# Uyuşturucu madde ve uyuşturucu madde bağımlılığı ile mücadele için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4490)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4490
- **Tarih:** 7 Ağustos 2026
- **İlk imza:** Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/81981a25-5483-4594-9f94-019fe6029f4d
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4490-uyusturucu-madde-ve-uyusturucu-madde-bagimliligi-ile-mucadele-icin-yapilmasi-gerekenlerin

> 10/4490 esas numaralı meclis araştırması önergesi 7 Ağustos 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Beritan Güneş Altın (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Gün itibariyle küresel bir sorunun ülkeye yansımasının çok ötesine geçen uyuşturucu ve bağımlılık sorunu; yoksulluk, işsizlik, cezasızlık, ekonomik kriz, psiko-sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği gibi ciddi yapısal sebeplerle katlanmaktadır. Salt bir halk sağlığı sorunu olmanın ötesine geçerek toplumsal kriz aşamasına ulaşan zikrolunan mesele, son günlerde magazinel boyutta sunulan "uyuşturucu operasyonlarıyla" birlikte bir kez daha toplumun gündemine girmiştir. Uyuşturucu ve bağımlılık krizini yalnızca bir asayiş sorunu olarak görmenin ötesine geçilmesi elzemdir. Başta çocuklar ve gençler başta olmak üzere topluma ve toplumsal ilişkilere bir "saldırı" olarak okunabilecek bu durumun altında yatan tüm nedenlerin araştırılması ve etkin mücadele yöntemlerinin tespit edilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'nci, Içtüzüğün 104'ncü ve 105'nci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Türkiye'de son aylarda artış gösteren "uyuşturucu operasyonları", uyuşturucu ve bağımlılık sorununu bir yandan magazinel bir boyuta sıkıştırırken diğer yandan kimi politik güç ve/veya klik kavgalarını tüm çıplaklığıyla görünür kılmaktadır. Bu durum aynı zamanda, Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) ve Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi (EMCDDA) tarafından yayımlanan raporlarda da belirtildiği üzere, Türkiye'nin küresel uyuşturucu trafiğinde "kilit" bir konuma sahip olduğunu bizlere hatırlatmış; bağımlılık ve uyuşturucu ile topyekün mücadelenin gerekliliğini bir kez daha toplumun gündemine getirmiştir. Ancak, Türkiye'de uzun yıllardır yapıldığı üzere, bağımlılık mefhumunu salt bir asayiş sorunu olarak görmek, meselenin çok boyutlu nedenlerini ve bununla bağlantılı olarak çok boyutlu çözümlerini görünmez kılmaktadır. Zira uyuşturucu ve bağımlılık olgusunun bireysel bir mesele olmanın ötesinde ekonomik, sosyolojik, pedagojik, psikolojik ve elbette ki politik sebepleri olduğu tespitini yapmadan atılacak her adım, esasla değil görünür olanla mücadele etmek anlamına gelmekte ve toplumsal bir kriz halini almış olan mezkur problemin katlanarak büyümesine sebep olmaktadır.

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2025 Türkiye Uyuşturucu Raporu'na göre; 2018 yılında bir buçuk ton civarında yakalanan kokain miktarı 2024'te üç tonu aşmış, 2018 yılında altı yüz kilo civarında olan yakalanan metamfetamin miktarı ise 2024'te otuz dört tona yaklaşmıştır. Birçok araştırmaya göre ülke genelinde 2 milyona yakın bağımlı ve bağımlılık riski taşıyan kişi olduğu tahmin edilmektedir. Bunun tüm toplumsal yaşama olan olumsuz etkilerine paralel olarak çocuklar, gençler ve kadınlar bu krizden en çok etkilenen toplumsal grupların başında gelmektedir. Uyuşturucuya bağlı ölümlerde Türkiye'nin dünya sıralamasında ilk sıralarda yer almasına rağmen, ilgili kamu kurumları nitelikli, bilimsel ve ayrıştırılmış verileri kamuoyu ile paylaşmamakta, uyuşturucuyla etkin mücadeleyi bir asayiş meselesi olarak görmekte ısrar etmektedir.

Gerekli verilerin toplumla ve konuya dair çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarıyla paylaşılmaması, ilgili sorunu adeta bir bilinmezlik perdesinin arkasına almaktadır. Tüm bunlara rağmen, Kürtlerin yoğun yaşadığı kentlerde yapılan kimi saha çalışmalarına göre bağımlılık riski taşıyan çocuklarda uyuşturucuya başlama yaşı 12'ye kadar düşmüşken, Türkiye genelinde bu ortalama 16 bandındadır. Bahsedilen olguya dair tüm toplumu ve ülkeyi yatay kesen kimi nedenler bulunmakla birlikte, bu bölgesel farklılıklar hesaba katılmadan atıldığı belirtilen veya atılacak adımların eksik kalacağı da bugünden sabittir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı, madde bağımlılığı tedavisi ve rehabilitasyonu tamamlanan çocukların sosyal uyumlarını desteklemek misyonuna sahip Çocuk Destek Merkezlerinin sayısının sadece 13 ile sınırlı olması, bu kurumların zikredilen bölgesel koşullara cevap verecek orantıda dağılmaması ve bu kurumlarda çocukların uyuşturucu maddelere rahatça erişebildiklerine dair ciddi iddiaların varlığı; çocuk sağlığı ve gelişimi ile birlikte topyekün bir halk sağlığı sorununa karşı sergilenen yaklaşımın ciddiyet düzeyini göstermektedir.

Çocuklara ek olarak, ülke nüfusunun en az yüzde 20'sini oluşturan gençler uyuşturucu ve bağımlılığın temel hedeflerinden olduğu için, kamu kurumlarının bu hedef gruba dönük ciddi çalışmalar yürütmesi gerekmektedir. Ancak gençlere dönük çalışmaların merkezi idaredeki karşılığı olan Gençlik ve Spor Bakanlığının 2026 yılı bütçesinin programlara göre dağılımında, "Bağımlılıkla Mücadele" başlığına sadece yüzde 0,02 pay ayrılması; MATEM'lerin sayısının azlığı ve kimi araştırmalarda belirtildiği üzere bu merkezlerdeki tedavi başarı oranının yüzde 10'un dahi altında olması, bağımlılık krizinin çözümden uzak bir şekilde "sürdürülebilir kriz" aşamasında seyrettiğinin en net kanıtıdır.

Tüm bunlar ışığında; ülkede bir halk sağlığı sorunu olmanın ötesine geçerek toplumsal bir kriz boyutuna ulaşan uyuşturucu ve bağımlılıkla topyekün mücadelenin yol ve yöntemlerini araştırmak; krizin altında yatan yoksulluk, umutsuzluk, geleceksizlik, yeni nesil çeteleşme gibi sistemik nedenleri açığa çıkarmak amacıyla Meclis Araştırması açılması elzemdir.

---

**Kaynak gösterme:** Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Uyuşturucu madde ve uyuşturucu madde bağımlılığı ile mücadele için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4490, 7 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4490-uyusturucu-madde-ve-uyusturucu-madde-bagimliligi-ile-mucadele-icin-yapilmasi-gerekenlerin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/81981a25-5483-4594-9f94-019fe6029f4d

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
