# Organize suç örgütleriyle mücadele kapsamında alınması gereken yasal ve idari tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/4541)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/4541
- **Tarih:** 17 Eylül 2026
- **İlk imza:** Faik Öztrak (CHP, Tekirdağ); Rahmi Aşkın Türeli (CHP, İzmir); Serkan Sarı (CHP, Balıkesir); Sevda Erdan Kılıç (CHP, İzmir)
- **İmza sayısı:** 4
- **Son durum (TBMM):** Gündeme Girecek
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/44a1e9dc-a2b2-4a52-8bf0-01a0f2762a47
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-4541-organize-suc-orgutleriyle-mucadele-kapsaminda-alinmasi-gereken-yasal-ve-idari-tedbirlerin

> 10/4541 esas numaralı meclis araştırması önergesi 17 Eylül 2026 tarihinde verildi; ilk imza: Faik Öztrak (CHP); 4 imza. Son durum (TBMM): Gündeme Girecek.

## Önerge metni

Türkiye'de son yıllarda faaliyet biçimleri, insan kaynağı temin yöntemleri, finansman araçları ve etki alanları değişen yeni nesil suç örgütleri ile mafyalaşmanın ulaştığı boyutların; uyuşturucu ticareti, yasa dışı bahis, siber dolandırıcılık, silahlanma, haraç, tehdit ve şiddet suçlarıyla ilişkilerinin; çocukların ve gençlerin bu yapılar tarafından suç ağlarına çekilme yöntemlerinin; örgütlerin finans kaynakları ile kara para aklama mekanizmalarının; kamu kurumları, ekonomi ve siyaset üzerinde oluşturmaya çalıştıkları olası nüfuz alanlarının; organize suçla mücadelede karşılaşılan hukuki, idari, kurumsal ve teknolojik eksikliklerin bütün yönleriyle araştırılması ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104'üncü ve 10'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE:

Organize suç, Türkiye?de artık kaç örgütün çökertildiği ya da kaç kişinin gözaltına alındığı üzerinden okunamayacak bir noktaya gelmiştir. Katı hiyerarşisinin yerini, mahalle, cezaevi, akran çevresi ve dijital platformlar üzerinden hızla insan kaynağı üreten, esnek ve ağ tipi örgütlenen suç örgütleri almıştır.

Bu yapıların kamusal bir tehlikeye dönüşmesi, katı bir komuta zincirine bağlı kalmamalarından ileri gelmektedir. Esnek örgütlenmeleri sayesinde farklı siyasal ve kimliksel söylemleri aynı anda kullanabilmekte, uyuşturucu, haraç, yasa dışı bahis, kurşunlama, tehdit, tahsilat ve dijital suçlar arasında hızla geçiş yapabilmektedir. Sosyal medya bu tabanı büyütmektedir. Silah, para ve şiddetin sergilenmesi gençlere güç vaadi sunmakta, birkaç mesajlaşmayla kurulan temas, aidiyet ve sahte bir saygınlıkla pekiştirilmektedir.

Özellikle eğitimden kopmuş, güvencesiz çalışan ve geleceğe dair umudunu yitirmiş gençler bakımından bu örgütler "kolay para"nın ötesinde bir kimlik üretmektedir. En ağır sonuç, 15-24 yaş aralığındaki çocuk ve gençlerin silahlı eylem, gasp, uyuşturucu sevkiyatı ve tahsilatta kullanılmasıdır. Suç böylece plansız kentleşme, yoksulluk, kayıt dışı çalışma, zorunlu göç, aile ve mahalle bağlarının zayıflaması ile bazı bölgelerde kamu otoritesinin gerilemesi gibi etkenlerin kesişiminde üretilen sosyolojik bir olguya dönüşmektedir. Üstelik gençlerin bir bölümünün karar verici olmadığı, emir, para ve silah sağlayan daha organize ve üst aktörlerin olduğu anlaşılmaktadır.

Yargı süreçlerinde de bu gerçek görülmektedir. Son yıllarda onlarca ağır ceza davası açılmış, yüzlerce sanıklı dosya görülmüş, binlerce kişi örgütlü suç, silahlı saldırı, uyuşturucu, yağma, tehdit, yasa dışı bahis ve kara para aklama iddialarıyla yargılanmıştır. Soruşturmaların yalnızca sokaktaki faile kilitlenmesi, örgütlerin insan kaynağı üretme kapasitesinin göz ardı edilmesine neden olmaktadır.

