# Kayyım atanmasının sebep olduğu olumsuzlukların araştırılarak bunların ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4321)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4321
- **Tarih:** 25 Haziran 2026
- **İlk imza:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/3e4e24fa-a6c0-4c46-98c6-019f1da39e8c
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4321-kayyim-atanmasinin-sebep-oldugu-olumsuzluklarin-arastirilarak-bunlarin-ortadan-kaldirilmas

> 10/4321 esas numaralı meclis araştırması önergesi 25 Haziran 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Serhat Eren (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

2016 yılından itibaren giderek yaygınlaşan kayyım uygulamalarının demokratik temsil, yerel yönetimler, ekonomik yaşam, mülkiyet hakkı, hukuk güvenliği, yatırım ortamı ve toplumsal barış üzerindeki etkilerinin bütün boyutlarıyla incelenmesi, uygulamaların ortaya çıkardığı sonuçların tespit edilmesi ve gerekli yasal ve idari düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınga bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

GEREKÇE 2016 yılı, Türkiye'de kayyım uygulamaları açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından çıkarılan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile seçilmiş belediye başkanlarının yerine merkezi idare tarafından atama yapılmasının önü açılmış, 11 Eylül 2016 tarihinde ilk kapsamlı uygulamayla Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yönetimindeki 28 belediyeye kayyım atanmıştır. İzleyen süreçte, 2014 yerel seçimlerinde DBP tarafından kazanılan 102 belediyenin 95'ine kayyım atanmış; böylece 3 büyükşehir, 7 il, 62 ilçe ve 23 belde belediyesinde milyonlarca yurttaşın sandıkta ortaya koyduğu irade idari kararlarla ortadan kaldırılmıştır.

31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından kazanılan 65 belediyenin 48'ine kayyım atanmış, bazı belediye başkanlarına ise mazbata verilmemiştir. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra da kayyım uygulamaları devam etmiş; DEM Parti yönetimindeki belediyelerin yanı sıra farklı siyasi partilere mensup belediyeler de bu uygulamaların kapsamına girmiştir. Böylece 2016 yılından bu yana belediyelere yönelik kayyım atamalarının sayısı, aynı belediyelere birden fazla kez yapılan atamalar da dâhil olmak üzere 150'yi aşmış, kayyım atanan belediyelerde yaşayan seçmen sayısı 11 milyonun üzerine çıkmıştır.

Bir bölgede ve belirli bir seçmen kitlesi üzerinde istisnai bir yöntem olarak başlayan kayyım uygulamaları, zaman içerisinde farklı siyasi partilere mensup belediyeleri de kapsayacak şekilde genişlemiş, böylece olağanüstü dönemlere özgü geçici bir tedbir olmaktan çıkarak kalıcı bir yönetsel pratiğe dönüştüğüne ilişkin tartışmaları beraberinde getirmiştir. Kayyım uygulamalarındaki genişleme yalnızca yerel yönetimlerle sınırlı kalmamış, ekonomik alana da yansımıştır. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun açıkladığı güncel verilere göre, kayyım olarak yönetilen şirket sayısı 1.184'e ulaşmış, bu şirketlerde on binlerce kişi istihdam edilmeye devam etmiş, şirketlerin toplam aktif büyüklüğü yüz milyarlarca liraya ulaşmıştır. Böylece kayyım uygulamaları demokratik temsilin yanı sıra mülkiyet hakkı, hukuk güvenliği, ekonomik öngörülebilirlik, yatırım ortamı ve çalışma yaşamı bakımından da geniş kapsamlı sonuçlar doğuran bir nitelik kazanmıştır.

Aradan geçen yaklaşık on yıllık süreçte kayyım uygulamalarının sonuçlarına ilişkin kapsamlı bir Meclis araştırması yapılmamıştır. Kayyım uygulamalarının yerel hizmetler, belediye bütçeleri, borçlanma politikaları, personel yapısı, sosyal hizmetler, kadın politikaları, kültür-sanat faaliyetleri, çok dilli hizmetler ve yerel katılım mekanizmaları üzerindeki etkileri ile kentlerin sosyoekonomik yapısına yansımaları bütün boyutlarıyla incelenmemiştir. Aynı şekilde, kayyım uygulamalarının mülkiyet hakkı, hukuk güvenliği, yatırım ortamı, ekonomik faaliyetler ve çalışma yaşamı üzerindeki etkilerine ilişkin kapsamlı bir kamusal etki analizi de bulunmamaktadır. Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile Anayasa'da güvence altına alınan demokratik temsil ve hukuk devleti ilkeleri bakımından kayyım uygulamalarının ortaya çıkardığı sonuçların değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Başlangıçta ağırlıklı olarak Kürtlerin yoğun yaşadığı illerde milyonlarca yurttaşın demokratik tercihine yönelik müdahalelerle başlayan kayyım uygulamalarının zaman içinde farklı siyasi partilere mensup belediyeleri, ardından şirketleri ve ekonomik yaşamı da kapsayacak şekilde genişlemesi; yerel demokrasi, demokratik temsil, mülkiyet hakkı, hukuk güvenliği, ekonomik güven ve toplumsal barış bakımından ortaya çıkan sonuçların bütün yönleriyle ele alınmasını gerekli kılmaktadır.

Bu nedenle, yaklaşık on yıllık kayyım uygulamalarının siyasal, hukuksal, ekonomik, sosyal ve yönetsel sonuçlarının ortaya konulması, ulusal ve uluslararası demokratik standartlar ışığında değerlendirilmesi, ortaya çıkan sorunların tespit edilmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılması büyük önem taşımaktadır.

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Kayyım atanmasının sebep olduğu olumsuzlukların araştırılarak bunların ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4321, 25 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4321-kayyim-atanmasinin-sebep-oldugu-olumsuzluklarin-arastirilarak-bunlarin-ortadan-kaldirilmas (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/3e4e24fa-a6c0-4c46-98c6-019f1da39e8c

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
