüksek enerji maliyetleri ve finansmana erişim güçlükleriyle mücadele etmekte; buna rağmen hasat döneminde ürünlerinin gerçek değerini bulamadığını ifade etmektedir. Üreticinin zarar ettiği bir tarımsal yapı sürdürülebilir değildir. Anayasa'nın 2'nci maddesinde Türkiye Cumhuriyetinin sosyal hukuk devleti olduğu hüküm altına alınmıştır. Sosyal hukuk devleti, ekonomik ve sosyal açıdan korunması gereken kesimlerin mağduriyetlerini gidermeyi ve adaleti sağlamayı gerektirir.

Anayasa'nın 45'inci maddesi ise Devlete açık bir görev yüklemektedir:

"Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır. Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır."

Bu hüküm uyarınca çiftçilerin korunması bir siyasi tercih değil, anayasal bir yükümlülüktür. Öte yandan Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin 11 inci maddesi, herkesin yeterli beslenme hakkını güvence altına almakta; devletlere gıda üretimini geliştirme ve gıda güvenliğini sağlama yükümlülüğü yüklemektedir.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından kabul edilen ilkeler de küçük üreticilerin korunmasını, sürdürülebilir tarımın desteklenmesini ve gıdaya erişim hakkının güvence altına alınmasını devletlerin temel sorumlulukları arasında saymaktadır.

Üreticilerin üretimden çekilmesi, ekim alanlarının daralması ve kırsal nüfusun tarımdan uzaklaşması yalnızca çiftçilerin değil, tüm toplumun sorunudur. Çünkü çiftçi üretmezse gıda arzı azalacak, ithalat bağımlılığı artacak, fiyatlar yükselecek ve ülkemizin gıda güvenliği tehlikeye girecektir. Bugün Türkiye'nin birçok bölgesinde çiftçiler, açıklanan alım fiyatları nedeniyle gelecek yıl üretime devam edip edemeyeceklerini sorgulamaktadır. Bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik ve milli güvenlikle bağlantılı bir meseledir.

---

**Kaynak gösterme:** Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “Tarımsal üretimdeki maliyet artışları ile 2026 yılı hububat alım fiyatlarının üreticiler üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4239, 4 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4239-tarimsal-uretimdeki-maliyet-artislari-ile-2026-yili-hububat-alim-fiyatlarinin-ureticiler-u (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/0580df79-5cad-4ec9-a9ed-019eb1a9db8f

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
