# Meslek hastalıklarının tanı, bildirim ve önleme süreçlerinde yaşanan sorunların tüm yönleriyle araştırılarak bu sorunların giderilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4445)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4445
- **Tarih:** 29 Temmuz 2026
- **İlk imza:** Kayıhan Pala (Yeni Parti, Bursa)
- **İmza sayısı:** 22
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/fe1aa0fc-6104-4b51-887c-019fc6fdee94
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4445-meslek-hastaliklarinin-tani-bildirim-ve-onleme-sureclerinde-yasanan-sorunlarin-tum-yonler

> 10/4445 esas numaralı meclis araştırması önergesi 29 Temmuz 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Kayıhan Pala (Yeni Parti); 22 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye'de meslek hastalıklarının tanı, bildirim ve önleme süreçlerinde yaşanan sorunların bütün yönleriyle incelenmesi, ulusal/uluslararası iyi uygulamaların değerlendirilmesi ve etkili politika önerilerinin ortaya konulması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 28.07.2026

Hasen Öztilk (turp

GEREKÇE Türkiye'de çalışan sağlığı ve güvenliği alanındaki en önemli sorunlardan biri, meslek hastalıklarına tanı konulamaması ve bildirim süreçlerindeki yetersizliklerdir. Ülkemizde iş kazası bildirimleri artarken, meslek hastalıklarının tanı süreçlerinde bir ilerleme kaydedilememiş; meslek hastalıklarının görünürlüğü giderek azalmıştır.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yayımlanan 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalığı istatistikleri bu tabloyu açık biçimde göstermektedir. SGK verilerine göre 2025 yılında 4/a ve 4/b kapsamında toplam aktif sigortalı çalışan sayısı 22 milyon 653 bin 325'e ulaşmıştır. 2025 yılında geçirilen iş kazası sayısı 2024 yılına göre yüzde 4,5 artarak 766 bin 625'e yükselmiş; buna karşın meslek hastalığı tanısı konulan sigortalı sayısı yine binin altında kalarak, yalnızca 916 olarak kaydedilmiştir. Oysa 1998 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu'na bağlı 5 milyon 528 bin 582 aktif sigortalı varken bile meslek hastalığı tanısı alanların sayısı 1400'dü. Bu alanda yürütülen çalışmalara göre iş sağlığı ve güvenliği koşullarına bağlı olarak yıllık beklenen meslek hastalığı tanısı bin çalışanda 4 ile 12 arasında değişirken, 2025 yılı verilerine göre Türkiye'de bu sıklık ancak yüz bin çalışanda 4 düzeyindedir.

Meslek hastalığı tanısı mevzuatta tıbbi bir kavram olmaktan daha çok tazminat ve maluliyet ile ilişkilendirilmiştir. Bu durum, sağlık ve sosyal güvenlik sisteminde meslek hastalığı tanısı konmasını zorlaştırmaktadır. Meslek hastalıkları kliniklerinin ve hastanelerinin sayısı son derece sınırlıdır. Tanı koyma yetkisine sahip olan hastanelerde de yetişmiş personel yetersizliği, performans sisteminin baskısı ve prosedür bilinmemesi gibi nedenlerle meslek hastalığı tanı süreci etkili bir biçimde işlememektedir.

Dikkat çekici olan başka bir durum, SGK kayıtlarında 2025 yılında meslek hastalığı nedeniyle yaşamını yitiren hiçbir çalışanın bulunmamasıdır. Oysa Uluslararası Çalışma Örgütü, işe bağlı ölümlerin yüzde 88,7'sinin meslek hastalığı ve işle ilgili hastalıklardan kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Ülkemizde bu oran 2025 yılında sıfırdır...

Sanayi, madencilik, inşaat, tarım, metal, sağlık ve kimya gibi ağır ve tehlikeli işlerde çok sayıda çalışanın bulunduğu; toz, gürültü, radyasyon, ağır metal, kanserojen madde, işyeri kaynaklı bulaşıcı hastalık ve iş stresi gibi risklerin bulunduğu ülkemizde, meslek hastalığı kaynaklı ölüm sayısının sıfır olması, resmi sayıların gerçeği yansıtmadığının önemli bir kanıtıdır. Sorunun bir diğer boyutu, meslek hastalığı tanısının tazminat ve işveren sorumluluğu ile ilişkilendirilmesi nedeniyle, tanı süreçlerinin çalışanlar açısından erişilmesi güç hale getirilmiş olmasıdır. Sağlık Bakanlığı'nın meslek hastalıklarının erken tanısı, izlemi ve önlenmesinde herhangi bir sorumluluk üstlenmemesi; işyeri hekimliği, meslek hastalıkları hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ile SGK arasında etkili bir eşgüdüm kurulamaması, meslek hastalıklarına tanı konmasını zorlaştırmaktadır.

• Bu nedenlerle, TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurularak ülkemizde meslek hastalıklarının görünür kılınması, erken tanı ve etkili önleme mekanizmalarının oluşturulması ve çalışanların sağlık hakkının güvence altına alınması amacıyla "Meslek Hastalıklarının Tanı, Bildirim ve Önleme Süreçlerinin Araştırılması" konulu bir Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ederiz.

"AI PARA

---

**Kaynak gösterme:** Kayıhan Pala (Yeni Parti, Bursa). “Meslek hastalıklarının tanı, bildirim ve önleme süreçlerinde yaşanan sorunların tüm yönleriyle araştırılarak bu sorunların giderilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4445, 29 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4445-meslek-hastaliklarinin-tani-bildirim-ve-onleme-sureclerinde-yasanan-sorunlarin-tum-yonler (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/fe1aa0fc-6104-4b51-887c-019fc6fdee94

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
