# Cezaevlerinde veya çocuk eğitim evlerinde bulunan çocukların mevcut koşullarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4257)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4257
- **Tarih:** 11 Haziran 2026
- **İlk imza:** Melih Meriç (CHP, Gaziantep)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/94996eb0-7a22-4228-8ea5-019ed0bca6b5
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4257-cezaevlerinde-veya-cocuk-egitim-evlerinde-bulunan-cocuklarin-mevcut-kosullarinin-arastiril

> 10/4257 esas numaralı meclis araştırması önergesi 11 Haziran 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Melih Meriç (CHP); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Resmî verilere göre Türkiye'de ceza infaz kurumlarında bulunan 12-18 yaş arası çocuk mahpus sayısı 4.673'e ulaşmıştır. Bu çocukların 226'sı kız çocuğudur. Buna karşın çocuk ve gençlik ceza infaz kurumlarının toplam kapasitesi yaklaşık 2.736 kişiyle sınırlıdır. Bu tablo, çocuklara özgü infaz kurumlarının mevcut ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğunu, çok sayıda çocuğun kapasite aşımı nedeniyle uygun olmayan koşullarda barındırıldığını ve bazı çocukların yetişkin mahpuslarla aynı cezaevi kampüslerinde veya yetişkinlere yönelik kurumlarda tutulmak zorunda kaldığını göstermektedir.

Kapasite yetersizliği ve cezaevlerindeki olumsuz koşullar bu çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimlerini derinden 'etkilemektedir. Oysa çocuk adalet sisteminin temel amacı cezalandırma değil; çocuğun korunması, rehabilitasyonu ve topluma yeniden kazandırılmasıdır. Ancak mevcut uygulamalar, bu amacın büyük ölçüde gerisinde kalındığını göstermektedir. Ekonomik yoksulluk, eğitimden kopuş, aile içi sorunlar, göç, sosyal dışlanma ve toplumsal eşitsizlikler nedeniyle çocukların suçla karşı karşıya kalma riski her geçen yıl artmaktadır. Bu nedenle devletin görevi yalnızca çocukları cezalandırmak değil, onları suça sürükleyen nedenleri ortadan kaldırmak ve ceza infaz kurumlarına giren çocukların yeniden topluma kazandırılmasını sağlamaktır. Ne var ki bugün birçok çocuk için cezaevi, rehabilitasyon ve eğitim merkezi olmaktan ziyade, suç kültürünün yeniden üretildiği ve geleceğe ilişkin umutların zayıfladığı bir ortama dönüşebilmektedir.

Ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlü çocukların eğitim olanaklarına erişimi, sağlık hizmetlerinden yararlanma düzeyi, psikolojik destek mekanizmaları, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılım imkanları ile barınma koşulları konusunda ciddi soru işaretleri bulunmaktadır. Çocukların yaşlarına ve gelişim özelliklerine uygun eğitim programlarından yeterince yararlanamaması, psikososyal destek hizmetlerinin yetersiz kalması ve sosyal hayattan kopmaları, ilerleyen yıllarda topluma uyum süreçlerini daha da zorlaştırmaktadır. Öte yandan anneleriyle birlikte ceza infaz kurumlarında yaşamak zorunda kalan çocukların durumu ayrı bir hassasiyet taşımaktadır. Herhangi bir suç işlememiş olmalarına rağmen yaşamlarının ilk yıllarını cezaevi ortamında geçirmek zorunda kalan bu çocuklar, oyun, eğitim, sosyalleşme ve sağlıklı gelişim imkanlarından mahrum kalabilmektedir. Çocukların üstün yararı ilkesi açısından değerlendirildiğinde, bu durumun çok yönlü olara g incelenmesi ve gerekli önlemlerin alınması büyük önem arz etmektedir.

Bir toplumun geleceği çocuklarına sunduğu imkanlarla şekillenir. Ceza infaz kurumlarında bulunan çocukların eğitimden, umuttan ve toplumsal hayattan uzaklaşması yalnızca bu çocukların değil, ülkemizin geleceğinin de kaybı anlamına gelmektedir. Bu nedenle ceza infaz çocukların değil, ülkemizin geleceğinin de kaybı anl gelmektedir. Bu kurumları ve çocuk eğitim evlerinde bulunan çocukların fiziki, psikolojik, eğitsel ve sosyal koşullarının bütün yönleriyle araştırılması; çocukların yüksek yararını esas alan, insan hakları standartlarına uygun ve topluma yeniden kazandırılmalarını hedefleyen politikaların geliştirilmesi; mevcut uygulamaların değerlendirilerek gerekli idari ve yasal düzenlemelerin değerlendirilerek gerekli idari ve yasal düzenlemeleri belirlenmesi amacıyla TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması büyük bir zorunluluk haline gelmiştir.

---

**Kaynak gösterme:** Melih Meriç (CHP, Gaziantep). “Cezaevlerinde veya çocuk eğitim evlerinde bulunan çocukların mevcut koşullarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4257, 11 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4257-cezaevlerinde-veya-cocuk-egitim-evlerinde-bulunan-cocuklarin-mevcut-kosullarinin-arastiril (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/94996eb0-7a22-4228-8ea5-019ed0bca6b5

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
