# Korucuların neden olduğu hak ihlallerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4284)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4284
- **Tarih:** 16 Haziran 2026
- **İlk imza:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/82c005d3-9d7b-4757-87e6-019edb0c7d10
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4284-korucularin-neden-oldugu-hak-ihlallerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirl

> 10/4284 esas numaralı meclis araştırması önergesi 16 Haziran 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Güvenlik bürokrasisi, koruculuk sistemi ve kamu gücünün suç faaliyetlerinde kullanıldığına ilişkin iddiaların araştırılması, bu alandaki denetim mekanizmalarının incelenmesi ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

GEREKÇE

Kamuoyuna yansıyan haberlerde, Diyarbakır'da aralarında bir emniyet amiri ile köy korucularının da bulunduğu 13 kişi hakkında çıkar amaçlı suç örgütü kurdukları iddiasıyla dava açıldığı belirtilmiştir. İddianamede söz konusu kişilerin haklarında yakalama kararı bulunan yurttaşlara ulaştıkları, kendilerini polis, istihbarat görevlisi, JİTEM mensubu veya muhbir olarak tanıttıkları, elde ettikleri bilgiler üzerinden tehdit ve şantaj yoluyla menfaat temin ettikleri ileri sürülmektedir.

Söz konusu iddialar yalnızca belirli kişilerin yargılandığı bir ceza dosyası olarak değerlendirilemez. Dosyada adı geçen kişiler arasında emniyet mensupları ve korucuların bulunması, güvenlik bürokrasisi içerisindeki denetim mekanizmaları, kamu gücünün kötüye kullanılması ve koruculuk sisteminin yarattığı yapısal sorunlar konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

Türkiye'de özellikle bölgede son kırk yıl boyunca güvenlik politikaları çerçevesinde oluşturulan koruculuk sistemi ve çeşitli gayriresmî güvenlik ağları, çok sayıda hak ihlali iddiasının merkezinde yer almıştır. Faili meçhul cinayetlerden zorla kaybetmelere, işkence iddialarından kaçakçılık ve uyuşturucu ticaretine kadar birçok olayda kamu görevlileri, korucular ve çeşitli silahlı yapılar arasındaki ilişkiler kamuoyunda tartışılmıştır. Ancak bugüne kadar bu iddiaların önemli bir bölümü etkili ve bağımsız biçimde araştırılmamış, cezasızlık algısı giderek derinleşmiştir.

Susurluk süreciyle görünür hale gelen devlet içindeki hukuk dışı yapılanmaların ve çıkar ilişkilerinin tüm boyutlarıyla açığa çıkarılamamış olması, benzer iddiaların farklı biçimlerde günümüze kadar taşınmasına zemin hazırlamıştır. Aradan geçen yıllara rağmen güvenlik bürokrasisi içerisinde görev yapan veya bu yapılarla ilişkili kişilerin nüfuz ticareti, kişisel verilere erişim, tehdit ve şantaj gibi suçlarla anılması, geçmişle yüzleşilmediğini ve gerekli demokratik denetim mekanizmalarının kurulamadığını göstermektedir.

Öte yandan haberlere konu olan dosyada, haklarında yakalama kararı bulunan kişilere ilişkin bilgilerin örgüt üyeleri tarafından öğrenilebildiği iddia edilmektedir. Bu durum yalnızca bireysel suç iddialarını değil, yurttaşların kişisel verilerinin güvenliği, adli süreçlerin gizliliği ve kamu kurumlarındaki bilgi sistemlerinin korunması bakımından da ciddi risklere işaret etmektedir.

Koruculuk sisteminin hukuki statüsü, denetim mekanizmaları, işleyişi ve yol açtığı hak ihlalleri uzun yıllardır insan hakları örgütleri, hukuk kurumları ve demokratik kitle örgütleri tarafından tartışılmaktadır. Buna rağmen sistemin yarattığı sorunları bütünlüklü biçimde ele alan kapsamlı bir Meclis çalışması bugüne kadar gerçekleştirilmemiştir.

Toplumun adalet duygusunun korunması, güvenlik kurumlarına duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi, kamu gücünün suç faaliyetlerinde kullanılmasının önlenmesi, koruculuk sisteminin demokratik denetime açılması ve cezasızlık politikalarının sonuçlarının ortaya çıkarılması amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması zorunlu hale gelmiştir.

Bu nedenle güvenlik bürokrasisi içerisinde ortaya çıkan suç iddialarının, koruculuk sisteminin yarattığı yapısal sorunların, kamu görevlileri ile suç örgütleri arasındaki ilişki iddialarının, kişisel verilere erişim ve nüfuz ticareti mekanizmalarının ve cezasızlık uygulamalarının tüm boyutlarıyla araştırılarak gerekli yasal ve idari düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması gerekmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Korucuların neden olduğu hak ihlallerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4284, 16 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4284-korucularin-neden-oldugu-hak-ihlallerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/82c005d3-9d7b-4757-87e6-019edb0c7d10

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
