# Emeklilerin ekonomik sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4307)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4307
- **Tarih:** 23 Haziran 2026
- **İlk imza:** Talat Dinçer (CHP, Mersin)
- **İmza sayısı:** 24
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/18eff9fd-90b3-423a-b6ae-019f188b0fff
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4307-emeklilerin-ekonomik-sorunlarinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmesi-a

> 10/4307 esas numaralı meclis araştırması önergesi 23 Haziran 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Talat Dinçer (CHP); 24 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

CUMHURİYET HALK PARTİSİ ÇE Grup Başkanlığı Bir zamanlar emeklilik, yıllarca verilen emeğin karşılığı, huzurun ve güvenli bir yaşamın başlangıcıydı. Emekliler ev sahibi olur, çocuklarına destek verir, torunlarına harçlık uzatır, hayatlarının geri kalanını insanca yaşardı. Bugün ise Türkiye de emeklilik, milyonlarca insan için yoksulluk ve geçim mücadelesi anlamına geliyor.Türkiye'de 17 milyon emekli, tarihin en ağır ekonomik koşulları altında yaşam savaşı veriyor. 2025 yılı itibarıyla ülkede yaklaşık 26,3 milyon aktif çalışan bulunuyor. Bu tabloya göre 1 emekliye yalnızca 1,62 çalışan düşüyor. Ancak asıl sorun sayıların ötesinde, emeklilerin içine itildiği yaşam koşullarıdır.

Bugün en düşük emekli maaşı yaklaşık 20 bin lira, ortalama emekli maaşı ise 23 bin 500 lira seviyesindedir. Buna karşılık açlık sınırı 35 bin 174 liraya, yoksulluk sınırı ise 114 bin 576 liraya ulaşmıştır. Milyonlarca emekli daha maaşını aldığı gün açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmektedir. Bir ömür çalışıp prim ödeyen insanlar bugün markete girdiğinde temel ihtiyaçlarını alamıyor, kasap önünden geçerken fiyatlara bakıp geri dönüyor. Elektrik, su, doğalgaz faturalarını ödeyebilmek için mutfaktan kısmak zorunda kalıyor. Sağlık harcamalarını karşılayamayan, ilaçlarını eksik kullanan, tedavisini erteleyen emeklilerin sayısı her geçen gün artıyor.Pazarlar kapanırken tezgâh altlarında kalan sebze ve meyveleri toplamak zorunda kalan emekliler bu ülkenin acı gerçeği haline gelmiştir. Bir zamanlar ailesine destek olan insanlar bugün çocuklarından yardım istemek zorunda bırakılmıştır. Veren el olması gereken emekli, yardım bekleyen el durumuna düşürülmüştür. Yaklaşık 2 milyondan fazla emekli yeniden çalışmak zorundadır. Dinlenmesi gereken yaşta inşaatlarda, marketlerde, güvenlik kulübelerinde, ağır işlerde çalışan emekliler aslında sistemin iflasının en açık göstergesidir. Çünkü emekli maaşıyla yaşamak artık mümkün değildir.Sosyal hayat da emekliler için lüks haline gelmiştir. Bir kahvehaneye gidip çay içmenin hesabını yapan, arkadaşına bir çay ısmarlayamayan, gününü parklarda ve banklarda geçirmek zorunda kalan milyonlarca insan vardır. Yoksulluk sadece sofrayı küçültmemiş, insanların onurunu ve sosyal hayatını da elinden almıştır.

Daha da acısı, birçok emekli için huzurevi bile ulaşılmaz hale gelmiştir. En düşük huzurevi ücretlerinin 25 bin liradan başladığı bir ortamda, 20 bin lira emekli maaşı alan bir vatandaşın böyle bir hizmetten yararlanması imkânsızdır.Bugün emeklilerin yaşadığı tablo kader değildir. Bu tablo, yanlış ekonomi politikalarının ve emekliyi görmezden gelen anlayışın sonucudur. Bir ömür boyunca bu ülkeye hizmet eden, vergisini veren, primini ödeyen milyonlarca insan açlık sınırının altında yaşamaya mecbur bırakılmaktadır ve ne acı ki birçoğu tehlikeli işlerde ekmek parasına çalışırken iş kazalarından hayatlarını kaybediyor. 17 milyon emekli sadaka istemiyor. Lütuf istemiyor. Hakkını istiyor. Alın terinin karşılığını, insanca yaşayabileceği bir geliri ve onurlu bir yaşamı talep ediyor. Çünkü emekliler bu ülkenin yükü değil, yılların emeğini taşıyan en değerli insanlarıdır. Onlara reva görülen bu yoksulluk ne vicdana ne de sosyal devlet anlayışına sığmaktadır. Emekli artık Türkiyenin kanayan yarasıdır. Bu noktada Anayasamızın 98'nci Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'nci maddeleri gereğince Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ederim.23/06/2026

---

**Kaynak gösterme:** Talat Dinçer (CHP, Mersin). “Emeklilerin ekonomik sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4307, 23 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4307-emeklilerin-ekonomik-sorunlarinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemlerin-belirlenmesi-a (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/18eff9fd-90b3-423a-b6ae-019f188b0fff

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