Resmi veriler bu gerçeği teyit etmektedir. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yılın ilk yedi ayında 518 organize suç örgütüne karşı 1.445 operasyon yapıldığını, 12 bin 175 şüphelinin gözaltına alındığını ve 6 bin 320 kişinin tutuklandığını; örgütlerin 304*ünün yerel, 105inin bölgesel, 92'sinin ulusal, 17'sinin uluslararası ölçekte faaliyet gösterdiğini açıklamıştır. Adalet Bakanlığı'nın altı aylık bilançosuna göre örgütlü, narkotik ve ekonomik suçlar kapsamında 81 ilde 5 bin 35 operasyon yapılmış, 56 bin 178 şüpheli hakkında işlem başlatılmış, 25 bin 376 kişi tutuklanmıştır. Yalnızca bu veriler bile durumun ne kadar vahim olduğunu göstermektedir.

Polisiye tedbirler anlamsız değildir; yürütülen operasyonlar sorunun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Ne var ki bu kadar gözaltı ve tutuklamanın gerekmesi, çeteleşmenin nasıl ve neden bu denli yaygınlaştığının, insan, para, silah ve nüfuz kaynaklarının nasıl oluştuğunun da anlaşılmasını zorunlu kılmaktadır.

Bazı mahallelerde bu yapıların uzun süre varlık göstermesine imkân tanıyan ihmal, korku, yerel nüfuz ya da olası koruma ilişkileri emniyet, jandarma, savcılık, MASAK, ceza infaz kurumları, sosyal hizmet ve yerel yönetimler arasındaki koordinasyon eksikliği; mevzuatın finansörler, azmettiriciler ve çocukları kullanan yapılar bakımından yeterliliği ayrıca incelenmelidir. Zorunlu göç, hızlı kentleşme, kayıt dışı istihdam ve genç işsizliği ile suç ağlarına katılım arasındaki ilişkinin de araştırılması elzemdir.

Bu mesele iktidar-muhalefet meselesi değildir. Çocukların geleceği, toplumsal huzur ve hukuk düzeni söz konusu olduğunda TBMM'nin sorumluluğu ortaktır. Meclisin görevi yalnızca olay sonrası suçluları konuşmak değil; suçu üreten koşulları ortaya çıkarmak ve tekrarını önleyecek politikalara öncülük etmektir. Bu nedenle kurulacak Meclis Araştırma Komisyonu; organize suçun değişen yapısını, finansman ve kara para aklama kanallarını, uyuşturucu ve yasa dışı bahisle bağını, yasa dışı silahlara erişimi, dijital platformlar üzerinden örgütlenme ve eleman teminini, çocuk ve gençleri suça sürükleyen toplumsal-ekonomik koşulları, kamu ve siyaset üzerindeki olası nüfuz mekanizmalarını, kolluk-yargı-MASAK koordinasyonunu ve mevcut mevzuatın yeterliliğini bütün yönleriyle incelemelidir.

Devletin gücü yalnızca operasyon yapabilmesiyle ölçülemez. Asıl güç, örgütlerin kurulmasını zorlaştıran, paranın ve silahın önünü kesen, çocukların kullanılmasını durduran ve kamu otoritesinin bu yapılar tarafından zayıflatılmasına izin vermeyen kalıcı bir sistem kurabilmektir. Meclisin görevi yalnızca failleri tartışmak olmamalıdır. Suçun beslendiği insan, para, silah, dijital propaganda ve nüfuz kaynaklarını ortaya çıkarmak ve bu kaynakları kurutacak politikaları üretmek de Türkiye Büyük Millet Meclisinin işidir. Bu nedenle yeni nesil suç örgütlerinin toplumsal, ekonomik, dijital, finansal ve kurumsal yönleriyle araştırılması için bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması gerekmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Faik Öztrak (CHP, Tekirdağ) ve diğerleri. “Organize suç örgütleriyle mücadele kapsamında alınması gereken yasal ve idari tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/4541, 17 Eylül 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-4541-organize-suc-orgutleriyle-mucadele-kapsaminda-alinmasi-gereken-yasal-ve-idari-tedbirlerin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/44a1e9dc-a2b2-4a52-8bf0-01a0f2762a47

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
